Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

teuddûne

  Hac / 47 -

 Diyanet İşleri = Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Azâbın, çabucak gelip çatmasını isterler senden ve Allah, vaadinden caymaz kesin olarak ve Rabbinin katında bir gün, sizin sayıp durduğunuz bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar senden, azabı çarçabuk getirmeni isterler. Andolsun ki, Allah verdiği sözden caymaz. Şüphesiz ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin sayıp hesapladığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ahmed Hulusi = Senden azabını acele istiyorlar. . . Allâh vaadinden asla caymaz! Muhakkak ki Rabbinin indînde bir gün, size göre bin yıl gibidir! (Buradaki işaret insanın geçeceği vefat sonrasındaki yaşam boyutu algılamasınadır Allâhu âlem. Çünkü 'Rabbinin' denerek, kişinin Esmâ bileşimi algılamasının getirisi olan bilinç boyutuna {beyninin içindeki - kozasındaki dünyasının zaman anlayışına} atıf yapılmaktadır. İşaret Rabb-ül âlemîn'e göre değildir. A. H. )

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ahmet Tekin = Onlar, senden, küstahça azâbın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah va’dinden asla dönmez. Rabbinin nezdinde bir gün, sizin hesaplarınızla bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ahmet Varol = Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Allah sözünden dönmeyecektir. Doğrusu Rabbinin katında bir gün sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ali Bulaç = Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm) bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah vadinden caymaz (muhakkak o kâfirlere takdir edilen azab, vaktinde gelecektir). Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ali Ünal = Onlar, senden kendisiyle tehdit edildikleri azabı hemen getirivermeni istiyorlar. Şunu bilsinler ki, (azapla onları tehdit eden) Allah asla va’dinden dönmez. Ama şurası da bir gerçek ki, Rabbinin katında öyle bir gün vardır ki, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Rabbin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Bekir Sadak = Senden, baslarina acele azap getirmeni isitiyorlar. Allah sozunden asla caymayacaktir. Rabbinin katinda bir gun, saydiklarinizdan bin yil gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Celal Yıldırım = (O sapık inkarcılar) senden acele azâbın gelmesini istiyorlar. And olsun ki Allah verdiği sözden caymaz. Şüphesiz ki Rabbın yanında bir gün, sizin sayıp hesapladığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Cemal Külünkoğlu = Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla vaadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Diyanet İşleri (eski) = Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Edip Yüksel = O azabı çabuk getirmen için sana meydan okuyorlar. ALLAH sözünü bozmaz. Rabbinin katında bir gün, onların hesabıyla bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de senden acele azâb istiyorlar, elbette Allah, va'dinde hulf etmez, bununla beraber rabbının ındinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir

teuddûne

  Hac / 47 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de senden acele azap istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Gültekin Onan = Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar. Tanrı vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Harun Yıldırım = (Resûlüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vâdinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Hasan Basri Çantay = Senden (başlarına çatacak) azâbı (n) çabucak gelmesini isterler. Allah, tehdidinden asla caymaz. Hakıykat, Rabbinin indinde bir gün sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey Habîbim!) Senden azâbı acele istiyorlar; hâlbuki Allah, va'dinden aslâ dönmez! Şübhesiz ki Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 İbni Kesir = Senden çabucak azabı getirmeni istiyorlar. Allah, asla vaadinden caymaz. Doğrusu Rabbının katında bir gün; saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Kadri Çelik = Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, vaadine kesin olarak muhalefet etmez. Şüphesiz senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Muhammed Esed = Ve bir de (ey Muhammed,) (gelecekse gelsin diyerek) onlar azap konusunda sana meydan okuyorlar: fakat (bilmelidirler ki) Allah vaadinden asla cayacak değildir ve bilin ki, Rabbinin ölçüsüyle bir gün, sizin hesap ettiğiniz bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de kalkmış, azabın çabuk gelmesi için seni sıkıştırıyorlar. Ama Allah sözünden asla caymaz; ve unutmayın ki, Senin Rabbin katında bir gün sizin hesabınıza göre tut ki bin yıldır;

