Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Diyanet İşleri = İçlerinden biri şöyle dedi: “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki şu, benim kardeşimdir, doksan dokuz dişi koyunu var ve benimse bir tek dişi koyunum; öyleyken onu da bana ver dedi ve konuşmamızda beni alt da etti.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Abdullah Parlıyan = İçlerinden biri: “Bu benim kardeşim, onun 99 koyunu, benim de bir koyunum var. Buna rağmen “Onu da bana ver” dedi ve konuşmada beni altetti, onunla başedemedim ve sana hükmünü sormaya geldik.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Adem Uğur = (Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki şu benim kardeşimdir. . . Onun doksan dokuz koyunu var, benim ise bir tek koyunum var. . . Böyle iken 'Onu bana ver' dedi ve dediğini yaptırdı!"

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ahmet Tekin = Onlardan biri:'Bu benim kardeşim. O doksan dokuz yaban ineğine sahipleniyor. Bense bir tek yaban ineğine sahiplendim. Böyleyken onu da benimkilerine kat, ona sahiplenmekten vazgeç dedi. Bu karşılıklı konuşma sırasında bana baskın çıktı.' dedi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ahmet Varol = Şu kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var, benimse bir tek koyunum var. Böyleyken: 'Onu da bana ver' dedi ve konuşmada bana üstün geldi.'

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ali Bulaç = "Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen "Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat" dedi ve bana, konuşmada üstün geldi."

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = (İkisinden biri şöyle) dedi: “- Şu benim (din) kardeşimdir. Onun doksan dokuz dişi koyunu var. Benim ise tek dişi koyunum var. Böyle iken, onu da bana ver dedi ve beni konuşmada mağlûb etti.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ali Ünal = (İçlerinden biri meseleyi arzetti:) “Şu, benim kardeşimdir. Kendisinin doksan dokuz koyunu var, benimse tek bir koyunum. Böyle iken, ‘Onu da bana bırak!’ diyor ve konuşma gücüyle beni bastırıyor.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Bayraktar Bayraklı = “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim de bir koyunum var. ‘Onu da bana ver' dedi ve beni konuşmada yendi.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Bekir Sadak = «Bu kardesimin doksan dokuz disi koyunu, benim de bir tek disi koyunum vardir; O'nu da bana ver dedi ve tartismada beni yendi.»

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Celal Yıldırım = Şüphen olmasın ki, bu benim kardeşimdir; doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Onu da bana ver, di gerine katayım, dedi ve beni konuş mada yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Cemal Külünkoğlu = (İçlerinden biri şöyle dedi:) “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken: ‘Onu da bana ver' dedi ve tartışmada beni bastırdı.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Bu kardeşimin doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum vardır; O'nu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi.'

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Diyanet Vakfi = (Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken «Onu da bana ver» dedi ve tartışmada beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Edip Yüksel = 'Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken, 'Onu da bana ver,' dedi ve tartışmada bana üstün geldi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şu benim biraderim onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var, böyle iken «bırak onu bana» dedi ve beni söyleşmede yendi

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = «Şu benim kardeşim, onun doksan dokuz kişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var, böyle iken; «Onu da bana bırak» dedi. Ve beni söyleşmede (tartışmada) yendi.» diye anlattı.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biri: «İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi» diye anlattı.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Gültekin Onan = "Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen "onu da benim payıma (koyunlarıma) kat" dedi ve bana, konuşmada üstün geldi."

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Harun Yıldırım = Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Hasan Basri Çantay = (İçlerinden biri): «Şu benim birâderimdir. Onun doksan dokuz dişi koyunu var. Benim ise birtek dişi koyunum var. Böyle iken «Onu bana ver (de bakayım)» dedi, mücâdelede beni yendi».

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Hayrat Neşriyat = (Onlardan biri şöyle dedi:) 'Doğrusu bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise tek bir koyunum var. Böyle iken: 'Onu bana ver!’ dedi ve tartışmada beni yendi.'

