Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve el âhırati
Diyanet İşleri = Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
ve el âhırati
Abdulbaki Gölpınarlı = Dünya mükâfatını dileyen bilsin ki dünya mükâfatı da Allah'ın yanındadır, âhiret mükâfâtı da ve Allah her şeyi duyar, görür.
ve el âhırati
Abdullah Parlıyan = Kim bu dünyanın nimetlerini isterse ona hatırlat ki, hem bu dünyanın, hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten herşeyi duyan ve herşeyi görendir.
ve el âhırati
Adem Uğur = Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
ve el âhırati
Ahmed Hulusi = Kim dünya nimetlerini isterse, bilsin ki dünyanın da, sonsuz gelecek sürecinin de nimetleri Allâh indîndendir. Allâh Semi'dir, Basıyr'dir.
ve el âhırati
Ahmet Tekin = Kim dünya menfaati isterse, bilsin ki, dünya ve âhiret, ebedî yurt mükâfatı sadece Allah katındadır. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir, görür.
ve el âhırati
Ahmet Varol = Kim dünya mükafatını istiyorsa (bilsin ki) dünya mükafatı da ahiret mükafatı da Allah katındadır. [24] Allah duyandır, görendir.
ve el âhırati
Ali Bulaç = Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.
ve el âhırati
Ali Fikri Yavuz = Kim dünya mükâfatını isterse, bilsin ki, dünyanın da, âhiretin de bütün mükâfatı Allah’ın katındadır. Allah söylenenleri işitici ve yapılanları görücüdür.
ve el âhırati
Ali Ünal = Kim dünya nimet ve mutluluğunu istiyorsa bilsin ki, dünyanın da Âhiret’in de nimet ve mutluluğu Allah katındadır. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir: (her sözü işitir, her yapılanı görür ve hepsini kaydeder).
ve el âhırati
Bayraktar Bayraklı = Kim dünyanın sevabını isterse, bilsin ki dünyanın da âhiretin de sevabı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
ve el âhırati
Bekir Sadak = Dunya nimetini kim isterse, bilsin ki, dunyanin ve ahiretin nimeti Allah'in katindadir. Allah isitir ve gorur. *
ve el âhırati
Celal Yıldırım = Kim dünya sevabı (nimet ve mutluluğu) isterse, (bilsin ki) dünya sevabı da, Âhiret sevabı da Allah'ın yanındadır. Allah işiten ve görendir.
ve el âhırati
Cemal Külünkoğlu = Kim (yalnız) dünya nimetini isterse, (bilsin ki) dünya ve ahiret nimeti Allah'ın elindedir Allah onu istediğini istediği şekilde verir). Allah gerçekten (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.
ve el âhırati
Diyanet İşleri (eski) = Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanın ve ahiretin nimeti Allah'ın katındadır. Allah işitir ve görür.
ve el âhırati
Diyanet Vakfi = Kim dünya mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.
ve el âhırati
Edip Yüksel = Her kim dünya nimetini isterse, bilsin ki hem dünya hem ahiret nimeti ALLAH'ın yanındadır. ALLAH İşitendir, Görendir.
ve el âhırati
Elmalılı Hamdi Yazır = Kim Dünya sevabı isteyorsa bilsin ki Dünya sevabı da Ahıret sevabı da Allahın yanındadır, ve Allah bir semî' basîr bulunuyor
ve el âhırati
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kim dünya nimeti isterse, bilsin ki, dünya nimeti de, ahiret nimeti de Allah'ın katındadır. Allah herşeyi işitir ve görür.
ve el âhırati
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kim dünya nimetini isterse, bilsin ki dünya ve ahiret nimeti Allah katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
ve el âhırati
Gültekin Onan = Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Tanrı katındadır. Tanrı işitendir, görendir.
ve el âhırati
Harun Yıldırım = Her kim dünya sevabını istiyorsa dünyanın ve ahiretin sevabı Allah katındadır. Şüphesiz Allah Semi’ ve Basir olandır.
ve el âhırati
Hasan Basri Çantay = Kim dünyâ mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyânın, da, âhiretin de mükâfatı Allahın nezdindedir. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle görücüdür.
ve el âhırati
Hayrat Neşriyat = Kim dünya mükâfâtını isterse, artık (bilsin ki) dünyanın da âhiretin de mükâfâtı Allah katındadır. Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
ve el âhırati
İbni Kesir = Kim, dünya mükafatını isterse bilsin ki; dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah'ın katındadır. Allah; Semi', Basir olandır.
ve el âhırati
Kadri Çelik = Kim dünya nimeti isterse, bilsin ki, dünya nimeti de, ahiret nimeti de Allah'ın katındadır. Allah herşeyi işitir ve görür.
