Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Diyanet İşleri = Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizden bekâr olanları ve kölelerinizden, câriyelerinizden temiz olanları nikâhlayıp evlendirin; yoksulsalar Allah, lûtfuyla zengin eder onları ve Allah'ın lütfu boldur ve o, her şeyi bilir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Ve içinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden iyi davranışlı olanları evlendirin. Evlenmeye niyeti olanlar, yoksul iseler, bu sizi kaygılandırmasın. Allah onları lütfuyla destekleyecek ve zengin kılacaktır. Çünkü Allah'ın imkanları geniş ve ilmi sonsuzdur.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Adem Uğur = Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ahmed Hulusi = Sizden evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden sâlihleri nikâhlayın! Eğer onlar fakirseler, Allâh kendi fazlından onları zengin eder. . . Allâh Vasi'dir, Aliym'dir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ahmet Tekin = İçinizden bekârları, dulları, kölelerinizden ve câriyelerinizden dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi müslüman, sâlih kimseleri evlendirin, evliliklerini tescil ve ilan edin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah lütfuyla onları zengin eder. Allah’ın lütfu geniştir, her şeyi bilir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ahmet Varol = İçinizden evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları lütfuyla zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ali Bulaç = İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de içinizden bekârları ve kölelerinizle cariyelerinizden salihleri (evlenme durumunda olanları) evlendirin. Eğer fukara iseler, Allah onlara fazlından rızık ihtiyaçlarını giderir. Allah’ın ihsanı geniştir, Alîm’dir= her şeyi hikmeti üzere bilerek verir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ali Ünal = İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden de salih ve evlenmeye müsait olanları evlendirin. Eğer fakir ve evlenmeye güç yetiremeyecek durumda iseler, Allah lütf u kereminden onların ihtiyaçlarını giderir. Allah, rahmetiyle her varlığı kucaklayan ve merhametiyle kullarına genişlik gösterendir; her şeyi hakkıyla bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Bayraktar Bayraklı = İçinizdeki bekârları, kölelerinizden ve câriyelerinizden evlenmeye elverişli olanları evlendiriniz. Yoksulluk içindeyseler, Allah onları lütfu ile zenginleştirir. Allah lütfu bol olandır; her şeyi bilendir.[366]

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Bekir Sadak = Icinizdeki bekarlari, kolelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanlari evlendirin. Eger yoksul iseler, Allah onlari lutfu ile zenginlestirir. Allah lutfu bol olandir, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Celal Yıldırım = Sizden evli olmayanları; kölelerinizden ve cariyelerinizden (yuva kurmaya, evlilik hukukuna saygılı olmaya) elverişli bulunanları evlendirin. Fakir iseler Allah onları fazl-u kereminden zengin kılar. Allah'ın vergisi bol ve geniştir; Allah bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Cemal Külünkoğlu = Sizden bekâr/dul olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden (evlenmesi) uygun olanları evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler, Allah onları lütfuyla destekleyecektir. Allah, lütfu ve ihsanı geniş olandır, O, (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Diyanet İşleri (eski) = İçinizdeki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfü ile zenginleştirir. Allah lütfü bol olandır, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Diyanet Vakfi = Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Edip Yüksel = Bekarlarınızı, erdemli kadın ve erkek hizmetçilerinizi evlendiriniz; eğer yoksul iseler, ALLAH onları kendi lütfundan zengin edecektir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salihleri evlendirin, eğer fukara iseler Allah, onlara fazlından gına verir, Allah, vasi'dir, alîmdir

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden doğru gidenleri evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onlara fazlından zenginlik verir. Allah, nimeti bol olan, herşeyi bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi davranışta olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Gültekin Onan = İçinizde evli olmayanları (eyama), kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları ile evlendirin. Eğer fakir iseler, Tanrı kendi fazlından onları zengin eder. Tanrı geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Harun Yıldırım = Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Hasan Basri Çantay = İçinizden bekârları ve kölelerinizden, cariyelerinizden saalih (mü'min) olanları evlendirin. Eğer fakîr iseler Allah onları (evlenmeleri sayesinde) fazl (-u kerem) iyle zengin yapar. Allah (ın lütfü) boldur, (O, her şey'i) hakkıyle bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Hayrat Neşriyat = İçinizden bekâr olanları, kölelerinizden ve câriyelerinizden iyileri (nikâha müsâid olanları) evlendirin! Eğer fakir iseler, Allah lütfundan onları zenginleştirir. Çünki Allah,Vâsi' (rahmeti geniş olan)dır, Alîm (herşeyi bilen)dir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 İbni Kesir = İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Şayet yoksul iseler; Allah onları lutfuyla zenginleştirir. Ve Allah; Vasi'dir, Alim'dir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Kadri Çelik = İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah kendi fazlından onları zengin eder. Şüphesiz Allah her şeyi kuşatandır, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Muhammed Esed = Ve içinizden bekar olanları ve kadın ya da erkek kölelerinizden (evlenmesi) uygun olacak olanları evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler, (bu sizi kaygılandırmasın,) Allah onları lütfuyla destekleyecektir. Çünkü, Allah her şeyin aslını eksiksiz bilmekte (ve bu itibarla herkesi bağış ve kayrasıyla) kuşatmaktadır.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve içinizden bekar olanları, erkek ve kadın esirlerinizden (evliliğe) elverişli olanları evlendirin! Yoksul da olsalar, Allah onları lutfuyla destekleyecektir: zira Allah (lutfunda) sınırsızdır, (kime ne kadar vereceğini) çok iyi bilir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sizden olan bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salâh-ı hali olanları evlendiriniz. Eğer yoksul oldular ise Allah onları fazlından zengin kılar ve Allah vâsidir, alîmdir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ömer Öngüt = Aranızdaki bekârları ve kölelerinizden, câriyelerinizden sâlih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah lütfu bol olandır, her şeyi bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Şaban Piriş = İçinizden bekârları, köle ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah, onları lütfu ile zenginleştirir. Allah, kuşatıcıdır, alimdir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Sadık Türkmen = Içinizden bekârları, vatandaş veya yabancı farketmez evlendirin! Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Seyyid Kutub = Aranızdaki bekârlar ile iyi davranışlı köle ve cariyelerinizi evlendiriniz. Eğer bunlar fakir iseler, Allah'ın lütfu ile zenginleşirler. Allah'ın nimeti boldur ve O herşeyi bilir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Suat Yıldırım = İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden evlenmeye müsait olanları evlendirin! Eğer fakir iseler, Allah lütfu ile onların ihtiyaçlarını giderir. Çünkü Allah’ın lütfu geniştir. Her şeyi hakkıyla bilir (ihtiyaçları ve lütfa lâyık olanları da bilir).

