Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerde ve ırmak başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Abdullah Parlıyan = Muhakkak ki, yolunu Allah ve kitabıyla bulanlar, cennetlerde ve ırmak başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Adem Uğur = (Allah'ın azabından korkup rahmetine sığınan) takvâ sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ahmed Hulusi = Muttakiler ise cennetlerde ve ayn(kaynak)lardadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ahmet Tekin = 'Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler, Cennetlerde, akarsu kıyılarında ve pınar başlarındadır.'

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ahmet Varol = Takva sahipleri cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ali Bulaç = Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ali Fikri Yavuz = Takva sahipleri, elbette cennetlerde ve pınarlardadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ali Ünal = Kalbleri Allah’a karşı saygıyla dopdolu olan ve O’na itaatsizlikten, dolayısıyla O’nnu azabından sakınanlar (müttakîler) ise, cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Bayraktar Bayraklı = Takvâ sahipleri, elbette cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Bekir Sadak = Allah'a karsi gelmekten sakinanlar ise, cennetlerde, pinar baslarindadirlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki takva sahipleri (Allah'tan saygı ile korkup fenalıklardan sakınanlar) Cennetlerde pınarlar (başlarında zevk-u safa içinde)dirier.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Cemal Külünkoğlu = (45-46) Şüphesiz Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan kimseler, cennetler içinde ve pınarlar başındadır. Onlara: “Esenlikle ve güven içinde oraya giriniz” denecektir.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Diyanet Vakfi = (Allah'ın azabından korkup rahmetine sığınan) takvâ sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Edip Yüksel = Erdemliler ise bahçeler ve pınarlar içindedir.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Elbette müttekıyler, Cennetler, pınarlar içinde

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Elbette takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlar içinde olacaklardır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Gültekin Onan = Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Harun Yıldırım = Takvâ sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Hasan Basri Çantay = Takvaa sâhibleri muhakkak cennetlerde, pınar (baş) larındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhe yok ki takvâ sâhibleri, Cennet bahçelerinde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 İbni Kesir = Müttakiler ise; muhakkak ki cennetler ve pınarlar içindedirler.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Kadri Çelik = Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Muhammed Esed = Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler ise, onlar (kendilerini) hasbahçeler içinde gözelerin, kaynakların başında (bulacaklar),

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve fakat muttakiler! Onlar has bahçelerde, pınar başlarında...

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Muttakî olanlar ise muhakkak ki, cennetler ve pınarlar içindedirler.»

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ömer Öngüt = Muttakiler cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Şaban Piriş = Takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlardadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz korunup sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Seyyid Kutub = Kötülükten sakınanlar ise, cennetteler ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Suat Yıldırım = Şeytana uymaktan korunan müttakiler ise cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Süleyman Ateş = (Şeytâna uymaktan, küfür ve isyândan) korunanlar ise cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Ümit Şimşek = Takvâ sahipleri ise Cennet bahçelerinde, pınar başlarındadır.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sakınılması gereken şeylerden sakınanlar ise cennetlerde pınarlar içindedir.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki; takva sahipleri, cennetlerin içinde ve pınarlar başındadırlar.

ve uyûnin

  Hicr / 45 -

 İlyas Yorulmaz = Allah dan sakınanlara gelince, onlar cennetin bahçeleri içinde ve her türlü içecek kaynaklarının başındadırlar.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Diyanet İşleri = (57-58) Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Abdullah Parlıyan = Biz de Firavun ve yandaşlarını o güzelim bahçelerinden ve pınar başlarından,

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Adem Uğur = Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, çıkardık.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ahmed Hulusi = Bu yüzden onları bağ-bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ahmet Tekin = Sonra biz onları bahçelerden, akarsu kıyılarından ve pınar başlarından çıkardık.

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ahmet Varol = Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık,

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ali Bulaç = Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ali Fikri Yavuz = Böylece Firavun’u ve kavmini çıkardık bostanlardan, pınarlardan;

ve uyûnin

  Şu’arâ / 57 -

 Ali Ünal = Böylece Biz onları, o çok güzel bağlardan, bahçelerden ve akıp duran su kaynaklarından çıkardık;