Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
alâ lisâni dâvûde
Diyanet İşleri = İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.
alâ lisâni dâvûde
Abdulbaki Gölpınarlı = İsrailoğullarından kâfir olanlara Dâvûd'un diliyle de lânet edilmişti, Meryemoğlu İsa'nın diliyle de. Bu da isyan ettiklerinden ve aşırı gittiklerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Abdullah Parlıyan = Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrailoğullarından bir kısmı, zaten Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri, hak ve adalet sınırlarını aşmalarındandır.
alâ lisâni dâvûde
Adem Uğur = İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.
alâ lisâni dâvûde
Ahmed Hulusi = İsrailoğullarından Hakk'ı inkâr edenler, Davud'un ve Meryemoğlu İsa'nın lisanı üzere lânetlenmişlerdir (Allâh'tan uzak düşmüşlerdir). . . Bu (sonuç), onların isyan etmeleri ve haddi aşmaları yüzündendir.
alâ lisâni dâvûde
Ahmet Tekin = İsrailoğulları’ndan küfre sapanlar, Zebur’da Dâvûd’un, İncil’de Meryem’in oğlu Îsâ’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu onların, isyankâr olmaları ve devamlı haddi tecavüz etmeleri, aşırı gitmeleri sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
Ahmet Varol = İsrailoğullarından inkar edenler Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, başkaldırmaları ve sınırı aşmaları sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
Ali Bulaç = İsrailoğullarından inkâr edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.
alâ lisâni dâvûde
Ali Fikri Yavuz = İsrailoğullarından kâfir olanlara, hem Dâvûd’un, hem de Meryem oğlu Îsa’nın dili ile lânet olundu. Bunun sebebi, isyan etmeleri ve hakkın sınırını aşmış olmalarıydı.
alâ lisâni dâvûde
Ali Ünal = İsrail Oğulları’ndan küfre düşenler, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lânetlendiler. Bunun sebebi, onların isyan etmeleri ve sürekli taşkınlıkta bulunup haddi aşmaları idi.
alâ lisâni dâvûde
Bayraktar Bayraklı = İsrâiloğulları'ndan kâfir olanlar, Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.
alâ lisâni dâvûde
Bekir Sadak = Israilogullarindan inkar edenler, Davud'un ve Meryem oglu Isa'nin diliyle lanetlenmislerdi. Bu, bas kaldirmalari ve asiri gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Celal Yıldırım = İsrail oğulları'ndan küfre sapanlar, Davud'un ve Meryem oğlu isa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve taşkınlık yapıp haddi aşmalarındandır.
alâ lisâni dâvûde
Cemal Külünkoğlu = İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu (onların Allah'a) isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Diyanet İşleri (eski) = İsrailoğullarından inkar edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdi. Bu, baş kaldırmaları ve aşırı gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Diyanet Vakfi = İsrailoğullarından kâfir olanlar, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi, söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır.
alâ lisâni dâvûde
Edip Yüksel = İsrail oğullarının inkarcıları, hem Davud'un hem Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişti. Zira onlar isyan edip sınır tanımıyorlardı.
alâ lisâni dâvûde
Elmalılı Hamdi Yazır = Benî Israîlden o küfr edenler hem Davudun hem Meryemin oğlu Isânın lisaniyle tel'ın edildiler, bu onların ısyan etmeleri ve hakkın hududunu tecavüz eder olmaları sebebiyle idi
alâ lisâni dâvûde
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İsrailoğullarından o küfredenler, hem Davud'un hem de Meryem'in oğlu İsa'nın dili ile lanetlendiler. Bu, onların isyan etmeleri ve hakkın sınırlarını aşmakta olmaları yüzündendi.
alâ lisâni dâvûde
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İsrailoğulları'ndan küfredenler, Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi.
alâ lisâni dâvûde
Gültekin Onan = İsrailoğullarından küfredenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.
alâ lisâni dâvûde
Harun Yıldırım = İsrailoğullarından kâfir olanlar Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın lisanıyla lanetlenmişlerdir. İşte bu isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
Hasan Basri Çantay = İsrâîl oğullarından olub da küfredenlere Dâvudun da, Meryem oğlu İsânın da diliyle lâ'net olunmuşdur. Bunun sebebi isyan etmeleri ve ifrata sapmaları idi.
alâ lisâni dâvûde
Hayrat Neşriyat = İsrâiloğullarından inkâr edenler, Dâvûd’un ve Meryemoğlu Îsâ’nın diliyle lâ'netedildiler. Bu (lâ'net, onların) isyân etmeleri ve haddi aşıyor olmaları yüzündendir.
alâ lisâni dâvûde
İbni Kesir = İsrailoğullarından küfredenler; Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle la'netlenmişlerdi. Bu; isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Kadri Çelik = İsrail oğullarından küfre sapanlar, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lânetlenmişlerdi. Bu, isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
Muhammed Esed = Hakikati inkara şartlanmış bulunan şu İsrailoğulları (zaten) Davudun ve Meryem oğlu İsanın diliyle lanetlenmişlerdir: Böyledir, çünkü onlar (Allaha) isyan ettiler; hak ve adalet sınırlarını ihlalde ısrarcı davrandılar.
alâ lisâni dâvûde
Mustafa İslamoğlu = İsrailoğullarından nankörlükte ısrar edenler, Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyankarlıkları ve sürekli taşkınlık yapmaları yüzündendir.
