Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Diyanet İşleri = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zinâya yaklaşmayın, şüphe yok ki zinâ, kötülüktür ve zinâda bulunmak, kötü bir yol tutmaktır.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sakın zinaya da yaklaşmayın; çünkü bu son derece yüz kızartıcı, azgınca bir davranış ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Adem Uğur = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ahmed Hulusi = Zinaya (evlilik dışı ilişkiye) yaklaşmayın! Şüphesiz o bedenselliğin azgınlığıdır! Sonu kötü yoldur!

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ahmet Tekin = Zinaya yaklaşmayın, zina ile sonuçlanacak ilişkilerden uzak durun. Zira zina büyük günah, yüz kızartıcı, gayri meşrû bir ilişkidir. Soysuzluğa, tehlikeli hastalıklara, korunması gereken değerlere tecavüze, cehenneme götüren kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ahmet Varol = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, açık bir kötülüktür. Yol olarak da çok kötüdür.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ali Bulaç = Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o , pek çirkindir ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ali Ünal = Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, çirkinliği apaçık ortada bir hayasızlıktır, hem ne kötü bir yoldur!

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Bayraktar Bayraklı = Zinaya yaklaşmayınız! Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Bekir Sadak = Sakin zinaya yaklasmayin; dogrusu bu cirkindir, kotu bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Celal Yıldırım = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o elbette hayâsızlıktır ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Cemal Külünkoğlu = Zinaya yaklaşmayın (ona zemin oluşturacak davranışlardan uzak durun)! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Diyanet Vakfi = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Edip Yüksel = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o büyük bir günah ve kötü bir davranıştır

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkin, yolca da pek fena bulunuyor

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Zinaya da yaklaşmayın; çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Gültekin Onan = Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Harun Yıldırım = Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Hasan Basri Çantay = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, şübhesiz bir hayaasızlıkdı, kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Hayrat Neşriyat = Ve zinâya yaklaşmayın (o cürmün sebeblerinden dahi uzak durun); çünki o, çirkin bir iştir. Ve ne kötü bir yoldur!

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 İbni Kesir = Zinaya yaklaşmayın. Muhakkak ki o, azgınlıktır. Ve yol olarak da kötüdür.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Kadri Çelik = Zinaya yaklaşmayın; şüphesiz o, çirkin bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Muhammed Esed = Ve sakın zinaya yaklaşmayın; çünkü bu son derece yüz kızartıcı, azgınca bir davranış ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve sakın zinaya yaklaşmayın! Çünkü o arsızca bir hayasızlık ve çirkin bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve zinaya yaklaşmayınız, şüphe yok ki, o pek çirkin bir şeydir ve ne fena bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ömer Öngüt = Zinâya yaklaşmayın. Çünkü o, şüphesiz ki hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Şaban Piriş = Zinaya asla yaklaşmayın; Çünkü o, çirkin bir iştir, kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Sadık Türkmen = Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o; açık bir kötülüktür, çok berbat bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Seyyid Kutub = Sakın zinaya yaklaşmayınız. Çünkü o iğrenç bir kötülük ve kötü sonuçlu bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Suat Yıldırım = Sakın zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, çirkinliği meydanda olan bir hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Süleyman Ateş = Zinâya yaklaşmayın, çünkü o, açık bir kötülüktür, çok kötü bir yoldur!

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Tefhim-ul Kuran = Zinaya yaklaşmayın, şüphe yok o, 'çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Ümit Şimşek = Zinaya yaklaşmayın; çünkü o pek çirkin birşeydir ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o iğrenç bir iştir; yol olarak da çok kötüdür.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 İskender Ali Mihr = Ve zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, fuhuş (hayasızlık) ve kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 32 -

 İlyas Yorulmaz = Zinaya yaklaşmayın, zira zina etmek çok çirkin davranış ve çok kötü bir yoldur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Diyanet İşleri = Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ergenlik çağına erişinceye dek yetîmin malına yaklaşmayın, ancak çok güzel bir tarzda o malı idare edebilirsiniz ve ahitlerinizde durun, şüphe yok ki ahitlerden sorumlusunuz siz.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Abdullah Parlıyan = Yetimin malına, kendisi ergenlik çağına varıncaya kadar, onu değerlendirmek amacı dışında, sakın yaklaşmayın. Verdiğiniz her sözü yerine getirin; çünkü verdiğiniz her sözden, hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Adem Uğur = Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ahmed Hulusi = Büluğ çağına ulaşıncaya kadar, en güzel şekilde olanı (yönetme amacı) hariç, yetimin malına yaklaşmayın. Söz verdiğinizde tutun! Muhakkak ki söz veren sözünden sorumludur!

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ahmet Tekin = Kendisi reşid oluncaya-onsekiz yaşını dolduruncaya kadar, iyi niyetle değerlendirmelerin dışında yetimin malına yaklaşmayın.Sözlerinizi taahhütlerinizi eksiksiz-kusursuz yerine getirin. Sözler ve taahhütler mesuliyeti gerektirir.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ahmet Varol = Erginlik çağına erişinceye kadar, en güzel bir şekil dışında yetimin malına yaklaşmayın. Sözü de yerine getirin. Çünkü verilen sözden sorulacaktır.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ali Bulaç = Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması dışında- yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ali Fikri Yavuz = Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüşdüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin, çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.

ve lâ takrebû

  İsrâ / 34 -

 Ali Ünal = Yetimin malına o yetim malını kullanabilecek çağa ulaşıncaya kadar onun hakkında en hayırlı olabilecek tasarruf tarzı dışında yaklaşmayın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin; bilin ki verilen söz, sorumluluk gerektirir.