Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve izâ duû
Diyanet İşleri = Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
ve izâ duû
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman içlerinden bir kısmı, derhâl yüzlerini döndürür.
ve izâ duû
Abdullah Parlıyan = Aralarında hüküm vermek için onlar, Allah'a ve Rasûlü'ne çağrılsa, onlardan bir gurup hemen yüz çevirir.
ve izâ duû
Adem Uğur = Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
ve izâ duû
Ahmed Hulusi = Aralarında hükmetsin diye Allâh'a ve O'nun Rasûlü'ne çağırıldıklarında, bir de bakarsın ki onlardan bir bölümü yüz çeviriyor.
ve izâ duû
Ahmet Tekin = Aralarında hüküm vermesi, hakem olması, idarî düzen uygulamaları için Allah’a ve Rasûlüne, emir ve hükümlerine itaate, Kur’ân ve sünnetin uygulayıcılarının huzuruna davet edildikleri zaman, bakarsın ki, içlerinden bir grup yüz çevirip, azılı düşmanlarla işbirliği içine giriyorlar, Kur’ân öğretimine, Kur’ân ilkelerinin toplumda yaşanmasına engelleyici tedbirler alıyorlar.
ve izâ duû
Ahmet Varol = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağrıldıklarında içlerinden bir grup hemen yüz çevirir.
ve izâ duû
Ali Bulaç = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.
ve izâ duû
Ali Fikri Yavuz = Aralarında hüküm vermek için, o münafıklar, Allah’ın kitabına ve peygamberine çağrıldıkları vakit bir de bakarsın, onlardan bir fırka yüz çeviriyor.
ve izâ duû
Ali Ünal = Anlaşmazlığa düştükleri meselelerde Rasûl aralarında gerekli hükmü versin diye Allah’a ve Rasûlü’ne çağrıldıklarında, bir de bakıyorsunuz, içlerinden bir kısmı hoşnutsuzluk gösterip yüz çevirmektedir.
ve izâ duû
Bayraktar Bayraklı = (47-48) Onlar “Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik” derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, bir kısmı hemen yüz çevirir.
ve izâ duû
Bekir Sadak = Aralarinda hukum vermek uzere Allah'a ve peygamberine cagirildiklari zaman, bir takimi hemen yuz cevirirler. Iste bunlar inanmis degillerdir.
ve izâ duû
Celal Yıldırım = Aralarında hükmetmek için onlar Allah'a ve Peygamberine davet edildikleri zaman bir de bakarsın ki onlardan bir grup sırt çevirip (bu davete) aldırış etmezler.
ve izâ duû
Cemal Külünkoğlu = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.
ve izâ duû
Diyanet İşleri (eski) = Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları zaman, bir takımı hemen yüz çevirirler. İşte bunlar inanmış değillerdir.
ve izâ duû
Diyanet Vakfi = Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
ve izâ duû
Edip Yüksel = Aralarında hüküm vermesi için ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman onlardan bir grup hoşlanmaz.
ve izâ duû
Elmalılı Hamdi Yazır = Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları vakıt da bakarsın bunlardan bir kısmı çekinirler
ve izâ duû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıklarında bir de bakarsın bunlardan bir kısmı çekiniyorlar.
ve izâ duû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, bakarsın ki, içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
ve izâ duû
Gültekin Onan = Aralarında hüküm vermesi için Allah'a (Kur'an'a) ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup hemen yüz çevirip uzaklaşır.
ve izâ duû
Harun Yıldırım = Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
ve izâ duû
Hasan Basri Çantay = Onlar, aralarında hükmetmesi için, Allahın resulüne da'vet edildikleri vakit (bakarsın ki) bir fırkası hemen yüz çevirib dönücüdürler.
ve izâ duû
Hayrat Neşriyat = Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûlüne çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki, onlardan bir tâife yüz çeviricidirler.
ve izâ duû
İbni Kesir = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Rasulüne çağrıldıkları zaman; bir takımı hemen yüz çevirir.
ve izâ duû
Kadri Çelik = Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.
ve izâ duû
Muhammed Esed = Ve (böyleleri) aralarında (ilahi kitap hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasul'üne çağırıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirir;
ve izâ duû
Mustafa İslamoğlu = Zira onlar aralarında hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağrıldıklarında, hiç değilse bir kısmı hemen yüz çeviriverirler;
ve izâ duû
Ömer Nasuhi Bilmen = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resûlüne dâvet olundukları vakit de onlardan bir fırka kaçıverirler.
ve izâ duû
Ömer Öngüt = Onlar aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıkları zaman, bakarsın ki içlerinden bir kısmı hemen yüz çevirirler.
ve izâ duû
Şaban Piriş = Aralarında hüküm vermesi için, Allah’a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen kaçar.
ve izâ duû
Sadık Türkmen = Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) ve Rasûlüne (hakeme, hakime) çağırıldıkları zaman; bir de bakarsın ki, içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
ve izâ duû
Seyyid Kutub = Aralarındaki davalarda Allah'ın ve Peygamberin vereceği hükme uymaya çağırıldıklarında bir bölümünün bu çağrıya yüz çevirdiğini görürsün.
ve izâ duû
Suat Yıldırım = Aralarında hükmetmesi için Allah’ın ve Resulünün hükmüne dâvet edildiklerinde, bir de bakarsın onlardan bir kısmı yüz çeviriyor!
ve izâ duû
Süleyman Ateş = Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman hemen onlardan bir grup yüz çevirirler.
ve izâ duû
Tefhim-ul Kuran = Aralarında hükmetmesi için onlar Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüzçevirir.
ve izâ duû
Ümit Şimşek = Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resûlüne dâvet olundukları vakit de onlardan bir fırka kaçıverirler.
ve izâ duû
Yaşar Nuri Öztürk = Allah'a ve aralarında hüküm versin diye elçiye çağrıldıklarında, içlerinden bir fırka hemen yüz çevirenler oluveriyor.
ve izâ duû
İskender Ali Mihr = Ve onların aralarında hüküm vermesi için Allah ve Resûl’üne davet olundukları zaman onların bir kısmı yüz çevirenlerdir.
ve izâ duû
İlyas Yorulmaz = Aralarında hükmedilmesi için Allah’a ve Elçisine çağırıldıkları zaman, bir gurup hemen yüz çevirir.