Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükâfat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat kendilerine, tarafımızdan güzel bir vaitte bulunulan, haklarında iyilik takdîr edilen kimseler, oradan uzaklaşmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Abdullah Parlıyan = Ama gerçekten kendileri için, katımızdan iyilik ve güzellik yazılmış bulunanlara gelince, böyleleri cehennemden uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Adem Uğur = Tarafımızdan kendilerine güzel âkıbet takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ahmed Hulusi = Bizden kendilerine güzellik, saadet takdir edilmiş olan kimselere gelince, işte onlar ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ahmet Tekin = Amelleri sebebiyle tarafımızdan, kendilerine güzel âkıbet takdir edilmiş olanlar, işte onlar, cehennemden uzak tutulurlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ahmet Varol = Bizden kendileri için önceden güzellik takdir edilmiş olanlar işte onlar oradan uzaklaştırılırlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ali Bulaç = Ama bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar; işte, onlar, ondan uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ali Fikri Yavuz = Şüphesiz ki, kendilerine bizden saadet icap etmiş olanlar, işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ali Ünal = Buna karşılık, haklarında tarafımızdan va’din güzeli (Cennet, Cemâlüllah ve Allah’ın rızası) takdir edilmiş olanlara gelince, onlar Cehennem’den uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Bayraktar Bayraklı = Tarafımızdan kendilerine güzel sonuç takdir edilmiş olanlara gelince, işte onlar cehennemden uzak tutulurlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Bekir Sadak = Yaptiklarina karsilik katimizdan kendileri icin iyi seyler yazilmis olanlar, iste onlar cehennemden uzak tutulanlardir.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki bizden kendilerine en güzel (en doyurucu mutluluk) sözü verilmiş olanlar (var ya), işte onlar Cehennem'den uzak tutulmuşlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Cemal Külünkoğlu = Daha önce (güzel ve faydalı eylemlerinden dolayı) akıbetlerinin iyi olacağını takdir ettiğimiz kimselere gelince; işte onlar cehennemden uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Diyanet Vakfi = Tarafımızdan kendilerine güzel âkıbet takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Edip Yüksel = Ancak kendilerine mutlu bir son belirlediklerimiz hariç, onlar ondan uzaklaştırılacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şübhe yok ki haklarında bizden husnâ sebkedenler, bunlar, ondan uzaklaştırılmışlardır

