Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve kunte
Diyanet İşleri = Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat şimdi mi? Halbuki bundan evvel isyân etmiştin, bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Abdullah Parlıyan = Ona, şimdi mi iman ettin? denildi. Oysa bu güne kadar hep başkaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Adem Uğur = Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Ahmed Hulusi = "ŞİMDİ mi? Daha önce gerçekten isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun!"
ve kunte
Ahmet Tekin = 'Şimdi mi iman ettin? Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.' denildi.
ve kunte
Ahmet Varol = 'Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.'
ve kunte
Ali Bulaç = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.
ve kunte
Ali Fikri Yavuz = Şimdi mi (elinden bütün kuvvet ve imkân gittikten sonra mı) iman ediyorsun? Halbuki sen , bundan önce isyan etmiş ve dâima müfsidlerden olmuştun.
ve kunte
Ali Ünal = Şimdi mi? Şurası bir gerçek ki, bundan önce hep isyan içinde yaşadın ve bozgunculardan biriydin.
ve kunte
Bayraktar Bayraklı = Allah şöyle buyurdu: “Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş, bozgunculardan olmuştun.”
ve kunte
Bekir Sadak = O'na: «µimdi mi inandin? Daha once bas kaldirmis ve bozgunculuk etmistin» dendi.
ve kunte
Celal Yıldırım = Şimdi mi imân ettin ? Oysa önce isyan ettin ve fesatçılardan oldun, (değil mi ?).
ve kunte
Cemal Külünkoğlu = (91-92) (Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman için bu gün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.
ve kunte
Diyanet İşleri (eski) = O'na: 'Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin' dendi.
ve kunte
Diyanet Vakfi = Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Elmalılı Hamdi Yazır = Ya... şimdi ha? Halbuki bundan evvel ısyan etmiştin, müfsidlerden idin
ve kunte
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = «Ha! Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.
ve kunte
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.
ve kunte
Gültekin Onan = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın.
ve kunte
Harun Yıldırım = Şimdi, öyle mi? Halbuki sen bundan önce isyan etmiş ve fesatçılardan olmuştun.
ve kunte
Hasan Basri Çantay = Şimdi mî (îman ediyorsun)?! Halbuki sen bundan evvel (ömrün boyunca) isyan etmiş, dâima fesadcılardan olmuşdun.
ve kunte
Hayrat Neşriyat = (Ona:) 'Şimdi mi (îmân ediyorsun)? Hâlbuki daha önce gerçekten isyân etmiş ve fesad çıkaranlardan olmuştun!' (buyuruldu).
ve kunte
İbni Kesir = Şimdi mi inandın? Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Kadri Çelik = “Şimdi mi (iman ettin)? Oysa daha önce baş kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin (dedik).”
ve kunte
Muhammed Esed = (Ona): "Ancak şimdi mi?" denildi, "Oysa, bu güne kadar (Bize) hep başkaldırmış ve bozguncular arasında yer almıştın!"
ve kunte
Mustafa İslamoğlu = "Ne yani, ancak şimdi mi (aklın başına geldi)? Oysa ki sen daha önce isyanda ısrarcıydın ve bozgunculuğu iş edinmiş biriydin."
ve kunte
Ömer Nasuhi Bilmen = (O'na denildi ki,) «Şimdi mi? Ve sen muhakkak ki, evvelce isyan etmiş ve müfsidlerden olmuş idin.»
ve kunte
Ömer Öngüt = Şimdi mi inandın? Oysa daha önce başkaldırmış, bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Sadık Türkmen = “şimdi mi?! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozgunculardan olmuştun.
ve kunte
Seyyid Kutub = «Şimdi mi aklın başına geldi? Daha önce Allah'a hep karşı gelmiş ve bozgunculardan biri olmuştun.»
ve kunte
Suat Yıldırım = (91-92) "Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun! Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın. "Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler.
ve kunte
Süleyman Ateş = "Şimdi mi? Oysa daha önce isyân etmiş, bozgunculardan olmuştun?" (denildi).
ve kunte
Tefhim-ul Kuran = Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve fesat çıkaranlardandın.
ve kunte
Ümit Şimşek = Şimdi inandın demek! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozguncunun biriydin!
ve kunte
Yaşar Nuri Öztürk = "Şimdi mi? Daha önce isyan etmiş, bozgunculardan olmuştun."
ve kunte
İskender Ali Mihr = Şimdi (mi) (teslim oldun, öyle mi?) Ve sen, daha önce asi olmuştun. Ve sen, fesat çıkaranlardan idin.
ve kunte
İlyas Yorulmaz = Allah “Şimdi mi? Daha önceden isyan etmiştin ve sen bozgunculardın. ”
ve kunte
Diyanet İşleri = (Allah, şöyle diyecek:) “Hayır, öyle değil! Âyetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.”
ve kunte
Abdulbaki Gölpınarlı = Hayır, dönemezsin; sana bunca delillerim geldiği halde yalanladın onları ve ululuk satmaya kalkıştın ve kâfirlerden oldun.
ve kunte
Abdullah Parlıyan = O zaman Allah şu cevabı verecektir. Mesajlarım sana ulaştığı halde, sen onları yalanladın ve bir gurur ve kibire kapıldın ve benden gelen gerçekleri örtbas edenlerden oldun.
ve kunte
Adem Uğur = Hayır (dönemeyeceksin)! Âyetlerim sana gelmişti de sen onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkârcılardan olmuştun.
ve kunte
Ahmed Hulusi = "Hayır, sana işaretlerim gerçekten geldi de onları inkâr ederek yalanladın, benlik tasladın ve hakikat bilgisini inkâr edenlerden oldun!"
ve kunte
Ahmet Tekin = 'Elbette, sen azâbı hak ettin. Âyetlerim, Kur’ân’ım sana geldi. Âyetlerimi, ilkelerimi yalanladın. Büyüklük tasladın, azgınlık ettin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden oldun.'
ve kunte
Ahmet Varol = 'Hayır. Sana ayetlerim geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkâr edenlerden oldun.'
ve kunte
Ali Bulaç = "Hayır, Benim ayetlerim sana gelmişti, fakat sen onları yalanladın, büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun."
ve kunte
Ali Fikri Yavuz = (Allah o kâfire= o günahkâr nefse şöyle buyurur): “- Hayır sana ayetlerim (Kur’an’ım) geldi de onlara yalan dedin. Kibirlendin (kendini büyük görüb iman etmiye tenezzül etmedin) ve kâfirlerden oldun.”
ve kunte
Ali Ünal = (O zaman Allah şöyle buyurur:) “İyi de, âyetlerim sana ulaştı, fakat sen onları yalanladın, onları kabul etmeyi kibrine yediremedin ve kâfirlerden oldun.”