Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ummu el kitâbi
Diyanet İşleri = Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah, dilediğini bozar, dilediğini yazar ve kitabın aslı, esası, onun katındadır.
ummu el kitâbi
Abdullah Parlıyan = Dolayısıyla Allah, önceki mesajlardan dilediğini yürürlükten kaldırır, dilediğini bırakıp pekiştirir. Çünkü vahyin kaynağı O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Adem Uğur = Allah dilediğini mahveder siler, dilediğini de sâbit kılar. Ana kitap O'nun nezdindedir.
ummu el kitâbi
Ahmed Hulusi = Allah dilediğini yok eder, dilediğini sabit kılar; Ana Kitap O’nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ahmet Tekin = Allah dilediği sıra ile mesajları gerçekleştirir ve dilediği sıra ile mesajlarını (Kur’an’ı) sabit kılıp bırakır. (Mesajların yazıldığı) Ana Kitap (Levhi Mahfûz) O’nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Ahmet Varol = Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır. Kitab'ın anası (Ana Kitap) O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ali Bulaç = Allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ali Fikri Yavuz = Allah dilediği hükmü kaldırır ve yerinde bırakır (veya değiştirir). Bütün kitapların esası O’nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ali Ünal = Allah, (takdir ve hükümleri içinde) neyi dilerse onu siler, neyi de dilerse onu yerinde bırakır. Ana Kitap, O’nun katındadır.
ummu el kitâbi
Bayraktar Bayraklı = Allah dilediğini siler; dilediğini sabit bırakır. Kitabın anası/anayasa O'nun katındadır.[236]
ummu el kitâbi
Bekir Sadak = Allah diledigi siler, diledigini birakir; Ana Kitap O'nun katindadir.
ummu el kitâbi
Celal Yıldırım = Allah dilediğini siler, dilediğini isbât eder (yerinde sabit bırakır). Ümmü'l-Kitâb (=Ana Kitâb) O'nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Cemal Külünkoğlu = Allah dilediği (hükmü)nü yürürlükten kaldırır, dilediğini de yürürlükte tutar. Çünkü Ana Kitap (vahyin kaynağı) O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Diyanet İşleri (eski) = Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ana Kitap O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Diyanet Vakfi = Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı onun yanındadır.
ummu el kitâbi
Edip Yüksel = ALLAH dilediğini siler, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Elmalılı Hamdi Yazır = Allah dilediği mahv-ü isbat da eder ve ümmülkitab onun nezdindedir
ummu el kitâbi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah dilediğini siler, dilediğini olduğu gibi bırakır; Ana kitap O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah dilediğini imha eder, dilediğini de yerinde bırakır. Ana kitap O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Gültekin Onan = Tanrı, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası (veya ana kitap) (ümmülkitab) O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Harun Yıldırım = Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır. Bütün kitapların aslı onun yanındadır.
ummu el kitâbi
Hasan Basri Çantay = Allah ne dilerse (onu yapar. Ba'zısını) mahveder, (vücuda getirmez, ba'zısını da) vücûda getirir. Ana kitab Onun nezdindedir.
ummu el kitâbi
Hayrat Neşriyat = Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sâbit bırakır. Ana kitab (olan Levh-i Mahfûz) ise O’nun katındadır.
ummu el kitâbi
İbni Kesir = Allah dilediğini siler ve dilediğini bırakır. Ve ana kitab O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Kadri Çelik = Allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası (aslı) O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Muhammed Esed = Allah (önceki mesajlarından) dilediğini yürürlükten kaldırır, dilediğini bırakır, pekiştirir, çünkü vahyin kaynağı O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Mustafa İslamoğlu = Allah dilediğini yok eder, dilediğini bırakıp sağlamlaştırır: zaten mesajın kaynağı (da) O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ömer Nasuhi Bilmen = Allah Teâlâ dilediğini mahveder ve isbat buyurur ve ana kitap O'nun nezdindedir.
