Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Abdullah Parlıyan = Siz ölümle yüz yüze gelmeden Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte onu şimdi gözlerinizle görmektesiniz, ama ona atılmayıp bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Adem Uğur = Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun siz, ölümle karşı karşıya kalmadan önce şehîd olmayı temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, bakıp duruyorsunuz!

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki siz, savaşa girmeden önce, zafere ulaşmak için şehitliği, ölümü temenni ediyordunuz. İşte âkıbetinizi gördünüz. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmet Varol = Siz ona kavuşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz; ama öyle bakıp duruyordunuz. [18]

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Bulaç = Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölüp şehid olmayı arzu etmiştiniz. Fakat işte onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Bu âyet-i kerime, Bedir savaşında bulunamayıp Medine’de kalanlar hakkında nâzil olmuştur. Bunlar Bedir savaşında bulunup şehid olmayı arzu etmişlerdi. Fakat daha sonra Uhud savaşında bulundukları halde, çokları savaşa karşı ayak direyememişti).

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Ünal = Hani, onunla yüz yüze gelmeden ölümü temenni ediyordunuz! İşte o şimdi karşınızda, ama (seyirci gibi) bakıp duruyorsunuz!

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Bayraktar Bayraklı = Andolsun ki siz ölümle yüz yüze gelmeden önce, onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu kendi gözlerinizle görmektesiniz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, olumle karsilasmadan once onu temenni ediyordunuz; iste onu gozlerinizle bakarak gordunuz. *

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Celal Yıldırım = And olsun ki, ölümle karşılaşmadan önce onu temenni edip duruyordunuz. İşte onu gözlerinizle bakarak görüyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Cemal Külünkoğlu = Gerçekten siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölmeyi (şehid olmayı) arzu etmiştiniz. Fakat (Uhud gününde) onu gördüğünüz halde (seyirci gibi) bakıp duruyordunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; işte onu gözlerinizle bakarak gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Edip Yüksel = Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için siz o ölümle karşılaşmadan evvel onu temenni ediyordunuz, fakat işte onu gördünüz bakıb duruyordunuz

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat işte onu gördünüz, izleyiciler gibi bakıp duruyordunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Gültekin Onan = Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Harun Yıldırım = Andolsun ki siz onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte onu kesin olarak gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz?

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzulamışdınız. İşte onu gerçekden gördünüz de. (Fakat) siz (seyirciler gibi) bakıyordunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Hayrat Neşriyat = Ve and olsun ki (siz) onunla karşılaşmadan önce ölümü (şehâdeti) temennî ediyordunuz; işte siz (kardeşleriniz şehîd edilirken) bakakaldığınız bir hâlde, yakinen onu(ölümü) gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 İbni Kesir = Gerçekten siz, ölümle karşılaşmadan önce onu arzulamıştınız. İşte onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz ölümle (cihatla) karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; (ama şimdi) ölümü görünce (tedirgin gözlerle) bakıyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Muhammed Esed = Nitekim siz, ölümle yüzyüze gelmeden önce, (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız: işte şimdi kendi gözlerinizle onu görmektesiniz!

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Mustafa İslamoğlu = Nitekim siz, ölümle yüz yüze gelmeden önce (Allah yolunda) can vermeyi arzuluyordunuz; işte şimdi onu gösterdiğimiz halde seyirci kalan da (yine) siz oluyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki, siz ölümü onunla karşılaşmadan evvel temenni ediyordunuz. İşte siz bekleyip durduğunuz halde onu görüverdiniz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki siz ölümle yüz yüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. Şimdi onunla karşılaştınız ve gözlerinizle bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Şaban Piriş = Oysa siz, (Uhud’da) ölümle karşılaşmadan önce (Allah yolunda) ölmeyi arzuladınız. İşte şimdi onu gözlerinizle gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Sadık Türkmen = Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Seyyid Kutub = Sizler ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Oysa onu görünce bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Suat Yıldırım = Siz ölümle yüzyüze gelmeden önce, şehid olmayı temenni etmiştiniz. İşte şimdi onu ayan beyan gördünüz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Süleyman Ateş = Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ümit Şimşek = Oysa siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz; şimdi ise, onu beklemekteyken karşınızda görüverdiniz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte gördünüz onu ve bakıp duruyorsunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki siz, ölümü (şehit olmayı), onunla karşılaşmadan (yüzyüze gelmeden) önce, temenni ediyordunuz. İşte şimdi onu görmüş oldunuz. Ve (oysa) siz (şehit olarak ölmeyi) bekliyordunuz.

ve entum tenzurûne

  Âl-iİmrân / 143 -

 İlyas Yorulmaz = Ölümle karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. Sizler ölümü (savaşı) beklerken, işte ölümü (savaşı) gördünüz (savaşsanız ya).