Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Diyanet İşleri = O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gecesini kararttı, kuşluk çağını meydana çıkarttı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Abdullah Parlıyan = Onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü de aydınlatmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Adem Uğur = Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ahmed Hulusi = Onun gecesini kararttı, onun gündüzünü aydınlattı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ahmet Tekin = Gecesini kararttı. Kuşluğunu, ışığını çıkarıp, gündüzünü aydınlattı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ahmet Varol = Gecesini kararttı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ali Bulaç = Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlık...

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ali Ünal = Ve derece derece karanlığını giderip, ışığını ortaya çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Bayraktar Bayraklı = (27-29) Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Bekir Sadak = Gecesini karanlik yapmis, gunduzunu aydinlatmistir.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Celal Yıldırım = Gecesini karanlık yaptı, kuşluğunu (aydınlık olarak) çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Cemal Külünkoğlu = (27-29) (Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor, yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti. Onu yükseltti ve ona düzen ve ahenk verdi. O göğün gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlattı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Diyanet İşleri (eski) = Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Diyanet Vakfi = (27-29) Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Edip Yüksel = Gecesini kararttı, sabahını ise ortaya çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Gültekin Onan = Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Harun Yıldırım = Gecesini kararttı, kuşluğunu da çıkarttı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Hasan Basri Çantay = Onun gecesini karardı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Hayrat Neşriyat = Hem gecesini kararttı; hem kuşluğunu (sabahın ışığını) açığa çıkardı!

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 İbni Kesir = Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü ortaya çıkarmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Kadri Çelik = Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Muhammed Esed = onun gecesini karanlık yapmış ve gündüzünü aydınlatmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Mustafa İslamoğlu = onun gecesini adım adım O kararttı, aydınlığını kıvamında O çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ömer Öngüt = Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlık yaptı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Şaban Piriş = Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Sadık Türkmen = Gecesi karanlıkı ve gündüzü aydınlık oluyor!

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Seyyid Kutub = Gecesini karanlık yapmıştır. Gündüzünü aydınlatmıştır.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Suat Yıldırım = Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Süleyman Ateş = Gecesini örtüp kararttı, kuşluğunu (güneşinin ışığını) açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Tefhim-ul Kuran = Gecesini kararttı, kuşluğunu açığa çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Ümit Şimşek = Gecesini kararttı, gündüzünü çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gecesini kararttı, kuşluğunu ortaya çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 İskender Ali Mihr = Ve onun gecesini kararttı ve onun duhasını (aydınlığını ortaya) çıkardı.

ve ahrece

  Nâzi’ât / 29 -

 İlyas Yorulmaz = Gökyüzünün gecesini karanlık, gündüzünü de aydınlık yaptı.

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Diyanet İşleri = (1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yeryüzü, ağırlıklarını çıkarınca.

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Abdullah Parlıyan = ve yeryüzü bağrındaki ağırlıkları yani hazineleri, madenleri, ölüleri dışarı çıkardığında

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Adem Uğur = Toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı,

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ahmed Hulusi = Arz, ağırlıklarını dışarı çıkardığında,

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ahmet Tekin = Yer yükünü, kıymetli ağırlıklarını çıkardığı zaman haberlerini anlatır.

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ahmet Varol = Ve yer ağırlıklarını (dışa) çıkardığı zaman,

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ali Bulaç = Yer, ağırlıklarını dışa atıp çıkardığı,

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ali Fikri Yavuz = Arz, içindekileri dışarıya çıkarıb attığı;

ve ahreceti

  Zilzâl / 2 -

 Ali Ünal = Ve yer, içindeki bütün ağırlıkları dışarı çıkardığı,