Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve lâ tahzenû
Diyanet İşleri = Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!”
ve lâ tahzenû
Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de, Rabbimiz Allah'tır dedikten sonra da dosdoğru hareket edenlere melekler indiririz de sakın korkmayın ve mahzûn olmayın ve müjdelenin, sevinin size vaadedilen cennetle deriz.
ve lâ tahzenû
Abdullah Parlıyan = Gerçekten Rabbimiz Allah'tır dedikten sonra da, dosdoğru hareket edenlere melekler indiririz de melekler onlara şöyle derler: “Korkmayın ve üzülmeyin. İşte buyurun! Size vaadedilmiş olan cennetle müjdelenin ve sevinin.
ve lâ tahzenû
Adem Uğur = Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler.
ve lâ tahzenû
Ahmed Hulusi = Muhakkak ki: "Rabbimiz, Allâh'tır" deyip sonra bilfiil o doğrultuda yaşayanların üzerine melekler tenezzül eder (ilâhî sıfatların Cemâl kuvveleri zâhir olur ki, bu şu demektir): "Korkmayın, mahzun olmayın ve vadolunduğunuz cennetiniz ile sevinin. . . "
ve lâ tahzenû
Ahmet Tekin = 'Rabbimiz Allah’tır' diyenlerin, ardından Allah’a giden doğru muhkem ve güvenli yolu takip edip itaatte daim olanların üzerlerine sık sık melekler iner.'Öbür âlemdeki hayatınızdan, hesabınızdan korkmayın, geride bırakacaklarınızdan dolayı üzülmeyin, hüzünlenmeyin. Size va’dolunan cennet dolayısıyla sevinin.'
ve lâ tahzenû
Ahmet Varol = 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler inerler (ve derler ki): 'Korkmayın, üzülmeyin ve vadedilmekte olduğunuz cennetle sevinin.
ve lâ tahzenû
Ali Bulaç = Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
ve lâ tahzenû
Ali Fikri Yavuz = Gerçekten: “- Rabbimiz Allah’dır.” deyib de sonra sebat gösterenler (ve salih amel işliyenler var ya), onların üzerine (ölüm anında veya dehşet halinde): “- Korkmayın, mahzun olmayın. Vaad olunduğunuz cennetle neşelenin.” diye melekler inecektir.
ve lâ tahzenû
Ali Ünal = Buna karşılık, “Rabbimiz Allah’tır” diye ikrarda bulunup, sonra da (bu ikrarın gereği olarak inanç, düşünce ve davranışta) sapmadan doğru yolu takip edenlerin üzerine zaman zaman melekler iner. (O melekler, dünyada onları korur, Âhiret’te ise hem dostluk izharında bulunur, hem de onlara şu mesajı iletirler:) “(Azap görür müyüz diye) endişe etmeyin, (dünyada iken işlediğiniz ya da işlediğinizi düşündüğünüz günahlar, yapamadığınız iyilikler sebebiyle de) üzülmeyin; size va’d olunan Cennet’le sevinin!
ve lâ tahzenû
Bayraktar Bayraklı = “Rabbimiz Allah'tır” diyen ve sonra da doğruluktan ayrılmayanlara gelince, onların üzerine sık sık melekler iner ve şöyle der: “Korkmayınız ve üzülmeyiniz, size vaad olunan cennetle sevininiz!”[511]
ve lâ tahzenû
Bekir Sadak = (30-32) «ORabbimiz Allah'tir» deyip sonra da dogrulukta devam edenler, onlari, melekler, olumleri aninda: «Korkmayiniz, uzulmeyiniz, size soz verilen cennetle sevinin, biz dunya hayatinda da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarinizin cektigi, umdugunuz seyler, bagislayan ve aciyan Allah katindan bir ziyafet olarak size sunulur» diyerek inerler. *
ve lâ tahzenû
Celal Yıldırım = Şüphesiz onlar ki Rabbimiz Allah'tır, dediler, sonra da dosdoğru oldular, üzerlerine melekler iner de, «hiç korkmayın ve üzülmeyin ; va'dolunduğunuz Cennet ile sevinin.