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve senden azabın acele gelmesini isterler. Halbuki, Allah vaadinde asla hulf etmez ve şüphe yok ki, Rabbin indindeki bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ömer Öngüt = Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah sözünden aslâ caymaz. Doğrusu Rabbinin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Şaban Piriş = Senden, azabı acele getirmeni istiyorlar. Fakat Allah, verdiği sözden dönmez. Rabbi’nin katında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Sadık Türkmen = Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla vadinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Seyyid Kutub = Onlar senden azabımın bir an önce gerçekleşmesini istiyorlar. Oysa Allah sözünden caymaz ve Rabb'inin katındaki bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Suat Yıldırım = Onlar senden o tehdit edildikleri azabı, çarçabuk getirmeni isterler. Telaşa kapılmasınlar, Allah vâdinden asla dönmez. Bilin ki Rabbinizin ölçüsüyle bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Süleyman Ateş = Senden azâbı çabuk istiyorlar. Allâh sözünden caymaz. (Ama herşeyin bir zamanı vardır. O, acele etmez. Zirâ) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va'dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Ümit Şimşek = Senden azabın çabuklaştırılmasını istiyorlar; oysa Allah vaadinden dönecek değildir. Ne var ki, Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınızla bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 İskender Ali Mihr = Ve azabı senden acele istiyorlar. Ve Allah, asla vaadinden dönmez. Ve Rabbinin katındaki bir gün, sizin saydığınız bin sene gibidir.

teuddûne

  Hac / 47 -

 İlyas Yorulmaz = Azabı acilen istiyorlar. Ancak Allah asla vaadinden dönmez. Rabbinin katında ki bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Diyanet İşleri = Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde O’na yükselir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gökten yere dek her işi tedbîr eden odur, sonra o işe memûr olan melek, sizin sayışınıza göre miktarı bin yıl tutan bir günde, onun tapısına yükselip çıkar.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Gökten yere bütün işleri düzenleyip yöneten O'dur. Sonra tüm işler, sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde, O'na yükselir. Yani siz insanların, tarihlerindeki bin yıllık olaylar, Allah'a göre bir günlük bir iştir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Adem Uğur = Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin sayageldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O'nun nezdine çıkar.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ahmed Hulusi = Emri (hükmü) semâdan (dışsal olarak; burçlar diye tanımlanan Esmâ özelliklerinin açığa çıkmasıyla oluşan yapılardan yayılan kozmik elektromanyetik dalgalarla ağırlıklı olarak karındaki ikinci beyini ve dolayısıyla bilinci etkileyerek; ya da, içsel olarak, holografik gerçeklik gereği beyindeki datadan açığa çıkan Esmâ mertebesinden. A. H. ) arzı (yeryüzü veya beyini) tedbir eder. . . Sonra miktarı, bin sene olan süreç içinde O'na urûc eder (ruh beden yaşam boyutuna yükseliş veya boyutsal aslına dönüş. A. H. ).

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ahmet Tekin = Allah, gökten yere kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni sağlıyor. Sonra bütün işler, sizin hesaplamalarınıza göre, bin yıl tutan bir günde kaydedilmek için O’nun nezdine yükselir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ahmet Varol = (Allah) gökten yere iş(ler)i düzenler. Sonra süresi sizin saydığınızla bin yıl olan bir günde (işler) O'na yükselir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ali Bulaç = Gökten yere her işi O evirip düzene koyar. Sonra (işler,) sizin saymakta olduğunuz bin yıl süreli bir günde yine O'na yükselir.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, gökten (meleklerle) bütün dünya işlerini idare eder. Sonra (melekler o işlerde), bir günde O’na yükselir ki, (o günün) miktarı, sizin saydıklarınızdan (dünya yılından) bin yıldır.

teuddûne

  Secde / 5 -

 Ali Ünal = O, bütün işleri gökten yere doğru düzenler, yönlendirir ve icra buyurur; sonra her iş, sizin günleriniz hesabıyla bin yıl tutan bir günde O’na yükselir.