Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Diyanet İşleri = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onu, İsrâiloğullarının bilginlerinin bilmesi de bir delil değil miydi onlara?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Abdullah Parlıyan = İsrailoğulları arasındaki bilginlerin, bu gerçeği bilmeleri, onlar için gerçeği yansıtan bir belge ve kanıt değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Adem Uğur = Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ahmed Hulusi = İsrailoğullarının âlimlerinin Onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ahmet Tekin = İsrâiloğulları’nın bilginlerinin Kurân’ı bilmesi, tanıması onlar için bir delil değil midir?'

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ahmet Varol = İsariloğulları bilginlerinin onu bilmeleri onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ali Bulaç = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ali Fikri Yavuz = İsrailoğulları âlimlerin, kitâblarında Kur’an’ın vasfını bilmesi de, o kâfirlere bir delil değil mi? (Bundan da Kur’an’ın sıhhatini anlamıyorlar mı?...)

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ali Ünal = Bu gerçeği İsrail Oğulları âlimlerinin bilmesi, o müşrikler için yeterli bir delil teşkil etmez mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Bayraktar Bayraklı = İsrâiloğullarının bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Bekir Sadak = Israilogullari bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Celal Yıldırım = Onu İsrail oğulları'ndan olan ilim adamlarının bilmesi onlar için (gerçeği yansıtan) bir belge ve kanıt değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Cemal Külünkoğlu = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, inkârcılar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Diyanet İşleri (eski) = İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Diyanet Vakfi = Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Edip Yüksel = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmiş olması onlar için yeterli bir delil oluşturmuyor mu?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onu Beni İsrail ulemasının bilmesi de onlara bir âyet (bir delil) değil mi

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Beni İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Gültekin Onan = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir ayet değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Harun Yıldırım = Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Hasan Basri Çantay = İsrâîl oğulları bilginlerinin bunu bilmesi de onlar için bir âyet (bir delîl) değil miydi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Hayrat Neşriyat = İsrâiloğulları âlimlerinin bunu (kitablarında görerek) bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 İbni Kesir = İsrailoğullarının bilginlerinin bunu bilmesi de onlar için bir ayet değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Kadri Çelik = İsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için ispatlayıcı bir delil (ayet) değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Muhammed Esed = İsrailoğulları arasındaki (birçok) bilginin bu (gerçeği) bilmeleri onlar için yeterli bir belirti sayılmaz mı?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Mustafa İslamoğlu = İsrailoğullarına mensup alimlerin bunu bilmeleri onlar için delil olarak yeterli değil miydi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar için bir delil olmuş değil midir, onu Benî İsrail âlimlerinin bilir olmaları.

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ömer Öngüt = İsrâiloğullarının bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Şaban Piriş = İsrailoğulları’nın bilginlerinin onu bilmeleri, onlar için bir belge değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Sadık Türkmen = Onlar için bir delil değil mi? İsrailoğulları’nın bilginlerinin onu (Kur’an’ı) bilmesi!

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Seyyid Kutub = İsrailoğulları bilginlerinin bu Kur'an'dan haberdar olmaları müşrikler için bir delil değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Suat Yıldırım = İsrailoğullarından bilginlerin onu bilmeleri, onlar için bir delil değil midir?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Süleyman Ateş = İsrâiloğulları bilginlerinin onu bilmesi de onlar için (Kur'ân'ın Güvenilir Rûh tarafından vahyedildiğine) yeterli bir delil değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Tefhim-ul Kuran = İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için ispatlayıcı bir delil (ayet) değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Ümit Şimşek = İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmesi onlar için bir delil değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Beni İsrail bilginlerinin de onu bilmesi bunlar için bir belirti/kanıt değil mi?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 İskender Ali Mihr = Ve Benî İsrail’in ulemasının (âlimlerinin) O’nu bilmesi, onlar için bir delil olmadı mı?

ulemâu

  Şu’arâ / 197 -

 İlyas Yorulmaz = İsrail oğullarının âlimlerinin bu inen vahyi bilmeleri onlar için bir işaret olmadı mı?

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Diyanet İşleri = İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve insanlardan da, havanlardan da, davarlardan da çeşitli renkte mahlûklar yaratır tıpkı bunun gibi; Allah'tan, ancak kullarının bilgili olanları korkar, şüphe yok ki Allah, üstündür, rahîmdir.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Abdullah Parlıyan = İnsanlardan, sürüngenlerden ve davarlardan da, bunun gibi, ayrı ayrı renkte olanları var. Kulları arasından yalnızca, anlama ve kavrama yeteneğine yani geniş, kapsamlı vahiy bilgisine sahip olanlar, Allah'tan gereği biçimde korkarlar. Çünkü Allah güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç erişemez ve O Allah çok bağışlayandır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Adem Uğur = İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da yine böyle türlü renkte olanlar var. Kulları içinden ancak âlimler, Allah'tan (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah, daima üstündür, çok bağışlayandır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ahmed Hulusi = İnsanlardan, dabbelerden (beden türleri - ırklar) ve en'amdan da (hayvansı özellikler) renkleri muhtelif olanlar var! Allâh'tan, kullarından ancak âlimler ("Allâh" ismiyle işaret olunanı fark edenler, Azametini bilenler) haşyet duyar! Muhakkak ki Allâh Aziyz'dir, Ğafûr'dur.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ahmet Tekin = İnsanlar, canlı mahlûklar ve sağmal hayvanlar da çeşit çeşit renklere sahip. Bitkilerde ve tabiatta da bu çeşitlilik var. Kulları arasından ancak âlimler gereğince Allah’tan korkar. Allah kudretli ve hükümrandır. Her şeyi koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcıdır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ahmet Varol = İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da böyle renkleri değişik olanlar vardır. Kulları içinde Allah'tan ancak alimler korkar. Allah yücedir, bağışlayandır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ali Bulaç = İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek korkar'. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ali Fikri Yavuz = İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da böyle çeşitli renkleri var. Allah’dan, kulları içinde, ancak (kudret ve azametimi bilen) âlimler korkar: Şüphe yok ki Allah Azîz’dir= her şeye gâlibdir, Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır.

el ulemâu

  Fâtır / 28 -

 Ali Ünal = İnsanlar, dağlardaki hayvanlar ve evde beslenen büyük–küçük baş hayvanlar da aynı şekilde farklı renklerdedir. Gerçek şu ki, kulları içinde Allah karşısında ancak âlimler saygıyla ürperir. Allah, mutlak izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galiptir, bağışlaması pek bol olandır.