Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve fî el âhirati
Diyanet İşleri = Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.
ve fî el âhirati
Abdulbaki Gölpınarlı = Öylesi de vardır ki Rabbimiz der, dünyada da iyilik, güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik, bizi ateşin azâbından koru.
ve fî el âhirati
Abdullah Parlıyan = Ama içlerinden öyleleri de var ki, “Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateş azabından koru” diye dua ederler.
ve fî el âhirati
Adem Uğur = Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.
ve fî el âhirati
Ahmed Hulusi = Onlardan kimi de: "Rabbimiz, bize dünyada da hasene (Esmâ'nın güzelliklerini yaşamayı) ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene (nefsimizdeki Esmâ'nın güzellikleri) ver; (ayrı düşmenin) ateşinden bizi koru" derler.
ve fî el âhirati
Ahmet Tekin = Onlardan bazıları da:'Ey Rabbimiz bize dünyada devlet, iyilik ve güzellik, bol servet, sağlık, emniyet, salih-sâliha eşler ve sâlih evlatlar ver. Âhirette de güzel mükâfatlar ver. Cennetini ver, rızana ulaşma mertebesine erenlerden eyle. Bizi ateşten, Cehennem azabından da koru.' derler.
ve fî el âhirati
Ahmet Varol = Onlardan kimi de: 'Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyiliği ahirette de iyiliği ver ve bizi ateşin azabından koru' der.
ve fî el âhirati
Ali Bulaç = Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru" der.
ve fî el âhirati
Ali Fikri Yavuz = Kimi de: “Ey Rabbimiz, bize dünyada iyi hal ver ve âhirette merhamet ihsan et; ve bizi cehennem azabından koru” der.
ve fî el âhirati
Ali Ünal = Buna karşılık, onların içinde “Rabbimiz, bize dünyada da (Sen’in yanında) iyi ve güzel her ne ise onu, Âhiret’te de (yine Sen’in yanında) iyi ve güzel olan ne ise onu ver ve bizi Ateş’in azabından koru!” diye dua edenler de vardır.
ve fî el âhirati
Bayraktar Bayraklı = Onlardan bir kısmı da, “Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru” derler.
ve fî el âhirati
Bekir Sadak = "Rabbimiz! Bize dunyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi atesin azabindan koru» diyenler vardir.
ve fî el âhirati
Celal Yıldırım = Kimi de, «Rabbimiz! bize Dünya'da da iyilik ve güzellik ver, Âhiret'te de iyilik ve güzellik ver ve bizi Cehennem ateşinden koru» der.
ve fî el âhirati
Cemal Külünkoğlu = Onların kimi de: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru” der.
ve fî el âhirati
Diyanet İşleri (eski) = 'Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru' diyenler vardır.
ve fî el âhirati
Diyanet Vakfi = Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.
ve fî el âhirati
Edip Yüksel = Kimi de, 'Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateşin azabından koru,' der.
ve fî el âhirati
Elmalılı Hamdi Yazır = kimisi de «rabbena bize dünyada bir güzellik ver Ahırette de bir güzellik ve bizi ateş azabından koru» der
ve fî el âhirati
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kimisi de: «Rabbimiz, bize dünyada bir güzellik, ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!» der.
ve fî el âhirati
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yine onlardan: «Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!» diyenler vardır.
ve fî el âhirati
Gültekin Onan = Kimi de: "Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver). Bizi ateşin azabından koru" der.
ve fî el âhirati
Harun Yıldırım = Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru!" der.
ve fî el âhirati
Hasan Basri Çantay = Kimi de «Ey Rabbimiz bize dünyada da iyi hal ver, âhiretde de iyi hal ver ve bizi o ateş (cehennem) azabından koru» der.
ve fî el âhirati
Hayrat Neşriyat = Onlardan bir kısmı da: 'Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azâbından muhâfaza eyle!' der.
ve fî el âhirati
İbni Kesir = Kimi de; Ey Rabbımız, bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru, der.
ve fî el âhirati
Kadri Çelik = İnsanlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada güzellik, ahirette de güzellik ver, bizi ateşin azabından koru” diyenler de vardır.
ve fî el âhirati
Muhammed Esed = Ama içlerinde öyleleri de var ki: "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateşin azabından koru!" diye dua ederler.
ve fî el âhirati
Mustafa İslamoğlu = Fakat öyleleri de var ki, onlar "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik güzellik ver, ahirette de iyilik güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru!" diye yakarırlar.
ve fî el âhirati
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve nâstan öylesi vardır ki, «Ya Rabbenâ! Bize dünyada hasene ver, ahirette de hasene ver ve bizi ateş azabından muhafaza buyur,» der.
ve fî el âhirati
Ömer Öngüt = Onlardan bir kısmı da: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ve güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi cehennem azabından koru. ” derler.
ve fî el âhirati
Şaban Piriş = İnsanlardan: -Rabbimiz, bize bu dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru! diyenler vardır.
ve fî el âhirati
Sadık Türkmen = Onlardan kimi de: “Rabbimiz, bize dünyada da iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru” der.
ve fî el âhirati
Seyyid Kutub = Kimi insanlar da 'Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, Ahirette de güzellik ver ve bizi Cehennem ateşinin azabından koru' derler.
ve fî el âhirati
Suat Yıldırım = Bazıları da, "Ey bizim (Yüce) Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ve güzellik ver, âhirette de iyilik ve güzellik ver, Ve bizi cehennem ateşinden koru!" derler.
ve fî el âhirati
Süleyman Ateş = Onlardan kimi de: "Rabbimiz, bize dünyâda da güzellik ver, âhirette de güzellik ver, bizi ateş azâbından koru!" der.
ve fî el âhirati
Tefhim-ul Kuran = Onlardan öylesi de vardır ki: «Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru.» der.
ve fî el âhirati
Ümit Şimşek = Onlardan bazıları da şöyle der: 'Rabbimiz, bize dünyada güzellik, âhirette güzellik ver; bizi ateş azabından koru.'
ve fî el âhirati
Yaşar Nuri Öztürk = Onlardan kimi de şöyle yakarır: "Ey Rabb'imiz, bize dünyada da güzellik ver, âhırette de güzellik ver. Ve bizi ateş azabından koru."
ve fî el âhirati
İskender Ali Mihr = Ve onlardan (insanlardan) kim: “Rabbimiz bize dünyada hasene (güzellik ve iyilikler) ver ve ahirette de hasene (güzellik ve iyilikler) ver. Bizi ateşin azabından koru.” derse...
ve fî el âhirati
İlyas Yorulmaz = Birde insanlardan “Rabbimiz bize, dünyada ve ahirette güzellikler ver, bizi ateşin azabından koru” diyenlerde var.