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 İbni Kesir = Gerçekten bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum var. Onu bana ver, dedi ve söyleşmede beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Kadri Çelik = “Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen “Beni ona da kefil (malik) kıl” dedi ve bana konuşmada üstün geldi.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Muhammed Esed = "Bu benim kardeşim: Onun doksandokuz koyunu var, benimse (sadece) bir koyunum; buna rağmen, 'onu bana ver' dedi ve bu tartışmada bana zorla dediğini yaptırdı".

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Mustafa İslamoğlu = İşte bu benim kardeşim; onun doksan dokuz koyunu var, benimse yalnızca bir tek koyunum; buna rağmen o, "Onu da bana ver" dedi ve dediğini zorla yaptırdı.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Muhakkak ki şu, benim kardeşimdir. Onun doksandokuz dişi koyunu vardır. Benim için ise bir dişi koyun var. Öyle iken, «Onu bana bırak,» dedi ve beni konuşmada mağlup etti.»

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ömer Öngüt = "Bu benim kardeşimdir. Onun doksandokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: 'Onu da bana ver!' dedi ve beni tartışmada yendi. "

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Şaban Piriş = -Bu benim kardeşimdir, O’nun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. “Onu da bana ver” dedi ve konuşmada bana üstün geldi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Sadık Türkmen = “şüphesiz bu benim kardeşimdir. Doksandokuz koyunu var, benimse sadece bir koyunum var. Buna rağmen: ‘Onu da bana ver’ dedi. Konuşmada (kendini ifade etmede) bana ağır bastı.”

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Seyyid Kutub = Bu kardeşimin doksandokuz dişi koyunu var. Benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken onu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Suat Yıldırım = "Benim şu (din) kardeşimin doksan dokuz koyunu var, benimse bir tek koyunum! Böyle iken "onu da bana bırak!" dedi ve çenesiyle beni bastırdı."

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Süleyman Ateş = "Bu kardeşimin doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve konuşmada bana ağır bastı (onunla baş edemedim.)"

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen «Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat» dedi ve bana konuşma (tarzın)da üstün geldi.»

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Ümit Şimşek = 'Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim de bir koyunum var. Buna rağmen 'O tek koyunu da bana ver' dedi ve tartışmada bana üstün geldi.'

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Şu benim kardeşimdir. Kendisinin doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen, onu da bana ver dedi ve tartışmada bana galip geldi."

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 İskender Ali Mihr = Gerçekten bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz koyunu var ve benim bir koyunum var. Buna rağmen "Ona beni kefil kıl (onu da bana ver)." dedi. Söyledikleri ile beni yendi.

vâhidetun

  Sâd / 23 -

 İlyas Yorulmaz = Bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz adet koyunu var, benim de yalnız bir adet koyunum var. O bir koyunu benim sorumluluğuma ver dedi ve yaptığımız sözlü tartışmada bana üstün geldi.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Diyanet İşleri = Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bizim emrimiz, birdir, ancak bir göz kırpış, bir göz yumup açış gibi tezdir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Abdullah Parlıyan = Takdir, yaratma ve hertür şeyde bizim işimiz göz kırpması kadar hızlıdır. Bir şeye “ol” dedik mi, o da anında oluverir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Adem Uğur = Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ahmed Hulusi = Emrimiz (hüküm ve oluş) tektir; göz kırpması gibidir (Allâh'a göre "AN" içinde olmuştur)!

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ahmet Tekin = Bizim icraatımız, bir anlık bakış gibi, yalnızca bir tek sözden, bir emirden ibarettir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ahmet Varol = Bizim buyruğumuz sadece bir tektir. Bir göz kırpmak gibidir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ali Bulaç = Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.'

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ali Fikri Yavuz = (Bir şeyin olmasını murad ettik mi) emrimiz başka değil, ancak birdir (yalnız ol kelimesidir, oluverir); bir göz kırpması gibidir.

vâhidetun

  Kamer / 50 -

 Ali Ünal = Her şeyi sadece tek bir emirle, sanki göz açıp kapayıncaya kadarlık bir süratle yaparız Biz.