Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve kavme nûhın
Diyanet İşleri = Nûh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve zalimlere elem dolu bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Abdulbaki Gölpınarlı = Nûh kavmini de, peygamberleri yalanladıkları zaman, sulara boğduk ve insanlara ibret olacak bir hale getirdik ve zalimlere, elemli bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Abdullah Parlıyan = Nuh kavmini de, peygamberlerini yalanladıkları vakit, onları da suda boğduk. Onları inananlara bir ibret yaptık ve tüm yaratılış gayesi dışında hareket edenler için, can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Adem Uğur = Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Ahmed Hulusi = Nuh halkını da Rasûlleri yalanladıklarında, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. . . Zâlimler için feci bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Ahmet Tekin = Nuh kavmini de, Nûh’u yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr ettikleri zaman tûfanda boğduk. Onların başına gelenleri, insanlar için bir ibret, bir uyarı haline getirdik. İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riâyet etmeyen zâlimlere can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Ahmet Varol = Nuh kavmi de peygamberleri yalanlayınca onları suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Ali Bulaç = Nuh'un kavmi de, elçileri yalanlandıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulmedenlere acıklı bir azab hazırladık.
ve kavme nûhın
Ali Fikri Yavuz = Nûh kavmini de, peygamberleri tekzib ettikleri zaman, boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret yaptık. Biz, zalimlere çok acıklı bir azab hazırladık.
ve kavme nûhın
Ali Ünal = Nuh’un halkına gelince: (Nuh’u ve dolayısıyla bütün) rasûlleri yalanladılar. Neticede Biz de kendilerini suda boğduk ve insanlar için bir ibret vesilesi kıldık. Bütün zalimler için acı bir azap hazırlamış bulunuyoruz.
ve kavme nûhın
Bayraktar Bayraklı = Nûh'un toplumunu da hatırla! Onlar peygamberlerini yalanladıklarında onları suda boğduk ve kendilerini insanlara ders yaptık. Zâlimlere acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Bekir Sadak = Nuh milletini de, peygamberleri yalanladiklari zaman suda bogduk ve kendilerini insanlar icin bir ibret kildik. Zalimlere can yakici azap hazirlamisizdir.
ve kavme nûhın
Celal Yıldırım = Nûh kavmine de (uyarıcı peygamber) gönderdik; peygamberleri yalanlayınca onları (suda) boğduk ve kendilerini (geride kalan) insanlara bir öğüt ve ibret kıldık. Zâlimlere de elem verici bir azâb hazırladık.
ve kavme nûhın
Cemal Külünkoğlu = Nuh kavmini de peygamberlerini (inadına) yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimlere acı veren bir azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Diyanet İşleri (eski) = Nuh milletini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret kıldık. Zalimlere can yakıcı azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Diyanet Vakfi = Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Edip Yüksel = Benzer şekilde, Nuh'un toplumu da elçileri yalanlayınca, halk için bir ders olsun diye onları boğduk. Zalimler için acı bir ceza hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Elmalılı Hamdi Yazır = Nuh kavmini de, Nûh’u yalanlayarak bütün peygamberleri inkâr ettikleri zaman tûfanda boğduk. Onların başına gelenleri, insanlar için bir ibret, bir uyarı haline getirdik. İnkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riâyet etmeyen zâlimlere can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nuh kavmi de peygamberleri yalanlayınca onları suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nuh kavmine gelince, Peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde, onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Biz zalimler için acıklı bir azab hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Gültekin Onan = Nuh'un kavmi de, elçileri yalanladıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulmedenlere acıklı bir azab hazırladık.
ve kavme nûhın
Harun Yıldırım = Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Hasan Basri Çantay = Nuuh kavmini de, (evet) peygamberleri tekzîb etdikleri vakit biz onları da (tufan ile) boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret yapdık. Biz zaalimler için (dâima) acıklı bir azâb hazırladık.
ve kavme nûhın
Hayrat Neşriyat = Nûh kavmini de (helâk ettik); peygamberleri yalanladıkları vakit, onları suda boğduk ve onları insanlar için bir ibret kıldık. Ve o zâlimler için (pek) elemli bir azab hazırladık!
ve kavme nûhın
İbni Kesir = Nuh kavmini de peygamberlerini yalanladıkları vakit, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ayet yaptık. Zalimlere elim bir azab hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Kadri Çelik = Nuh'un kavmi de peygamberleri yalanladıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulme sapanlara acıklı bir azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Muhammed Esed = Ve Nuh toplumunu da, rasuller(den birin)i yalanladıklarında sulara gömüverdik; böylece onları bütün insanlık için ibret yaptık; çünkü Biz bütün zalimler için çok can yakıcı bir azap hazırlamışızdır!