ve lâ tahzenû
Cemal Külünkoğlu = Şüphesiz “Rabbimiz Allah'tır” deyip de, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilmiş olan cennetle sevinin!”
ve lâ tahzenû
Diyanet İşleri (eski) = (30-32) 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra da doğrulukta devam edenler, onları, melekler, ölümleri anında: 'Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin, biz dünya hayatında da, ahirette de size dostuz. Burada, canlarınızın çektiği, umduğunuz şeyler, bağışlayan ve acıyan Allah katından bir ziyafet olarak size sunulur' diyerek inerler.
ve lâ tahzenû
Diyanet Vakfi = Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler.
ve lâ tahzenû
Edip Yüksel = 'Rabbimiz ALLAH'tır,' dedikten sonra doğru yolu izleyenlerin üzerine melekler iner:'Korkmayın, üzülmeyin ve davetli olduğunuz cennetle sevinin.'
ve lâ tahzenû
Elmalılı Hamdi Yazır = Haberiniz olsun ki «rabbımız Allah» deyip de sonra doğru gidenler yok mu onların üzerlerine şöyle melekler iner: korkmayın, mahzun olmayın va'dolunup durduğunuz Cennet ile neş'eyâb olun!
ve lâ tahzenû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Haberiniz olsun ki «Rabbimiz Allah'tır.» deyip de sonra doğru gidenler yok mu, onların üzerine melekler şöyle iner: «Korkmayın, üzülmeyin, va'dolunup durduğunuz cennet ile neşelenin!
ve lâ tahzenû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Rabbimiz Allah'tır» deyip, sonra da doğrulukta devam edenlere gelince, onların üzerine melekler iner ve derler ki: «Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin.»
ve lâ tahzenû
Gültekin Onan = Şüphesiz: "Bizim rabbimiz Tanrı'dır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin."
ve lâ tahzenû
Harun Yıldırım = Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler.
ve lâ tahzenû
Hasan Basri Çantay = Hakıykat «Rabbimiz Allahdır» deyib de sonra doğruluğu iltizâm edenler (yok mu?) Onların üzerlerine «Korkmayın, tasalanmayın, va'd olunduğunuz cennetle sevinin» diye diye melekler inecekdir.
ve lâ tahzenû
Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki 'Rabbimiz Allah’dır' deyip, sonra (ihlâs ile) dosdoğru olanların üzerine(ölüm ânında, kabirde ve haşir meydanında): 'Korkmayın, üzülmeyin ve va'd olunup durduğunuz Cennetle sevinin!' diye melekler iner.
ve lâ tahzenû
İbni Kesir = Muhakkak ki; Rabbımız Allah'tır, deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanların üzerine melekler iner, onlara: Korkmayın, üzülmeyin size vaad olunan cennetle sevinin, derler.
ve lâ tahzenû
Kadri Çelik = Şüphesiz “Bizim Rabbimiz Allah'tır” deyip sonra da dosdoğru bir istikamet tutturanlar (var ya), onların üzerine melekler iner (ve der ki;) “Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vaat edilen cennetle müjdelenin.”
ve lâ tahzenû
Muhammed Esed = (Fakat,) "Rabbimiz Allah'tır!" diyen ve sebatla doğru yolu izleyenlere gelince, onların üzerine sık sık melekler iner (ve şöyle derler:) "Korkmayın ve üzülmeyin, işte alın size vaad edilmiş olan cennet müjdesini!
ve lâ tahzenû
Mustafa İslamoğlu = Öte yandan, "Rabbimiz Allah'tır" diyen, sonra da dosdoğru çizgide yaşama kararlılığı gösterenlere gelince: onlara melekler sürekli inerler (ve derler ki): "Gelecekten dolayı kaygı duymayın, geçmişten dolayı da mahzun olmayın! Haydi sevinin size vaad edilmiş olan cennetle!
ve lâ tahzenû
Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok o kimseler ki, «Rabbimiz Allah'tır» dediler, sonra da istikamette bulundular, onların üzerlerine melekler ineceklerdir. «Korkmayın ve mahzun olmayın ve size vaad olunmuş olan cennet ile müjdelenin!» (diyeceklerdir).
