Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

uîdû

  Hac / 22 -

 Diyanet İşleri = Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın azabını” denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ne zaman elemlerinden, oradan çıkmak isteseler gene oraya gönderilirler de tadın yakıp kavuran azâbı denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar, uğradıkları beladan, acı ve ızdıraplardan dolayı, kurtulmak için, oradan çıkmak istediklerinde, yine oraya çevrilirler ve bu yakıcı azabı sonuna kadar tadın! denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Adem Uğur = Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: "Tadın bu yakıcı azabı!" (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Ahmed Hulusi = (Hakikati fark etmeleri sonucu içinde bulundukları telâfisi olmayan şartlardan) her çıkmak dilediklerinde, oraya iade olunurlar. . . "Yanmanın azabını tadın!" (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Ahmet Tekin = Istıraptan dolayı, cehennemden her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler.'Tadın, bu harlı ateş azâbını' denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Ahmet Varol = Her ne zaman oradan çıkmak isteseler oraya geri döndürülürler. 'Tadın yakıcı ateşin azabını.'

uîdû

  Hac / 22 -

 Ali Bulaç = Ne zaman ordan, sarsıcı üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) "Yakıcı azabı tadın" (denir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Ali Fikri Yavuz = Her ne zaman ateşten, onun ızdırabından çıkmak isterlerse, yine içine döndürülürler: ve onlara: “- Haydi tadın yangın azabını.” denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Ali Ünal = Bunalmışlık içinde ne zaman Ateş’ten çıkmaya teşebbüs etseler gerisin geriye onun içine itilirler ve “Tadın o yakıcı azabı!” denir kendilerine.

uîdû

  Hac / 22 -

 Bayraktar Bayraklı = Istıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yakıcı azabı!” denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Bekir Sadak = Orada, ugradiklari gamdan ne zaman cikmak isteseler her defasinda oraya geri cerilirler: «Yakici azabi tadin» denir. *

uîdû

  Hac / 22 -

 Celal Yıldırım = Ne kadar bir üzüntü ve elemden dolayı ateşten çıkmak isteseler; oraya geri çevrilirler ve «yakıcı azabı tadın !» denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Cemal Külünkoğlu = (19-22) Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür. Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır. Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Diyanet İşleri (eski) = Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: 'Yakıcı azabı tadın' denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Diyanet Vakfi = Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: «Tadın bu yakıcı azabı!» (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Edip Yüksel = Her ne vakit oradaki sıkıntıdan çıkmak isteseler oraya geri çevrilirler: 'Yakıcı azabı tadın.'

uîdû

  Hac / 22 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her ne zaman ateşten, onun bir gamından çıkmak isterlerse yine içine iade olunurlar, haydi tadın yangın azâbını

uîdû

  Hac / 22 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Izdıraptan dolayı her ne zaman ateşten, onun gamından çıkmak isterlerse, yine içine geri döndürülürler, Haydi tadın yangın azabını!

uîdû

  Hac / 22 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Uğradıkları gamdan (dolayı) oradan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler: «Yakıcı azabı tadın» denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Gültekin Onan = Ne zaman oradan, sarsıcı üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) "Yakıcı azabı tadın" (denir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Harun Yıldırım = Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler ve: "Tadın bu yakıcı azabı!" (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Hasan Basri Çantay = Ne zaman oradan, (çektiği) ıztırabdan (dolayı) çıkmak isterlerse yine içerisine iade olunurlar (ve kendilerine): «Tadın (bu) yangın azabını» (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Hayrat Neşriyat = (Çektikleri) ızdırabdan dolayı oradan ne zaman çıkmak isteseler, yine oraya iâde olunurlar ve (kendilerine): 'Yakıcı azâbı tadın!' (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 İbni Kesir = Ne zaman oradan ve oradaki ıztırabdan çıkıp kurtulmak isteseler; her defasında oraya geri çevrilirler. Yakıcı azabı tadın, denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Kadri Çelik = Istıraptan dolayı oradan (ateşten) her çıkmak istediklerinde, oraya geri çevrilirler ve (onlara,) “Yakıcı azabı tadın” (denir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Muhammed Esed = ve kendi boğuntuları içinde (kıvranıp dururken) bu durumdan ne zaman kurtulmaya çalışsalar her seferinde yeniden (aynı boğuntuya) sokulacaklar ve (onlara:) "Tadın (bu) yakıcı azabı (sonuna kadar)!" (denecek).

