Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Diyanet İşleri = Onlara, “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız” denildi.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kaçmayın, dönün sâhip olduğunuz mallara, nîmetlere ve evlere; çünkü sorguya çekileceksiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Abdullah Parlıyan = Boşuna kaçmayın, bol bol verilip içinde şımardığınız nimetlere ve yurtlanıza dönün. Çünkü siz yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. Böylece kaybettiklerini anlarlar da

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Adem Uğur = Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ahmed Hulusi = "Kaçmayın; bolluktan şımardığınız yere, meskenlerinize dönün ki sorgulanasınız. "

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ahmet Tekin = 'Yılgın vaziyette, vasıtalarınıza binip topuklayarak kaçmayın. Size verilen nimetlere, refaha, yurtlarınıza dönün. Bunlar hesaba çekilmenize vesile olacak.'

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ahmet Varol = 'Kaçmayın, size sağlanan refaha ve yurtlarınıza dönün. Olur ki sorguya çekilirsiniz.'

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ali Bulaç = "Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz."

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ali Fikri Yavuz = (Melekler onlara şöyle dedi): “- Kaçmayın, içinde bulunduğunuz nimete ve evlerinize dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz.”

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ali Ünal = “Hayır, kaçmayın! Dönün o içine gömülüp şımardığınız refah ve konfora, o meskenlerinize(!) Dönün ki, bakarsınız, fakirler ve ihtiyaç sahipleri bir şey istemek için başınıza üşüşür, size bir şey danışmak, bir şey sormak için gelenler olur..(!)”

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Bayraktar Bayraklı = “Kaçmayınız! İçinde bulunduğunuz refaha ve evlerinize dönünüz! Çünkü size sorular sorulacak.”

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Bekir Sadak = "Kosup kacmayin; size nimet verilen yere, yurdlariniza donun, elbette sorguya cekileceksiniz» dedik.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Celal Yıldırım = Kaçmayın, refah içinde geçirdiğiniz nimetlere ve konaklarınıza dönünüz; çünkü elbette sorguya çekileceksiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Cemal Külünkoğlu = (Onlara:) “Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü siz sorguya çekileceksiniz” (denildi).

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurdlarınıza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz' dedik.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Diyanet Vakfi = «Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!»

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Edip Yüksel = Kaçmayın, lüks ve savurganlık için yaşadığınız yere, evlerinize dönünüz. Çünkü sorguya çekileceksiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = yok, dedik: tepinmeyin, dönün o içinde şımartıldığınız şeylere ve meskenlerinize, ki sorguya çekileceksiniz

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yok tepinmeyin, dönün içinde şımartıldığınız nimetlere ve yurtlarınıza ki, sorguya çekileceksiniz! dedik.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurtlarınıza dönün ki, sorguya çekileceksiniz» dedik.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Gültekin Onan = "Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz."

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Harun Yıldırım = "Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refaha ve yurtlarınıza dönün! Çünkü size sorular sorulacak!"

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Hasan Basri Çantay = (Onlara:) «Kaçmayın, içinde bulunduğunuz refaha, yurdlarında dönün, çünkü sorguya çekileceksiniz» (denildi).

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Hayrat Neşriyat = 'Kaçmayın, içinde şımartıldığınız şeye (ni'metlere) ve evlerinize dönün ki(başınıza gelenlerden) suâl olunasınız!'

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 İbni Kesir = Koşup kaçmayın, size nimet verilen yere, yurtlarınıza dönün. Elbette sorguya çekileceksiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Kadri Çelik = “Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; belki yine (fakir birice yardım) istenirsiniz de onları kovarsınız, ha!”

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Muhammed Esed = (Ama sanki kendilerine:) "Kaçmaya kalkışmayın; bolluk ve keyif içinde sizi şımartan şeylere, evlerinize yurtlarınıza dönün, ki belki (yapıp ettiklerinizden ötürü) sorguya çekileceksiniz!" (denmiş gibi, kaybettiklerini anlarlar).