ve lâ tahzenû
Ömer Öngüt = "Rabbimiz Allah'tır. " deyip, sonra da doğru yolda sebat edenlerin üzerine melekler iner ve derler ki: "(Ölümden) korkmayın, (dünyada bıraktıklarınızdan dolayı da) tasalanmayın, vaad olunduğunuz cennetle sevinin!"
ve lâ tahzenû
Şaban Piriş = “Rabbimiz Allah’tır” diyen sonra da dosdoğru olanlara: -Korkmayın, üzülmeyin, size vaat edilen cennete sevinin, diye melekler iner.
ve lâ tahzenû
Sadık Türkmen = Gerçekten rabbimiz Allah’tır diyen, sonra; dosdoğru olan kişilerin üzerlerine/duygusal zekâlarına melekler iner, onlara: “Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin!
ve lâ tahzenû
Seyyid Kutub = Şüphesiz Rabb'imiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara «Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin!» derler.
ve lâ tahzenû
Suat Yıldırım = "Rabbimiz Allah’tır" deyip sonra da istikamet üzere, doğru yolda yürüyenler yok mu, işte onların yanına melekler inip: "Hiç endişe etmeyin, hiç üzülmeyin ve size vâd edilen cennetle sevinin!" derler.
ve lâ tahzenû
Süleyman Ateş = "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra doğru olanların üzerine melekler iner: "Korkmayın, üzülmeyin, size söz verilen cennetle sevinin! (derler)."
ve lâ tahzenû
Tefhim-ul Kuran = Şüphesiz: Onlar «Bizim Rabbimiz Allah'tır» deyip sonra da dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki;) «Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size va'd olunan cennetle sevinin.»
ve lâ tahzenû
Ümit Şimşek = 'Rabbimiz Allah'tır' deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara ise melekler inerler ve 'Korkmayın ve üzülmeyin,' derler. 'Size vaad edilen Cennetle sevinin.
ve lâ tahzenû
Yaşar Nuri Öztürk = Şu bir gerçek ki, "Rabbimiz Allah'tır!" deyip sonra hiç şaşmadan yol alanlar üzerine, melekler ha bire iner de şöyle derler: "Korkmayın, üzülmeyin! Size vaat edilen cennetle sevinin."
ve lâ tahzenû
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki: “Rabbimiz Allah’tır.” deyip, sonra (da) istikamet üzere olanlara (Allah’a yönelip dîni ikame edenlere) melekler inerler: “Korkmayın ve mahzun olmayın. Ve vaadolunduğunuz cennetle sevinin!” (derler).
ve lâ tahzenû
İlyas Yorulmaz = Şüphesiz ki Rabbimiz Allah dır deyip de, Allah’ın belirlediği doğru yolu takip edenler için “Korkmayın, üzülmeyin ve size vaat olunan cennetlerle sevinin” diye melekler inerler.
ve lâ tahzenû
Diyanet İşleri = Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
ve lâ tahzenû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.
ve lâ tahzenû
Abdullah Parlıyan = Öyleyse cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka üstün gelecek olan sizsiniz.
ve lâ tahzenû
Adem Uğur = Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.
ve lâ tahzenû
Ahmed Hulusi = Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; siz en üstün olanlarsınız, eğer iman edenlerseniz.
ve lâ tahzenû
Ahmet Tekin = Düşmana karşı zaaf göstermeyin, gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Hâlâ siz yüce, üstün kişilersiniz. Siz samimi mü’minler olduğunuz sürece, sonunda galip geleceksiniz.
ve lâ tahzenû
Ahmet Varol = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz.
ve lâ tahzenû
Ali Bulaç = Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
ve lâ tahzenû
Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, savaştan gevşemeyin ve Uhud bozgununa üzülmeyin. Hâliniz onlardan netice itibariyle çok yüksektir; eğer gerçekten (vâdimize) inanıyorsanız.
ve lâ tahzenû
Ali Ünal = Sakın ola ki yılmayın ve tasalanmayın; eğer gerçekten mü’minler iseniz, her zaman için üstün olan sizsiniz.