ummu el kitâbi
Ömer Öngüt = Allah dilediğini mahveder siler, dilediğini de sâbit kılar. Ana kitap O'nun nezdindedir.
ummu el kitâbi
Şaban Piriş = Allah dilediğini yok eder, dilediğini sabit kılar; Ana Kitap O’nun katındadır.
ummu el kitâbi
Sadık Türkmen = Allah dilediği sıra ile mesajları gerçekleştirir ve dilediği sıra ile mesajlarını (Kur’an’ı) sabit kılıp bırakır. (Mesajların yazıldığı) Ana Kitap (Levhi Mahfûz) O’nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Seyyid Kutub = Allah dilediği hükmü yürürlükten kaldırır, dilediğini de yürürlükte tutar. Ana kitap O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Suat Yıldırım = Allah, dilediği hükmü iptal eder, dilediğini sabit bırakır. Ana kitap O’nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Süleyman Ateş = Allâh, dilediğini siler, (dilediğini) bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Tefhim-ul Kuran = Allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
Ümit Şimşek = Allah dilediğini yok eder, dilediğini sabit kılar. Ana Kitap Onun katındadır.
ummu el kitâbi
Yaşar Nuri Öztürk = Allah dilediğini silip yok eder, dilediğini sâbit tutar. Kitap'ın anası/ana Kitap O'nun katındadır.
ummu el kitâbi
İskender Ali Mihr = Allah, dilediği şeyi siler, yok eder (mahveder) ve (dilediği şeyi) sabit kılar ve ümmülkitap (ana kitap), O’nun indindedir (nezdindedir).
ummu el kitâbi
İlyas Yorulmaz = Allah, dilediği bir şeyi silip iptal eder, dilediğinin de kalmasını sağlar. Kitabın anası (her şeyin kayıtlı olduğu kitap) O nun yanındadır.
ummu el kitâbi
Diyanet İşleri = O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
ummu el kitâbi
Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir Tanrı'dır ki sana kitap indirdi. Onun bir kısmı, mânası-apaçık âyetlerdir ve bunlar, kitabın temelidir. Diğer kısmıysa çeşitli mânalara benzerlik gösterir âyetlerdir. Yüreklerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onları tevil etmek için mânaları açık olmayan âyetlere uyarlar. Halbuki onların tevilini ancak Allah bilir. Bilgide şüpheleri olmayacak kadar kuvvetli olanlarsa derler ki: Biz inandık ona, hepsi de Rabbimizdendir; bunu aklı tam olanlardan başkaları düşünemez.
ummu el kitâbi
Abdullah Parlıyan = Kitabı sana indiren O'dur. O'nun bazı ayetleri muhkem yani manası apaçık ayetlerdir ki, bunlar kitabın esası ve anasıdır. Diğerleri benzeşen yani müteşabihtirler. Kalpleri gerçeklerden sapmaya meyilli olanlar, sırf kafaları karıştıracak şeyler bulmak için ve ona keyfî anlamlar yüklemek amacıyla kitabın müteşabih denilen kısmına uyarlar. Oysa Allah'tan başka kimse onun kesin yorumunu bilemez. Bu yüzden, bilgide derinleşenler şöyle derler: “Biz ona inanırız, onun tamamı Rabbimizdendir. Derin kavrayış sahipleri dışında kimse bundan ders almasa da.”
ummu el kitâbi
Adem Uğur = Sana Kitab'ı indiren O'dur. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.
ummu el kitâbi
Ahmed Hulusi = "HÛ"dur; ki sana inzâl ettiği BİLGİ (Kitap) işaretlerinin bir kısmı muhkemdir (açık - net anlaşılır hükümler ihtiva eden), bilginin (Kitabın) anası - temelidir; diğerleri de müteşabihâttır (teşbih - misal benzetme yollu anlatım). Kalplerinde zey (art niyetli, olayı saptırmak isteyen düşünceye sahip) olan kişiler, fitne amaçlı tevilini (yorumunu - neye işaret ettiğini) yapmak üzere müteşabih olanlarıyla hükmederler. Bunların tevilini (kesin olarak ne kastedildiğini) ancak Allâh bilir. İlimde Rasih olanlar (derinlikli düşünenler): "İman ettik, onların tamamı Rabbimizin indîndendir" derler. Öze ermişlerden (Ulül Elbab) başkası bunu anlayamaz.
