Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ takrebû
Diyanet İşleri = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Abdulbaki Gölpınarlı = Zinâya yaklaşmayın, şüphe yok ki zinâ, kötülüktür ve zinâda bulunmak, kötü bir yol tutmaktır.
ve lâ takrebû
Abdullah Parlıyan = Ve sakın zinaya da yaklaşmayın; çünkü bu son derece yüz kızartıcı, azgınca bir davranış ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Adem Uğur = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ahmed Hulusi = Zinaya (evlilik dışı ilişkiye) yaklaşmayın! Şüphesiz o bedenselliğin azgınlığıdır! Sonu kötü yoldur!
ve lâ takrebû
Ahmet Tekin = Zinaya yaklaşmayın, zina ile sonuçlanacak ilişkilerden uzak durun. Zira zina büyük günah, yüz kızartıcı, gayri meşrû bir ilişkidir. Soysuzluğa, tehlikeli hastalıklara, korunması gereken değerlere tecavüze, cehenneme götüren kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ahmet Varol = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, açık bir kötülüktür. Yol olarak da çok kötüdür.
ve lâ takrebû
Ali Bulaç = Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ali Fikri Yavuz = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o , pek çirkindir ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ali Ünal = Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, çirkinliği apaçık ortada bir hayasızlıktır, hem ne kötü bir yoldur!
ve lâ takrebû
Bayraktar Bayraklı = Zinaya yaklaşmayınız! Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Bekir Sadak = Sakin zinaya yaklasmayin; dogrusu bu cirkindir, kotu bir yoldur.
ve lâ takrebû
Celal Yıldırım = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o elbette hayâsızlıktır ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Cemal Külünkoğlu = Zinaya yaklaşmayın (ona zemin oluşturacak davranışlardan uzak durun)! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Diyanet İşleri (eski) = Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Diyanet Vakfi = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Edip Yüksel = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o büyük bir günah ve kötü bir davranıştır
ve lâ takrebû
Elmalılı Hamdi Yazır = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkin, yolca da pek fena bulunuyor
ve lâ takrebû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Zinaya da yaklaşmayın; çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Gültekin Onan = Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Harun Yıldırım = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Hasan Basri Çantay = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şübhesiz bir hayaasızlıkdı, kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Hayrat Neşriyat = Ve zinâya yaklaşmayın (o cürmün sebeblerinden dahi uzak durun); çünki o, çirkin bir iştir. Ve ne kötü bir yoldur!
ve lâ takrebû
İbni Kesir = Zinaya yaklaşmayın. Muhakkak ki o, azgınlıktır. Ve yol olarak da kötüdür.
ve lâ takrebû
Kadri Çelik = Zinaya yaklaşmayın; şüphesiz o, çirkin bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Muhammed Esed = Ve sakın zinaya yaklaşmayın; çünkü bu son derece yüz kızartıcı, azgınca bir davranış ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Mustafa İslamoğlu = Ve sakın zinaya yaklaşmayın! Çünkü o arsızca bir hayasızlık ve çirkin bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve zinaya yaklaşmayınız, şüphe yok ki, o pek çirkin bir şeydir ve ne fena bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ömer Öngüt = Zinâya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz ki hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Şaban Piriş = Zinaya asla yaklaşmayın; Çünkü o, çirkin bir iştir, kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Sadık Türkmen = Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o; açık bir kötülüktür, çok berbat bir yoldur.
ve lâ takrebû
Seyyid Kutub = Sakın zinaya yaklaşmayınız. Çünkü o iğrenç bir kötülük ve kötü sonuçlu bir yoldur.
ve lâ takrebû
Suat Yıldırım = Sakın zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, çirkinliği meydanda olan bir hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Süleyman Ateş = Zinâya yaklaşmayın, çünkü o, açık bir kötülüktür, çok kötü bir yoldur!
ve lâ takrebû
Tefhim-ul Kuran = Zinaya yaklaşmayın, şüphe yok o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Ümit Şimşek = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o pek çirkin birşeydir ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Yaşar Nuri Öztürk = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o iğrenç bir iştir; yol olarak da çok kötüdür.
ve lâ takrebû
İskender Ali Mihr = Ve zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, fuhuş (hayasızlık) ve kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
İlyas Yorulmaz = Zinaya yaklaşmayın, zira zina etmek çok çirkin davranış ve çok kötü bir yoldur.
ve lâ takrebû
Diyanet İşleri = Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.
ve lâ takrebû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ergenlik çağına erişinceye dek yetîmin malına yaklaşmayın, ancak çok güzel bir tarzda o malı idare edebilirsiniz ve ahitlerinizde durun, şüphe yok ki ahitlerden sorumlusunuz siz.
ve lâ takrebû
Abdullah Parlıyan = Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında, sakın yaklaşmayın. Verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verdiğiniz her sözden, hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz.
ve lâ takrebû
Adem Uğur = Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.
ve lâ takrebû
Ahmed Hulusi = Büluğ çağına ulaşıncaya kadar, en güzel şekilde olanı (yönetme amacı) hariç, yetimin malına yaklaşmayın. Söz verdiğinizde tutun! Muhakkak ki söz veren sözünden sorumludur!
ve lâ takrebû
Ahmet Tekin = Kendisi reşid oluncaya-onsekiz yaşını dolduruncaya kadar, iyi niyetle değerlendirmelerin dışında yetimin malına yaklaşmayın.Sözlerinizi taahhütlerinizi eksiksiz-kusursuz yerine getirin. Sözler ve taahhütler mesuliyeti gerektirir.
ve lâ takrebû
Ahmet Varol = Erginlik çağına erişinceye kadar, en güzel bir şekil dışında yetimin malına yaklaşmayın. Sözü de yerine getirin. Çünkü verilen sözden sorulacaktır.
ve lâ takrebû
Ali Bulaç = Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması dışında- yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
ve lâ takrebû
Ali Fikri Yavuz = Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin, çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.
ve lâ takrebû
Ali Ünal = Yetimin malına o yetim malını kullanabilecek çağa ulaşıncaya kadar onun hakkında en hayırlı olabilecek tasarruf tarzı dışında yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin; bilin ki verilen söz, sorumluluk gerektirir.