alâ lisâni dâvûde
Ömer Nasuhi Bilmen = İsrailoğullarından kâfir olanlar, Dâvud'un da, Meryem'in oğlu İsâ'nın da lisanıyla lânet olunmuşlardır. Bu da onların isyan etmeleri ve haddi tecavüz eylemeleri sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
Ömer Öngüt = İsrailoğullarından küfre sapanlar hem Davut'un hem de Meryem oğlu İsâ'nın diliyle lânetlenmişlerdir. Çünkü onlar isyan etmişler, sınırı aşmışlardı.
alâ lisâni dâvûde
Şaban Piriş = İsrailoğullarından kafir olanlar, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın dili ile lanetlenmiştir. Bu lanet, isyan etmeleri ve haddi aşmalarındandı.
alâ lisâni dâvûde
Sadık Türkmen = Israiloğullarindan inkâr edenler, Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lânetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.
alâ lisâni dâvûde
Seyyid Kutub = İsrailoğulları'ndan küfredenler, Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi.
alâ lisâni dâvûde
Suat Yıldırım = İsrailoğullarından küfre sapanlar hem Davud’un, hem de Meryem oğlu Îsâ’nın lisanı ile lânetlendiler. Bunun sebebi onların isyan etmeleri ve taşkınlık edip haddi aşmaları idi.
alâ lisâni dâvûde
Süleyman Ateş = İsrailoğullarından kâfir olanlar Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın lisanıyla lanetlenmişlerdir. İşte bu isyan etmeleri ve haddi aşmaları sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
Tefhim-ul Kuran = İsrailoğullarından küfredenlere, Davud ve Meryem Oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.
alâ lisâni dâvûde
Ümit Şimşek = İsrâiloğullarından inkâr edenler, Dâvûd’un ve Meryemoğlu Îsâ’nın diliyle lâ'netedildiler. Bu (lâ'net, onların) isyân etmeleri ve haddi aşıyor olmaları yüzündendir.
alâ lisâni dâvûde
Yaşar Nuri Öztürk = İsrailoğullarından küfredenler; Davud'un ve Meryem oğlu İsa'nın diliyle la'netlenmişlerdi. Bu; isyan etmeleri ve aşırı gitmelerindendi.
alâ lisâni dâvûde
İskender Ali Mihr = İsrailoğulları’ndan inkâr edenler, Hz. Dâvud (a.s) ve Meryem oğlu İsâ’nın diliyle lânetlendiler. Bu, onların isyan etmeleri, taşkınlık yapıp haddi aşmaları sebebiyledir.
alâ lisâni dâvûde
İlyas Yorulmaz = İsrail oğullarından Allah’ın dinini inkar edenler, Davut ve Meryem’in oğlu İsa’nın ağızlarıyla lanetlenmişlerdir. Bunun sebebi (Allah’ın elçilerine) isyan etmeleri ve aşırı gitmeleridir.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Diyanet İşleri = Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Abdulbaki Gölpınarlı = Azâba uğrayınca yâ Mûsâ diyorlardı; icâbet edeceğine dâir verdiği söze uyarak Rabbine duâ et de bizden bu belâyı defetsin, muhakkak sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Abdullah Parlıyan = Ve başlarına ne zaman bir bela ve musibet gelse, “Ey Musa!” derlerdi. “Sana verdiği söze karşılık Rabbine, bizim için dua et. Eğer bizden bu azabı kaldırırsan, andolsun ki, sana kesinlikle inanır ve israoğullarını seninle beraber göndeririz.”
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Adem Uğur = Azap üzerlerine çökünce, "Ey Musa! sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eğer bizden azabı kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve muhakkak İsrailoğullarını seninle göndereceğiz" dediler.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ahmed Hulusi = Üzerlerine bu azap geldiğinde: "Ey Musa! Sözleşmene dayanarak, bizim için Rabbine dua et. . . Şayet bu azabı bizden kaldırırsan, muhakkak ki sana iman edeceğiz ve mutlaka İsrailoğullarını seninle beraber göndereceğiz" dediler.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ahmet Tekin = Azap üzerlerine çökünce:'Ey Mûsâ, sana verdiği söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Eğer bizden azâbı kaldırırsan, kesinlikle sana itimat edeceğiz ve İsrâiloğulları’nı, temel hak ve hürriyetlerinin kısıtlanmasına son vererek seninle göndereceğiz.' dediler.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ahmet Varol = Başlarına bir felaket geldiğinde: 'Ey Musa! Sana olan ahdine dayanarak bizim için Rabbine dua et. Eğer üzerimizden bu felaketi kaldırırsan sana iman edecek ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz' diyorlardı.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ali Bulaç = Başlarına iğrenç bir azab çökünce, dediler ki: "Ey Musa, Rabbine -sana verdiği ahid adına- bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını seninle göndereceğiz.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ali Fikri Yavuz = (Onların) üzerlerine o azab çökünce: “- Ey Mûsa! Bizim için, sana verdiği peygamberlik ahdi hürmetine, (Rabbine) duâ et. Eğer bizden bu azâbı kaldırırsan, yemin olsun ki, sana muhakkak iman edeceğiz, ve İsraîloğullarını da elbette seninle beraber göndereceğiz.” dediler.
yâ mûsed’u (mûsâ ud’u)
Ali Ünal = Musibet üzerlerine çökünce Musa’ya gelir ve şöyle sızlanırlardı: “Ey Musa, O’nun (Kendi Ulûhiyet ve Rubûbiyetine mukabil sana olan kulluk ve risalet) ahdi (ve dualarını kabul edeceği) sözü hakkı için bizim adımıza Rabbine yalvar. Andolsun, eğer bu musibeti üzerimizden kaldırırsan, hiç şüphen olmasın ki sana inanacak ve yine hiç şüphen olmasın ki, İsrail Oğulları’nı seninle birlikte göndereceğiz.”