ummu el kitâbi
Ahmet Tekin = O, kitabı, Kur’ân’ı sana indirendir. Onun, Kur’ân’ın bir kısım âyetleri muhkemdir. Bunlar Kur’ân’ın, bütün kutsal kitapların esasıdır, levh-i Mahfuzda yazılı temel kurallardır. Diğerleri de insanlığın devamlı çoğalan meselelerine çözüm getirmeye müsait, birden fazla mânaya açık, müteşabih âyetlerdir.Akılları, kalpleri sapmaya meyilli, kötü niyetli olanlar, sırf fitne çıkarmak, ortalık bulandırmak, kelimelere keyfî anlamlar yükleyerek te’vil yapıp kafa karıştırmak arzusunda oldukları için, müteşabih âyetlerin peşine takılırlar. Halbuki onun te’vilini ancak Allah ve ilimde yüksek pâye elde eden âdil, objektif düşünen ilim adamları bilir. Onlar:'Kur’ân’a inandık, muhkem de, müteşabih de hepsi Rabbimiz tarafından indirilmiştir' derler. Bu inceliği ancak akıl ve vicdan sahipleri düşünüp anlar.
ummu el kitâbi
Ahmet Varol = Sana Kitab'ı indiren O'dur. Ondaki bir kısım ayetler Kitab'ın temelini oluşturan kesin anlamlı ayetlerdir. Diğerleri ise müteşabih (birden fazla anlama gelebilen) ayetlerdir. Kalplerinde bir eğrilik bulunanlar, bozgunculuk yapmak ve kendilerine göre yorumlamak amacıyla müteşabih olan ayetlerin üzerine düşerler. Onların yorumunu (tam ve doğru olarak) Allah'tan başka kimse bilemez. İlimde derinleşmiş olanlar ise 'Bunlara iman ettik. Hepsi Rabbimizin katındandır' derler. Şu var ki, akıl sahiplerinin dışındakiler bunlardan ibret almazlar.
ummu el kitâbi
Ali Bulaç = Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.
ummu el kitâbi
Ali Fikri Yavuz = Sana Kur’anı indiren O’dur. Bunun bir kısım âyetleri açık ve kesindir. Bunlar Kur’ân’ın esasıdır. Diğer bir kısım âyetler de vardır ki, (onların mânası sizce anlaşılmaz) müteşâbihtirler. (1) İşte, kalblerinde şüphe bulunanlar, fitne aramak ve te’viline gitmek için Kur’ân’ın müteşâbih âyetlerine uyarlar. Halbuki, o müteşabihin te’vilini yalnız Allah bilir. İlimde kökleşmiş ve metin olmuş kimseler ise: “- Biz ona (manâsı anlaşılmıyan müteşabihe) inandık; açık ve kapalı bütün âyetler Rabbimiz tarafındandır”, derler. Bunları ancak akılları tam olanlar iyice düşünür.
ummu el kitâbi
Ali Ünal = O’dur Sana (bu mucize) Kitabı indiren: onda muhkem âyetler vardır ki, onlar Kitab’ın anasıdır; diğer âyetleri ise müteşabihtir. Fakat kalblerinde eğrilik olanlar, nasıl fitne çıkarıp insanları saptırırız, nasıl onun (gaye ve arzumuza göre) bir te’vilini bulabiliriz diye müteşabih olanların peşine düşerler. Halbuki onun gerçek te’vilini ancak Allah bilir ve ilimde kökleşip derinleşenler de, “Biz, o Kitabın tamamına inandık, (muhkemiyle, müteşabihiyle) hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. İşte, ancak gerçek akıl ve idrak sahipleridir ki, düşünür ve gerekli dersi alırlar.