ve el âhırati
Muhammed Esed = Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, (ona hatırlat ki) hem bu dünyanın hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi görendir.
ve el âhırati
Mustafa İslamoğlu = Kim dünya sevab (yarar)ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Tanrı katındadır. Tanrı işitendir, görendir.
ve el âhırati
Ömer Nasuhi Bilmen = Her kim dünya sevabını isterse muhakkak dünyanın da ahiretin de sevabı Allah Teâlâ'nın indindedir. Ve Allah Teâlâ bihakkın işitici ve görücüdür.
ve el âhırati
Ömer Öngüt = Kim dünyâ mükâfatını isterse (bilsin ki) dünyânın, da, âhiretin de mükâfatı Allahın nezdindedir. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle görücüdür.
ve el âhırati
Şaban Piriş = Kim dünya mükafatını isterse bilsin ki dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah katındadır. Allah, işiten ve görendir.
ve el âhırati
Sadık Türkmen = Kim, dünya mükafatını isterse bilsin ki; dünyanın da, ahiretin de mükafatı Allah'ın katındadır. Allah; Semi', Basir olandır.
ve el âhırati
Seyyid Kutub = Dünya sevabını kim isterse, (bilsin ki), işte dünya ve ahiretin sevabı Allah'ın katındadır. Allah işitendir, görendir.
ve el âhırati
Suat Yıldırım = Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, (ona hatırlat ki) hem bu dünyanın hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi görendir.
ve el âhırati
Süleyman Ateş = Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, iyi bilsin ki, bu dünyanın da ahiretin de nimetleri Allah'a aittir ve Allah her şeyi işitendir, her şeyi tarifsiz görendir.
ve el âhırati
Tefhim-ul Kuran = Kim dünya savab (yarar) ını isterse, dünyanın da, ahiretin de sevabı Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.
ve el âhırati
Ümit Şimşek = Kim dünya sevabını isterse, bilsin ki dünya sevabı da ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah işitendir, görendir.
ve el âhırati
Yaşar Nuri Öztürk = Dünya nimeti ve bereketini isteyen bilsin ki, dünya nimeti de âhiret mutluluğu da Allah katındadır. Allah, çok iyi işitir, çok iyi görür.
ve el âhırati
İskender Ali Mihr = Kişi (sadece) dünya sevabını istemiş olsa (dünya malını, ganimeti almak için savaşsa) bile, dünya sevabı da, (eğer Allah’ın rızasını da dilerse) ahiret sevabı da Allah’ın katındadır. Ve Allah, Semî’dir (en iyi işitendir), Basîr’dir (en iyi görendir).
ve el âhırati
İlyas Yorulmaz = Kim yaptıklarının karşılığını dünyada isterse, şunu bilsin ki, dünya ve ahiretteki karşılıklar tamamıyla Allah’ın elindedir. Allah her şeyi işiten ve görendir.
ve el âhırati
Diyanet İşleri = Eğer size dünya ve ahirette Allah’ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!
ve el âhırati
Abdulbaki Gölpınarlı = Dünyâda ve âhirette Allah'ın, size lütfu ve rahmeti olmasaydı daldığınız o dedikodu yüzünden mutlaka pek büyük bir azâba uğrardınız.
ve el âhırati
Abdullah Parlıyan = Allah'ın size dünyada ve ahirette lütuf ve merhameti olmasaydı, bulaştığınız bu iftiradan dolayı, size büyük bir azap dokunurdu.
ve el âhırati
Adem Uğur = Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.
ve el âhırati
Ahmed Hulusi = Eğer dünyada ve sonsuz gelecek sürecinde Allâh'ın fazlı ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, attığınız iftira yüzünden kesinlikle çok büyük azap dokunurdu.
ve el âhırati
Ahmet Tekin = Eğer dünyada ve âhirette, ebedî yurtta Allah’ın lütfu ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.
ve el âhırati
Ahmet Varol = Eğer dünya ve ahirette size Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı içine daldığınız şeyden dolayı size büyük bir azap dokunurdu.
ve el âhırati
Ali Bulaç = Eğer Allah'ın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.
ve el âhırati
Ali Fikri Yavuz = Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın ihsan ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, o daldığınız dedikodu sebebiyle size muhakkak büyük bir azab dokunurdu.
ve el âhırati
Ali Ünal = (Ey, mü’minler içinde bu asılsız dedikoduya karışanlar!) Eğer gerek dünyada gerekse Âhiret’te Allah’ın üzerinizdeki lütf u keremi ve rahmeti olmasaydı, düşüncesizce içine daldığınız dedikodudan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.