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Süleyman Ateş = İçinizden bekârları ve köle ve câriyelerinizden iyileri evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allâh, lutfiyle onları zengin eder. Allâh(ın mülkü) geniştir, O, (her şeyi) bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Tefhim-ul Kuran = İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Ümit Şimşek = Bekâr olanlarınız ile köle ve cariyelerinizden evlenebilecek durumda olanları evlendirin. Onlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Çünkü Allah'ın lütuf ve ihsanı pek geniştir; O herşeyi hakkıyla bilir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İçinizden bekârları/dulları, bir de erkek hizmetçilerinizden ve halayıklarınızdan durumu uygun olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfundan zenginleştirir. Allah Vâsi'dir, Alîm'dir.

vâsiun

  Nûr / 32 -

 İskender Ali Mihr = Ve sizden eşi olmayan erkekleri ve kölelerinizden salih olanları ve eşi olmayan kadınlarınızı nikâhlayınız (evlendiriniz). Eğer onlar fakir iseler Allah onları fazlından gani (zengin) kılar. Ve Allah, Vâsi’dir (ihsanı, ni’meti çok olandır), Alîm’dir (en iyi bilendir).

vâsiun

  Nûr / 32 -

 İlyas Yorulmaz = Sizden olan bekâr kadınlarınızı, doğru işler yapan kölelerinizi ve bekar erkeklerinizi evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları bağışlamasıyla zenginleştirir. Şüphesiz ki Allah her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Diyanet İşleri = Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Doğu da Allah'ındır, batı da. Artık nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Abdullah Parlıyan = Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye yönelirseniz Allah'ın yüzü oradadır. Allah('ın gücü) geniştir ve O, her şeyi bilendir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Adem Uğur = Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (zatı) oradadır. Şüphesiz Allah'(ın rahmeti ve nimeti) geniştir, O her şeyi bilendir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ahmed Hulusi = Maşrik de (doğu veya doğuş mahallî) mağrip de (batı veya batış - kayboluş - ölüm) Allâh'a aittir! Ne yana dönersen Vechullah karşındadır (Allâh Esmâ'sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın)! Muhakkak ki Allâh tüm varlığı kapsar ve ilim sahibidir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ahmet Tekin = Doğu da, batı da Allah’ındır. Allah’ın emrini yerine getirme, Allah’ın rızasını kazanma niyetiyle hangi tarafa dönerseniz dönün, Allah’ın rızası oradadır. Allah’ın nimeti ve rahmeti geniştir. O her şeyi bilir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ahmet Varol = Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye yönelirseniz Allah'ın yüzü oradadır. Allah('ın gücü) geniştir ve O, her şeyi bilendir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ali Bulaç = Doğu da Batı da Allah'ındır. Ne tarafa dönerseniz, Allah'ın yönü o tarafa doğrudur. Şüphesiz Allah'ın kudreti herşeyi kapsar ve o herşeyi bilir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ali Fikri Yavuz = Doğu ve batı, her yer Cenâb’ı Allah’ındır. (Namaz kılmak için kıbleyi araştırdıktan sonra) hangi tarafa yönelirseniz, orası Allah’a ibadet yönüdür. Şüphesiz ki Allah’ın mağfireti geniştir, O her şeyi bilicidir.

vâsiun

  Bakara / 115 -

 Ali Ünal = (Müslümanların mescitlerinde Allah’ın adının anılmasını önlemek gayesiyle kıble gibi bazı meseleleri bahane ederler. Oysa mekân olarak) doğu da batı da (ve doğusuyla, batısıyla bütün yeryüzü) Allah’ındır. (Nerede bulunursanız bulunun, namaz için O’na yönelebilirsiniz) ve her ne tarafa yönelirseniz yönelin, Allah’a yönelmiş olur, O’nu karşınızda bulursunuz. Allah, bütün yönlerin sahibi, (rahmeti ve lütfuyla her varlığı) kucaklayan ve merhametiyle kullarına genişlik gösterendir; (neyi niçin yaptığınızı da) çok iyi bilendir.