Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Diyanet İşleri = “Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.”

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve büyük bir akılla, ustalıkla dağlarda evler yontmadasınız.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Abdullah Parlıyan = Ve dağlarda hep böyle ustalıkla, evler yontabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Adem Uğur = (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ahmed Hulusi = "Hünerli ve keyifli olarak dağlardan evler yontuyorsunuz!"

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ahmet Tekin = 'Hep böyle, dağlarda keyifli keyifli ustaca mağaralar, kâşâneler kesip yontabileceğinizi mi sanıyorsunuz?'

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ahmet Varol = Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ali Bulaç = "Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ali Fikri Yavuz = Bir de dağlardan (taşlarından) neşe ve zevkle evler yontuyorsunuz.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ali Ünal = “Ve bu düşünceyle mi dağlarda ince ince işlenmiş lüks evler yontuyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Bayraktar Bayraklı = “Sevinçle dağlarda evler yaparak?”

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Bekir Sadak = (142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah'tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Celal Yıldırım = Dağlardan da ustaca sayılacak şekilde (fakat) şımarıkça evler yontuyorsunuz : (Bunun böyle devam edeceğini mi sanıyorsunuz ? Hayır aldanıyorsunuz).

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Cemal Külünkoğlu = “Bir de dağlardan ustalıkla zevkli (gösterişli) evler yontuyorsunuz.”

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Diyanet İşleri (eski) = (142-152) Kardeşleri Salih onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin' dedi.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Diyanet Vakfi = (Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Edip Yüksel = 'Ve dağlardan lüks köşkler yontuyorsunuz.'

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ki bir de dağlardan keyfli keyfli evler yontuyorsunuz

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ki bir de dağlardan keyifli keyifli evler yontuyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz.»

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Gültekin Onan = "Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Harun Yıldırım = Dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Hasan Basri Çantay = «Dağlardan şımarık şımarık evler yontuyorsunuz».

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Hayrat Neşriyat = '(Kendi hâline bırakılacağını zanneden) şımarık kimseler olarak dağlardan evleryontuyorsunuz.'

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 İbni Kesir = Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Kadri Çelik = “Dağları maharetle oyup alımlı köşkler (mi) yapıyorsunuz?”

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Muhammed Esed = Ve dağlarda hep böyle ustalıkla evler yontabileceğinizi (mi sanıyorsunuz)?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de kalkmış, dağlarda yonttuğumuz görkemli evlerden dolayı şımarıyorsunuz.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve dağlardan hazıkâne bir halde evler yontuyorsunuz?»

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ömer Öngüt = “Dağlarda ustalıkla kâşâneler oyar mısınız?”

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Şaban Piriş = Dağları oyup, ustalıkla evler yapıyorsunuz.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Sadık Türkmen = Ustalıkla dağlardan evler yontuyorsunuz.

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Seyyid Kutub = Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Suat Yıldırım = Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Süleyman Ateş = "Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Tefhim-ul Kuran = «Dağlardan da ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz?»

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Ümit Şimşek = 'Öyle sandığınız için mi dağlarda konforlu evler yontuyorsunuz?

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz."

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 İskender Ali Mihr = Ve dağlardan maharetle evler oyuyorsunuz (yontuyorsunuz).

ve tenhıtûne

  Şu’arâ / 149 -

 İlyas Yorulmaz = “Sonra siz dağlarda ustalıkla taşları yontup evler yapıyorsunuz. ”

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Diyanet İşleri = İbrahim, şöyle dedi: “Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?”

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O demişti ki: Elinizde yontup yaptığınız şeylere mi kulluk ediyorsunuz?

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine İbrahim de: “Siz kendi ellerinizle yonttuklarınıza mı tapıyorsunuz?

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Adem Uğur = İbrahim: Yonttuğunuz şeylere mi ibadet edersiniz!

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) dedi ki: "Elinizle yapıp tanrı kabul ettiğiniz heykellere mi tapıyorsunuz?"

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim: 'Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?' dedi.

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'Kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ali Bulaç = (İbrâhîm) dedi ki: «Kendi (elinizle) yontmakda olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz»?

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ali Fikri Yavuz = (İbrahim, onlara) dedi ki: “- Siz, kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?”

tenhıtûne

  Sâffât / 95 -

 Ali Ünal = “Bizzat ellerinizle yonttuğunuz bu şeylere mi tapıyorsunuz siz,” diye çıkıştı İbrahim,