Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Diyanet İşleri = İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Böyle işte ve oralara İsrâiloğullarını mîrasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Abdullah Parlıyan = Olaylar böylece gelişti ve bu iş, böylece bitti. İsrailoğullarını onların yerine mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Adem Uğur = Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ahmed Hulusi = İşte böyle. . . (Sonunda) onlara (Firavun hanedanına) İsrailoğullarını vâris kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ahmet Tekin = İşte biz böyle yaparız. Bütün bunları İsrâiloğulları’na miras olarak bıraktık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ahmet Varol = İşte böyle. Bunlara İsariloğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ali Bulaç = İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte böyle yaptık ve onlara İsraîloğullarını mirascı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ali Ünal = Her şey, işte böyle cereyan etti. Sonunda, benzer büyük nimetleri İsrail Oğullarına bahşettik.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Bayraktar Bayraklı = (57-60) Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Bekir Sadak = (57-59) Ama biz Firavun ve adamlarini bahcelerden, pinar baslarindan, hazinelerden ve serefli makamlardan cikardik. Boylece oralara Israilogullarini mirasci kildik.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Celal Yıldırım = Böylece İsrail oğulları'nı (onların yerine) vâris kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Cemal Külünkoğlu = (57-59) Biz de onları (Firavun ve kavmini Mısır'daki) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık. Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik. İşte böylece, İsrailoğullarını onlara mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Diyanet İşleri (eski) = (57-59) Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Diyanet Vakfi = Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Edip Yüksel = Daha sonra onları İsrail oğullarına miras yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve onları Beni İsraile miras kıldık

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = ve onlan İsrail oğullarına miras kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Gültekin Onan = İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Harun Yıldırım = Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Hasan Basri Çantay = İşte (çıkarışımız) böyle oldu ve onlara İsrâîl oğullarını mîrascı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Hayrat Neşriyat = İşte böyle! Artık oralara İsrâiloğullarını vâris kıldık!

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 İbni Kesir = Böylece onlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Kadri Çelik = İşte böyle yaptık ve bunlara İsrail oğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Muhammed Esed = Olaylar böyle gelişti; fakat (Firavun'un çekip aldığı bütün) bu şeylere (zaman içinde) İsrailoğulları'nın yeniden kavuşmasını sağladık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Mustafa İslamoğlu = Her şey işte böyle olup bitti. Sonuçta Biz İsrailoğullarını, onlardan geriye kalanlara mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (58-59) «Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).» İşte böyle oldu ve bunları (bu nîmetleri) İsrailoğullarına miras kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ömer Öngüt = Böylece onlara İsrâiloğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Şaban Piriş = Böylece, onlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Sadık Türkmen = Işte böyle! Onlara İsrailoğulları’nı mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Seyyid Kutub = Böylece bunlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Suat Yıldırım = Bu olay böylece tamamlandı. Bahsedilen bütün o nimetlere İsrailoğullarını mirasçı yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Süleyman Ateş = Böylece bunları İsrâil oğullarına mirâs yaptık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Ümit Şimşek = Onları böylece çıkardık; yerlerine de İsrailoğullarını vâris kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Böylece oralara İsrailoğullarını vâris kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 İskender Ali Mihr = İşte böylece onlara (onların ülkesine), İsrailoğulları’nı varis kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Şu’arâ / 59 -

 İlyas Yorulmaz = Böylece biz orayı İsrail oğullarına mirasçı kılmıştık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Diyanet İşleri = İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Böyle işte ve onları mîras verdik bir başka topluluğa.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Abdullah Parlıyan = İşte böyle oldu ve sonra başka bir toplumu, onların geride bıraktıklarına varis kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Adem Uğur = İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ahmed Hulusi = İşte böyle. . . Onları başka bir topluma miras kıldık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ahmet Tekin = İşte böylece, biz onların servetlerini başka kavimlere, miras olarak devrettik.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ahmet Varol = İşte böyle. Biz onları başka bir topluluğa miras bıraktık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ali Bulaç = İşte böyle; Biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bize isyan edenlere böyle yaparız. Onların mülklerini başka bir kavme miras bıraktık.

ve evresnâ-hâ

  Duhân / 28 -

 Ali Ünal = Ama sonunda olan oldu; (benzeri bütün nimetleri, onlardan olmayan) bir başka topluluğa, (İsrail Oğulları’na) bahşettik.