Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Diyanet İşleri = Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Dilersek sulara boğarız onları da ne bir imdatlarına yeten olur, ne de kurtarılır onlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer dilersek, onları suda boğarız da, kimse de yardımlarına gelemez. İşte o zaman onlar için bir kurtuluş da yoktur.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Adem Uğur = Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ahmed Hulusi = Eğer dilesek onları suda boğarız da, ne imdatlarına yetişen olur ve ne de kurtarılırlar!

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ahmet Tekin = Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olursa onları denizde boğarız. O zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne onlar kurtulur, ne de kurtarılır.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ahmet Varol = Dilesek onları (suda) boğarız. Bu durumda ne onların imdatlarına yetişen olur, ne de kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ali Bulaç = Eğer dilersek onları batırır boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ali Fikri Yavuz = Dilersek onları (denizde) boğarız da, o takdirde kendilerine ne bir imdatçı vardır, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ali Ünal = Eğer dilesek hepsini boğarız da, ne feryatlarına koşan bir kimse bulunur, ne de bir yolunu bulup boğulmaktan kurtulabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Bayraktar Bayraklı = Dilersek onları suda boğarız. Hiçbir kimse de onlara yardım edemez ve kurtarılamazlar da.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Bekir Sadak = Dilesek, onlari suda bogardik; ne yardimlarina kosan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Celal Yıldırım = Dilersek onları (suda) boğarız da artık ne çığlıklarına koşan bulunur, ne de kurtarılma şansları olur.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Cemal Külünkoğlu = (43-44) Biz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar. Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatta kalırlar).

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Diyanet İşleri (eski) = Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Diyanet Vakfi = Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Edip Yüksel = Dileseydik onları boğardık; ne bir çığlıklarına yetişen olurdu, ne de kurtulabilirlerdi.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Dilersek onları gark da ederiz o vakıt ne onlara feryadcı vardır, ne de onlar kurtarılırlar

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dilersek onları (suda) boğarız da o zaman onlara ne feryatçı vardır, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Gültekin Onan = Eğer dilersek onları batırır boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Harun Yıldırım = Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer dilersek onları (suda) boğarız. O suretde kendileri için bir imdadcı da yokdur, onlar kurtarılamazlar da.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki dilersek onları suda boğarız; o zaman ne kendilerine imdâd eden olur, ne de onlar kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 İbni Kesir = Dilesek; onları suda boğardık da ne kurtaran bulunurdu, ne de kurtulabilirlerdi.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Kadri Çelik = Eğer dilersek onları batırır da boğarız. Bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de onlar kurtulabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Muhammed Esed = dilersek onları suda boğabiliriz, kimse de yardımlarına gelemez, işte (o zaman) onlar için bir kurtuluş yoktur,

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Mustafa İslamoğlu = Dilersek onları suda boğabiliriz; bu takdirde imdatlarına kimse yetişemez ve onlar kurtarılamazlar da;

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer dilersek onları garkederiz, artık onlar için ne bir hâlâskar vardır ve ne de onlar kurtarılabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ömer Öngüt = Dilersek onları suda boğarız. Ne kendilerine bir yardımcı bulunur, ne de kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Şaban Piriş = Eğer istersek onları suda boğarız. Onlara bir yardımcı da bulunmaz, kendi kendilerine de kurtulamazlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Sadık Türkmen = Dilesek, onları batırır boğarız; kendilerinin imdadına koşan bulunmaz ve kurtulamazlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Seyyid Kutub = Dilersek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirdi.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Suat Yıldırım = Şayet dileseydik onları boğardık. Ne feryatlarına koşan bir kimse bulabilir, ne de başka türlü kurtarılırlardı.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Süleyman Ateş = Dilesek onları (suda) boğarız, ne kendilerine imdad (eden) olur, ne de kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Tefhim-ul Kuran = Eğer dilersek onları batırır boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de onlar kurtulabilirler.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Ümit Şimşek = Dilesek onları boğarız da ne yardımlarına koşan olur, ne bir kurtuluş yolu bulunur.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer dilersek onları boğarız. Bu durumda ne kendileri için feryat eden olur ne de kurtarılırlar.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 İskender Ali Mihr = Ve dilersek onları boğarız, o zaman onlara yardım edilmez ve onlar kurtarılmaz.

ve lâ hum yunkazûne

  Yâsîn / 43 -

 İlyas Yorulmaz = Eğer biz dileseydik onları suda boğardık, sonra yardım çığlıklarına cevap veren olmazdı ve onlar kurtarılamazdı da.