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Mustafa İslamoğlu = Durun, kaçmayın! Haydi, sizi küstahça şımartan konforlu yaşantınıza ve konuklarınıza geri dönün! Ne yani, herhalde hesaba çekilecektiniz!

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Kaçmayınız ve içinde mütenaim olduğunuz yere ve meskenlerinize geri dönünüz. Umulur ki siz, sual olunacaksınız.»

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ömer Öngüt = Kaçmayın! İçinde şımarıp azdığınız nimetlere ve meskenlerinize dönün! Çünkü sorguya çekileceksiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Şaban Piriş = -Kaçmayın, içinde bulunduğunuz refaha ve evlerinize dönün. Belki size bir şey sorulur.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Sadık Türkmen = ”boşuna kaçmayın! İçinde şımartıldığınız lüks hayata ve evlerinize dönün! Çünkü sorgulanacaksınız.”

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Seyyid Kutub = Kaçmayınız, sizi baştan çıkaran nimetlere ve evlerinize dönünüz ki, sorguya çekileceksiniz!

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Suat Yıldırım = "Yok," dedik, "tepinmeyin, dönün o içinde şımardığınız refah ve konfora! Dönün o konaklarınıza ki sorguya çekileceksiniz."

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Süleyman Ateş = (Boşuna) Kaçmayın, (bol bol verilip) içinde şımartıldığınız(ni'metler)e ve yurtlarınıza dönün, çünkü sorguya çekileceksiniz!

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Tefhim-ul Kuran = «Uzaklaşıp kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz.»

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Ümit Şimşek = Kaçmasanıza! Dönün içinde yüzdüğünüz nimetlere ve konaklarınıza; çünkü sorgulanacaksınız.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kaçmayın, içinde servet şımarıklığına düştüğünüz yere, meskenlerinize dönün ki, hesaba çekilebilesiniz.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 İskender Ali Mihr = Kaçmayın ve orada şımartıldığınız (her isteğinizin yerine getirildiği) şeye (yere) ve meskenlerinize geri dönün ki (orada), sorgulanacaksınız.

tus’elûne

  Enbiyâ / 13 -

 İlyas Yorulmaz = “Kaçmayın, sizin (diğer insanlardan) farklı olduğunuzu zannettiğiniz şeylere ve oturduğunuz mekanlara dönün. Elbette ki yaptıklarınızdan sorulacaksınız” denildi.

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Bizim işlediğimiz suçlar, sizden sorulmaz ve sizin yaptıklarınız da bizden sorulmaz.

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Ne siz, bizim işlediğimiz suçtan dolayı hesaba çekileceksiniz, ne de biz sizin işlediklerinizden dolayı.

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Adem Uğur = De ki: Bizim işlediğimiz suçtan siz sorumlu değilsiniz; biz de sizin işlediğinizden sorulacak değiliz.

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Suçlarımızdan size sorulmaz. . . Yaptıklarınızdan da bize sorulmaz!"

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ahmet Tekin = 'Bizim işlediğimiz suçlardan, günahlardan siz sorumlu değilsiniz. Sizin işlediğiniz amellerden de biz sorumlu olmayacağız.' de.

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Siz bizim işlediğimiz suçtan sorulacak değilsiniz; biz de sizin yaptıklarınızdan sorulmayız.'

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ali Bulaç = De ki: "Siz, bizim işlemiş bulunduğumuz suçtan sorulacak değilsiniz ve biz de sizin yapmakta olduklarınızdan sorulacak değiliz."

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Siz, bizim yaptığımız günahlardan sorumlu tutulmazsınız, biz de sizin yaptıklarınızdan sorulmayız.”

lâ tus’elûne

  Sebe’ / 25 -

 Ali Ünal = De ki: “(Eğer bizi sadece Bir Allah’a iman ve ibadet ediyoruz diye suç işlemekle itham ediyorsanız,) bizim işlediğimiz herhangi bir suçtan dolayı siz sorguya çekilecek değilsiniz; biz de sizin yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekilmeyeceğiz.”