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şüphe yok ki, haklarında Bizden güzellik takdir edilmiş olanlar ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz katımızdan kendileri için güzel şeyler takdir edilmiş olanlar, işte oradan (cehennemden) uzak tutulanlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Gültekin Onan = Ama bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar; işte, onlar, ondan uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Harun Yıldırım = Tarafımızdan kendilerine güzel âkıbet takdir edilmiş olanlara gelince, işte bunlar cehennemden uzak tutulurlar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Hasan Basri Çantay = Şübhe yok ki kendileri için bizden en güzel (bir seâdet) sebk etmiş (takdîr edilmiş) olanlar, işte bunlar oradan (cehennemden) uzaklaşdırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki tarafımızdan kendilerine en güzel (saâdet) takdîr edilmiş olanlar var ya, işte onlar ondan (Cehennemden) uzaklaştırılmış kimselerdir.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 İbni Kesir = Şüphesiz ki daha önce, kendilerine Bizden güzellik vaadi geçmiş olanlar; bunlar, oradan uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Kadri Çelik = Bizden kendilerine önceden güzel bir söz verilmiş olanlar (var ya), işte onlar, ondan (ateşten) uzaklaştırılmış olanlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Muhammed Esed = (Ama,) bakın, kendileri için katımızdan nihai iyilik ve güzellik (yazılmış) bulunanlara gelince; böyleleri (cehennemden) uzak tutulacaklar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Mustafa İslamoğlu = Ne var ki, katımızdan kendilerine iyilik-güzellik ihsan ettiğimiz kimselere gelince: işte onlar (cehennem)den uzak tutulacaklar.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Muhakkak ki, kendileri için Bizden bir güzellik sebk etmiş olanlar, oradan uzak bulundurulmuşlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ömer Öngüt = O kimseler ki tâ ezelden haklarında tarafımızdan en güzel bir saâdet sebketmiş, iyilik fermanı çıkmıştır. Bunlar ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Şaban Piriş = (Yaptıklarına karşılık) Bizden iyilik ödülü kazananlar ise, onlar cehennemden uzak tutulur.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Sadık Türkmen = Tarafimizdan, kendilerine bir güzellik takdir edilen kimseler, işte onlar, ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Seyyid Kutub = Daha önce akıbetlerinin iyi olacağını takdir ettiğimiz kimselere gelince, onlar cehennemden uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Suat Yıldırım = Ama kendileri hakkında Bizden ebedî mutluluk takdir edilmiş olanlar, cehennemden uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Süleyman Ateş = Ama bizden kendilerine (ezelde) güzellik geçmiş (mutluluk takdir edilmiş) olanlar, işte onlar, ondan (cehennemden) uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Tefhim-ul Kuran = Ama bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar; işte onlar, ondan uzaklaştırılmış olanlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Ümit Şimşek = Kendileri için güzellik takdir ettiğimiz kimselere gelince, onlar Cehennemden uzak tutulmuştur.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Tarafımızdan kendilerine güzellik hazırlananlara gelince, bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Bizden kendilerine hüsna (güzellikler) ulaşanlar (yazılanlar), işte onlar, ondan (cehennemden) uzaklaştırılanlardır.

ulâike

  Enbiyâ / 101 -

 İlyas Yorulmaz = Ancak bizden, kendileri için güzellikler yazılmış olanlar, o cehennemden uzak tutulacaklardır.

ulâike

  Hac / 51 -

 Diyanet İşleri = Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.

ulâike

  Hac / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Delillerimize karşı gelmeye uğraşanlara gelince: Onlar, alev alev yanan cehennemin ehlidir.

ulâike

  Hac / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Ayetlerimize karşı gelmeye uğraşanlarsa, işte onlar cehennemliktirler.

ulâike

  Hac / 51 -

 Adem Uğur = Ayetlerimiz hakkında (onları tesirsiz kılmak için) birbirlerini geri bırakırcasına yarışanlara gelince, işte bunlar, cehennemliklerdir.

ulâike

  Hac / 51 -

 Ahmed Hulusi = Etkisiz kılmak amacıyla işaretlerimizi iptal için koşuşanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdır!

ulâike

  Hac / 51 -

 Ahmet Tekin = Bizim kendilerine gücümüzün yetmeyeceğini, bizim koyduğumuz kuralların dışına çıkıp yakalarını kurtaracaklarını zannederek âyetlerimizi, Kur’ân’ımızı ve ilkelerimizi tesirsiz kılmak için birbirlerini geride bırakırcasına çalışan güç ve iktidar sahipleri, ilim adamları ve yazarlar, işte onlar, kaynayan, köpüren cehennem azabına müstehak olanlardır.

ulâike

  Hac / 51 -

 Ahmet Varol = Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlar ise işte onlar alevli ateşin halkıdır.

ulâike

  Hac / 51 -

 Ali Bulaç = Ayetlerimiz konusunda acze düşürücü çabalar harcayanlar, alevli ateşin halkıdır.

ulâike

  Hac / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = Ayetlerimiz (Kur’an’ı-mız) hakkında fesad için koşuşanlar ise, işte onlar Cehennemliktirler.

ulâike

  Hac / 51 -

 Ali Ünal = Âyetlerimizi akılları sıra etkisiz bırakmak ve söndürmek için uğraşıp duranlar ise, öyleleri Kızgın, Alevli Ateş’in yârân ve yoldaşlarıdır.