ve kavme nûhın
Mustafa İslamoğlu = Nuh kavmi de (öyle oldu): tam da elçileri(ni) yalanladıklarında onları suya garkettik. Böylece kendilerini insanlığa ibret kıldık: zira Biz, haddi aşan herkes için can yakıcı bir ceza hazırladık.
ve kavme nûhın
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Nûh kavmini de, (helâk ettik) peygamberleri tekzîp ettikleri vakit onları gark ettik ve onları nâsa bir ibret kıldık ve zalimler için bir acıklı azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Ömer Öngüt = Nuh kavmini de, peygamberleri yalanladıkları zaman suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir âyet (ibret) kıldık. Biz zâlimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Şaban Piriş = Nuh Kavmi de peygamberleri yalanlamıştı da onları suda boğarak, insanlara bir ibret kılmıştık. Zalimlere acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Sadık Türkmen = Nuh kavmi de elçileri yalanladıkları zaman onları boğduk. İnsanlar için onları bir ayet (öğüt, uyarı) kıldık. Biz, zalimler için çetin bir azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Seyyid Kutub = Nuh'un soydaşlarını da yokettik. Onlar peygamberlerini yalanlayınca kendilerini suda boğduk, böylece onları diğer insanların ibret alacakları acı bir örneğe dönüştürdük ve zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Suat Yıldırım = Nûh’un halkına gelince, onlar Peygamberlerini yalancılıkla suçladıklarında onları suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret vesilesi yaptık. Zalimlere gayet acı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Süleyman Ateş = Nûh kavmi de peygamberleri yalanladıkları vakit onları da boğduk ve onları insanlara bir ibret yaptık. Zâlimlere acı bir azâb hazırladık.
ve kavme nûhın
Tefhim-ul Kuran = Nuh'un kavmi de, peygamberleri yalanladıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulme sapanlara acıklı bir azab hazırlamışız.
ve kavme nûhın
Ümit Şimşek = Peygamberlerini yalanladıklarında, Nuh kavmini de boğduk ve insanlara ibret yaptık. Ve zalimler için acı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
Yaşar Nuri Öztürk = Ve Nûh kavmi... Resulleri yalanladıklarında hepsini boğup, insanlara bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.
ve kavme nûhın
İskender Ali Mihr = Ve Nuh (A.S)’ın kavmi, resûlleri tekzip ettiği (yalanladığı) zaman onları (suda) boğduk. Ve onları, insanlara âyet (ibret) kıldık. Ve zalimler için elîm azap hazırladık.
ve kavme nûhın
İlyas Yorulmaz = Nuh kavmi elçileri yalanlayınca, onları suda boğmuş ve onları insanlara bir ibret yapmıştık. Biz haksızlık yapanlara acıklı bir azap hazırlamışızdır.
ve kavme nûhın
Diyanet İşleri = Bunlardan önce de Nûh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.
ve kavme nûhın
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve daha önce de Nûh kavmi ki şüphe yok, onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktu.
ve kavme nûhın
Abdullah Parlıyan = Daha önce Nuh kavmini de böylece yok etmiştik. Çünkü onlar da, Allah'ın yolundan çıkmış bir toplum idiler.
ve kavme nûhın
Adem Uğur = Daha önce de Nûh kavmini batırmıştık. Çünkü onlar da doğruluktan ayrılmış bir topluluktu.
ve kavme nûhın
Ahmed Hulusi = Daha önce de Nuh kavmi. . . Muhakkak ki onlar inancı bozuk bir toplumdu!
ve kavme nûhın
Ahmet Tekin = Bunlardan önce de, Nuh kavmini helâk etmiştik. Onlar doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden, fâsık, âsi, bozguncu bir kavimdi.
ve kavme nûhın
Ahmet Varol = Bundan önce de Nuh kavmini (helak ettik). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.
ve kavme nûhın
Ali Bulaç = Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasık bir kavim idi.
ve kavme nûhın
Ali Fikri Yavuz = Daha önce de Nûh kavmini helâk ettik; çünkü onlar (hakdan ayrılmış küfür içinde bulunan) fâsık bir kavim idiler.
ve kavme nûhın
Ali Ünal = Ve daha önce de Nuh’un kavmini (helâk etmiştik). Onlar, her bakımdan yoldan çıkmış bir topluluk idi.