Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Diyanet İşleri = (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Abdulbaki Gölpınarlı = Derler ki: Rahman, kendisine evlât edinmiştir, hâşâ, yücedir, münezzehtir bundan, onlar, kadirleri yüceltilmiş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Abdullah Parlıyan = Rahman olan Allah, melekleri kendisine evlat edindi dediler. Haşa O Allah, ölümlülere mahsus olan, evlat edinme eksikliğinden mutlak anlamda uzaktır. Bilakis o melekler, Allah'ın seçkin, şerefli kullarıdır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Adem Uğur = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ahmed Hulusi = "Rahman çocuk edindi" dediler! Subhan'dır O! Bilakis, ikrama nail olmuş kullardır (İsa ve Allâh'ın kızları diye vehmedilen melekler).
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ahmet Tekin = Onlar:'Sınırsız rahmeti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, lütfuna, hayırlara mazhar eden Rahman olan Allah oğul edindi' dediler. Allah bundan münezzehtir. Melekler, Allah’ın kızları değil, bilâkis lütuf ve ihsana, ikrama mazhar olmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ahmet Varol = 'Rahman çocuk edindi' dediler. O münezzehtir. Hayır (melekler) şerefli kılınmış kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ali Bulaç = "Rahman (olan Allah) çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ali Fikri Yavuz = Böyle iken (Mekke halkı) dediler ki: “- Rahmân (çok merhametli olan Allah) çocuk edindi. (Melekler Allah’ın kızlarıdır, dendi).” Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler, (Allah’ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ali Ünal = Buna rağmen, bazıları da kalkıp “Rahmân bir çocuk edindi!” iddiasında bulunmaktadır. O, böyle bir şeyden mutlak manâda uzaktır. Onların evlât dedikleri melekler, O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Bayraktar Bayraklı = “Rahmân çocuk edindi” dediler. Hâşâ! O, bundan uzaktır. Bilakis onlar, lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Bekir Sadak = "Rahman cocuk edindi» dediler. Hasa; hayir; melekler serefli kilinmis kullardir.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Celal Yıldırım = Rahman (olan Allah) çocuk edindi, dediler. O, (çocuk edinmekten) çok yücedir, münezzehtir. Hayır onlar, (o melekler) ikrama ermiş şerefli kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Cemal Külünkoğlu = (Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ, O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri, Allah'ın şerefli kullarıdır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Diyanet İşleri (eski) = 'Rahman çocuk edindi' dediler. Haşa; hayır, melekler şerefli kılınmış kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Diyanet Vakfi = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Edip Yüksel = 'Rahman bir çocuk edindi,' dediler. O yücedir. Oysa onlar onurlu kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Elmalılı Hamdi Yazır = Böyle iken dediler ki: Rahman veled ittihaz etti, tenzih o sübhana, doğrusu onlar ikram olunmuş kullardır
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Böyle iken dediler ki: «Rahman çocuk edindi.» Allah bundan münezzehtir. Doğrusu (o çocuk dedikleri) sadece şerefli bir takım kullardır;
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Böyle iken dediler ki: «Rahmân çocuk edindi.» Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler (Allah'ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Gültekin Onan = "Rahman çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Harun Yıldırım = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Hasan Basri Çantay = «O çok esirgeyici (Allah) evlâd edindi» dediler. Onun şaanı bundan yücedir, münezzehdir. Hayır (evlâd dedikleri) onlar, ikrama mazhar edilmiş kullardır (meleklerdir).
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Hayrat Neşriyat = 'Rahmân (olan Allah, melekleri) çocuk edindi' dediler; (hâşâ!) O, bundan münezzehtir. Bil'akis (onlar) şerefli kılınmış kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
İbni Kesir = Dediler ki: Rahman çocuk edindi. O'nun şanı yücedir. Hayır, onlar ikram edilmiş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Kadri Çelik = “Rahman (olan Allah) çocuk edindi” dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler, Allah'ın çocukları değil), yüce kılınmış kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Muhammed Esed = Yine de, bazıları kalkıp: "Rahman kendine bir oğul edinmiştir!" diyor. O yüceler yücesi (ölümlülere özgü bu tür eksiklerden) mutlak anlamda uzaktır! Hayır, (Allah'ın "soyundan" gelmiş gözüyle baktıkları o kimseler) yalnızca Allah'ın seçkin kullarıdır:
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Mustafa İslamoğlu = Ama (onların takipçileri arasından) yine de "Rahman çocuk edindi" diyenler çıktı. O şanı yüce olan, (ölümlülere has bu tür) tanımlamalardan sonsuzca uzaktır; aksine, (Allah'ın soyundan geldiğini iddia ettikleri o kimseler), ilahi ikrama mazhar olan kullardır:
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Rahmân evlat ittihaz etti. O bundan münezzehtir.» Hayır, (onlar) ikram olunmuş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ömer Öngüt = “Rahman çocuk edindi. ” dediler. Hâşâ! O bundan münezzehtir. Bilâkis (melekler) ikrama erdirilmiş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Şaban Piriş = -Rahman, çocuk edindi, dediler. Haşa o bundan uzaktır. Aksine onlar değerli kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Rahmân çocuk edindi.” O, (bundan) münezzehtir/yücedir/uzaktır! Hayır, ama onlar ikram olunmuş/değerli birtakım kullardır;
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Seyyid Kutub = Müşrikler «Rahman olan Allah evlat edindi» dediler. Haşa! O böyle bir şeyden münezzehtir. Tersine melekler, onurlu kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Suat Yıldırım = Gerçek bu iken, bazıları kalkıp: "Rahman evlat edindi!" iddiasında bulundular. O, bundan münezzehtir. Bilakis onların evlat dedikleri melekler O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Süleyman Ateş = "Rahmân çocuk edindi." dediler. O, yücedir. Hayır (Rahmân'ın çocukları sanılan melekler, O'nun) değerli kullar(ı)dır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Tefhim-ul Kuran = «Rahman (olan Allah) çocuk edindi» dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Ümit Şimşek = Onlar ise 'Rahmân evlât edindi' dediler. Hâşâ, O bundan münezzehtir. Onların evlât dedikleri, Allah'ın şerefli kullarıdır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
Yaşar Nuri Öztürk = "Rahman çocuk edindi" dediler. Hâşâ, bundan arınmıştır O! Onlar, lütuflandırılmış kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
İskender Ali Mihr = Ve: “Rahmân evlât edindi.” dediler. O, Sübhan’dır (münezzehtir). Hayır, (onlar, kendilerine) ikram edilmiş kullardır.
ve kâlûttehaze (kâlû ittehaze)
İlyas Yorulmaz = Onlar “Rahman, (melekleri) çocuk edindi” dediler. Allah çocuk edinmekten uzaktır. Halbuki onların bahsettikleri kimseler (melekler), kendilerine ikramlarda bulunulan kullardır.