Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Diyanet İşleri = Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Abdullah Parlıyan = Biz bu ateşi, gözleri görenlere bir ibret ve çöl yolcularına bir fayda kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Adem Uğur = Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ahmed Hulusi = Onu, çölde yaşarmışçasına bilgisizlere bir hatırlatma ve bir yararlanacakları şey kıldık!

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ahmet Tekin = Biz onu, ibret almanız için planlayıp hazırladık. Çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ahmet Varol = Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyaç sahiplerine bir yarar kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ali Bulaç = Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz bu ateşi, (cehennem ateşine) bir ibret ve sahradaki yolculara bir menfaat kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ali Ünal = Biz, onu hem bir düşünüp ders alma, hem de bilhassa çölde yaşayanlar ve yolculukta bulunanlar, ayrıca ona ihtiyaç duyanlar için istifade vesilesi kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Bayraktar Bayraklı = (71-74) Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Bekir Sadak = Biz onu bir ibret ve colde konaklayanlar icin yararli kildik.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Celal Yıldırım = Biz, onu bir öğüt ve ibret ve hem de boş arazide yolculuk yapanlar (gezip dolaşanlar, rahat ve temiz hava almak isteyenler) için bir fayda kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Cemal Külünkoğlu = Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı), hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Diyanet İşleri (eski) = Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Diyanet Vakfi = Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Edip Yüksel = Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade; alandaki muhtaclar için.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık;

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Gültekin Onan = Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Harun Yıldırım = Biz onu hem öğüt ve hatırlatma, hem de ihtiyacı olanlara fayda kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Hasan Basri Çantay = Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir fâide kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Hayrat Neşriyat = Biz onu (o ateşi, Cehennem ateşi için) bir hatırlatma ve çölde yolculuk edenler için bir menfaat kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 İbni Kesir = Biz, onu bir ibret ve konaklayanlar için faydalı kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Kadri Çelik = Biz onu hem bir hatırlatma (konusu); hem de ihtiyacı olanlara bir geçimlik kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Muhammed Esed = Onu (Bizi) hatırlamanı(zı)n bir vasıtası ve (hayatlarının) yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için bir rahatlama vasıtası yaptık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Mustafa İslamoğlu = Biz onu bir hatırlama vesilesi ve kendi yalnızlığında kaybolmuş muhtaçlar için yarayışlı bir meta kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (72-74) Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratanlar Biz miyiz? Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık. Artık azîm Rabbinin ismiyle tesbihte bulun.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ömer Öngüt = Biz onu bir ibret ve çöl yolcuları için bir fayda yaptık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Şaban Piriş = Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Sadık Türkmen = Onu bir hatırlatma ve gelip geçenlere/ihtiyacı olanlara bir fayda kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Seyyid Kutub = Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı, hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı olarak yarattık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Suat Yıldırım = Biz onu çölde, yolda bulunanlar ve muhtaçlar için hem bir ders, hem de istifade vesilesi kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Süleyman Ateş = Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Tefhim-ul Kuran = Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu) hem de ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Ümit Şimşek = Biz onu bir ibret yaptık ve tutuşturanlar için yararlı kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 İskender Ali Mihr = Biz, onu (ateşi) bir ibret ve çöl yolcuları (sahrada konaklayanlar) için bir meta (ısı ve ışık kaynağı) kıldık.

tezkireten

  Vâkı’a / 73 -

 İlyas Yorulmaz = Biz onu (ateşi) bir öğüt ve yolcular için ısınma aracı kıldık.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Diyanet İşleri = (11-12) Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu, size bir öğüt ve ibret olsun ve belleyip unutmayan kulaklarda kalsın diye.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Abdullah Parlıyan = ki, onu size bir ibret yapalım belleyici kulaklar onu bellesin dinleyip, anlayıp, düşünerek gereğine göre hareket etsin.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Adem Uğur = Onu sizin için bir ibret ve öğüt yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ahmed Hulusi = Onu, sizin için bir hatırlatma ve iyi algılayan kulak da onu iyi kavrasın diye (naklettik)!

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ahmet Tekin = Bunları size bir ibret yapalım da, anlayıp değerlendirebilecek kimselerin kulaklarında kalmaya devam etsin istedik.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ahmet Varol = Bunu sizin için bir ibret yapalım ve kavrayan kulaklar bunu kavrasın diye.

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ali Bulaç = Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu belleyip kavrasın.'

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ali Fikri Yavuz = Onu (müminleri kurtarıp da kâfirleri boğmamızı) size bir ibret yapalım ve onu belleyip saklıyan kulaklar saklasın diye...

tezkireten

  Hâkka / 12 -

 Ali Ünal = Taşıdık ki, sonuçta onu sizin için (nesilden nesile aktarılan) bir ibret vesilesi kıldık ve dinlemeye açık kulaklar onu dinleyip zaptetsin istedik.