uîdû

  Hac / 22 -

 Mustafa İslamoğlu = gam ve kederden (bunalıp) da ne zaman oradan çıkmak isteseler, hemen oraya geri döndürülecekler ve (onlara şöyle denilecek): "Yakıp kavurucu azabı tadın bakalım!"

uîdû

  Hac / 22 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Her ne zaman ondan, gamdan çıkmak isterlerse onun içine iade edilirler ve yangın azabını tadın denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Ömer Öngüt = Her ne zaman ateşten, onun ıstırabından çıkmak isteseler, her defasında geri çevrilirler ve onlara: “Yangın azabını tadın!” denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Şaban Piriş = Her ne zaman oradaki kavurucu ateşten çıkmak isteseler yine oraya döndürülür ve: -Yakıcı azabı tadın, denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Sadık Türkmen = Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara; “Tadın yangın azabını” denilir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Seyyid Kutub = Onlar çektikleri acının baskısı altında cehennemden her çıkmak istediklerinde «kavurucu azabı tadınız» diye paylanarak oraya geri püskürtülürler.

uîdû

  Hac / 22 -

 Suat Yıldırım = Bunalmaları sebebiyle, her ne vakit cehennemden çıkmak isterlerse, gerisin geriye oraya itilirler ve kendilerine: "Çıkmak yok! İster istemez, bu yakıcı azabı tadacaksınız!" denir.

uîdû

  Hac / 22 -

 Süleyman Ateş = Oradan, (o) gamdan her çıkmak istediklerinde (demir kamçılarla vurularak) oraya geri çevrilirler ve : "Yangın azâbını tadın!" (denilir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Tefhim-ul Kuran = Ne zaman ordan, sarsıcı üzüntüden çıkmak isterlerse, oraya geri çevrilirler ve (onlara:) «Yakıcı azabı tadın!» (denir).

uîdû

  Hac / 22 -

 Ümit Şimşek = Ne zaman Cehennemin ıztırabından kurtulmak isteseler, 'Tadın yakıcı azabı' diye geri çevrilirler.

uîdû

  Hac / 22 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Istırap yüzünden oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülürler: "Tadın şu yangın azabını!"

uîdû

  Hac / 22 -

 İskender Ali Mihr = Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya (geri) iade edilirler. Ve (kendilerine): “Yakıcı azabı tadın!” (denir).

uîdû

  Hac / 22 -

 İlyas Yorulmaz = Çektikleri acıdan dolayı, ne zaman o cehennemden çıkmayı isteseler, tekrar o azabın içine döndürülürler ve yakıcı azabı tadın denir.

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Diyanet İşleri = “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Çünkü anlarlar, duyarlarsa ya taşlarlar sizi, yahut da dinlerine döndürürler ve artık kesin olarak kurtulamazsınız onlardan.

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Abdullah Parlıyan = Çünkü anlarlar ve duyarlarsa, sizi ya taşlayarak öldürürler yahut da kendi batıl dinlerine döndürürler ki, bu durumda bir daha asla kurtulamazsınız.”

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Adem Uğur = Çünkü onlar eğer size muttali olurlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyyen iflah olmazsınız.

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ahmed Hulusi = Zira durumunuza vâkıf olurlarsa, (ya) sizi taşlayarak öldürürler ya da kendi inançlarına döndürürler. . . O zaman sonsuza dek kurtuluş imkânı bulamazsınız!

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ahmet Tekin = 'Onlar sizi, tanıyıp yakalarlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine döndürürler, hayat tarzlarını benimsetirler. O zaman bir daha ebediyyen iflâh olmazsınız, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezsiniz.' dedi.

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ahmet Varol = Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse taşa tutarlar veya kendi dinlerine döndürürler. O takdirde asla kurtuluşa eremezsiniz.'

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ali Bulaç = "Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız."

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü şehir halkı, sizi, ellerine geçirirlerse, muhakkak sizi taşla öldürürler, yahud zorla dinlerine döndürürler. Bu takdirde ebediyyen kurtulamazsınız...

yuîdû-kum

  Kehf / 20 -

 Ali Ünal = “Kesinlikle bilin ki, eğer yerinizi öğrenir de sizi ellerine geçirirlerse, ya sizi taşlayarak öldürürler, ya da kendi yol ve inançlarına döndürürler; bu takdirde de artık ebediyen felah bulmazsınız.”