Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir.”

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Rabbimin rahmet hazîneleri elinizde olsaydı harcayıp tükenmeden korkar, hasislik ederdiniz, zâten de insan, pek hasistir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Rabbimin rahmet hazineleri elinizde olsaydı, harcayıp tükenmesinden korkar da, sımsıkı tutardınız. Çünkü insan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Adem Uğur = De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız. İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine siz mâlik olsaydınız, harcanır - biter korkusu ile cimrilik ederdiniz". . . İnsan çok cimridir!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ahmet Tekin = 'Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır, biter korkusuyla sıkı sıkıya tutardınız. İnsan her zaman çok eli sıkı, çok tamahkârdır, başkalarını nasiplendirmez.' de.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız harcama(kla tükeneceği) korkusuyla tutardınız. Gerçekten insan pek cimridir.'

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ali Bulaç = De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız, bu durumda harcama endişesiyle gerçekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız." İnsan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Eğer siz, Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o vakit, harcayıp tüketmek korkusuyla muhakkak tutkunluk ederdiniz.” İnsan çok cimri bulunuyor.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ali Ünal = De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olmuş olsaydınız, harcamakla tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Gerçekten insan, çok cimridir.”

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Aslında insan pek cimridir.”

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Bekir Sadak = De ki: «Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydiniz, tukenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir.» *

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Celal Yıldırım = De ki: Eğer sizler Rabbimin^ rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o takdirde harcamakla tükenir korkusuyla (cimrilik edip) elinizde tutardınız. Zaten insan (tabiatı gereği) çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlara de ki: “Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı, bu hazineler tükenir kaygısı ile kesinlikle cimrilik eder (kimseye bir şey vermez)diniz. Zaten insan son derece cimridir.”

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir.'

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız. İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Edip Yüksel = De ki: 'Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsaydı, harcamakla tükenir korkusuyla onları tutacaktınız. İnsan cimridir.'

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: rabbımın rahmeti hazînelerine siz malik olsa idiniz o vakıt elden çıkarmak korkusuyla imsâk ederdiniz, insan bir de cimri olmuştur

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: « Rabbimin rahmet hazinelerine siz malik olsaydınız, o zaman da elden çıkar korkusuyla kimseye birşey vermezdiniz. İnsan zaten çok cimridir!»

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Ey Muhammed!) De ki: «Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakirlik korkusunu yine de elden bırakmazdınız.» Doğrusu insan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Gültekin Onan = De ki: "Eğer siz rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız, bu durumda harcama endişesiyle gerçekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız." insan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Harun Yıldırım = De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız. İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Hasan Basri Çantay = De ki: «Rabbimin rahmet hazînelerine siz mâlik olsaydınız o zaman harcama (kdan tükenir) korkusuyla muhakkak cimrilik ederdiniz». Çok cimridir insan!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Eğer Rabbimin rahmet hazînelerine siz sâhib olsaydınız, o zaman (dahi)harcamak(la tükenir) korkusuyla gerçekten cimrilik ederdiniz. Zâten insan çok cimridir.'

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 İbni Kesir = De ki: Eğer siz, Rabbımın rahmet hazinelerine sahip olsaydınız; o zaman tükenir korkusuyla onları saklardınız. Zaten insan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Kadri Çelik = De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız, bu durumda harcamakla tükenir endişesiyle gerçekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız. İnsan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Muhammed Esed = De ki: "Rabbimin bağış ve bolluk hazinelerine eğer siz sahip olsaydınız, o zaman (onlara), harcayıp tüketme korkusuyla, mutlaka sımsıkı sarılırdınız: çünkü insan gerçekten çok tamahkardır, (sınırsız cömert olan ise sadece Allah'tır)".

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Eğer benim Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, o zaman harcanıp tükenir korkusuyla kesinlikle sımsıkı sarılırdınız: zira insanoğlu oldum olası pek hasistir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Eğer siz Rabbimin rahmet-i hazinelerine malik olacak olsaydınız, yine sarfetmek korkusuyla elbette imsakta bulunurdunuz ve insan pek cimri olmuştur.»

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Rabbimin rahmet hazinelerine eğer siz sahip olsaydınız, harcamakla tükenir korkusuyla muhakkak cimrilik ederdiniz. Gerçekten insan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Şaban Piriş = De ki: -Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, yine de harcamaktan korkardınız. Gerçekten insan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Eğer, Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, o zaman da, harcayıp tüketmek korkusuyla kısardınız!” İnsan gerçekten çok cimridir!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Seyyid Kutub = Onlara de ki; «Rabbimin rahmet hazineleri sizin elinizde olsa, bu hazineler tükenir kaygısı ile kimseye bir şey vermezdiniz. Zaten insan son derece cimridir.»

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, harcamakla tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Çok cimridir insan!"

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine siz sâhip olsaydınız, harcamaktan korkarak tutardınız." Gerçekten insan çok cimridir!

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine malik olsaydınız, bu durumda harcama endişesiyle gerçekten (cimrilik edip elinizde) tutardınız.» İnsan pek cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Ümit Şimşek = De ki: Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, harcamakla tükeneceğinden korkar da elinizi sıkı tutardınız. Gerçekten de insan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Eğer Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da harcanır biter korkusuyla cimri davranırdınız." İnsan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “Eğer siz, Rabbimin rahmet hazineleri(ne) malik (sahip) olsaydınız, o zaman infâk (harcanıp tükenecek) korkusu ile (onu) mutlaka (elinizde) tutardınız.” İnsan çok cimridir.

temlikûne

  İsrâ / 100 -

 İlyas Yorulmaz = Onlara deki “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman tükenecek korkusuyla sımsıkı tutup, kimseye harcamazdınız. İnsan gerçekten gözü dar olandır.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Diyanet İşleri = Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azâbından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'ân hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahîm.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Yoksa onlar, Kur'ân'ı Muhammed mi uydurdu diyorlar? De ki: “Eğer O'nu ben uydursaydım, Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya, sizin gücünüz yetmezdi. Ve Allah sizin Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.”

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Adem Uğur = Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ahmed Hulusi = "Onu (kendi) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Onu uydurmuşsam, beni Allâh'tan (koruyacak) bir güce sahip değilsiniz. . . 'HÛ', O'nun hakkında ileri gittiğinizi daha iyi bilir. . . Benimle sizin aranızda şahidim olarak O kâfidir. . . O, Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ahmet Tekin = Yoksa onu:'Muhammed uydurdu.' mu, diyorlar. 'Eğer onu ben uydurmuşsam, Allah’tan bana gelecek cezayı önlemeye sizin gücünüz yetmez. O sizin Kur’ân’a karşı yaptığınız hücumları, taşkınlıkları iyi bilir. Benim hak peygamber olduğuma ve tebliğ görevimi yaptığıma sizin de yalanlamanıza ve inkârınıza şâhit olarak Allah kâfidir. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.' de.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ahmet Varol = Yoksa: 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Eğer onu ben uydurduysam, Allah'tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiç bir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. O, sizin ne taşkınlıklar yaptığınızı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O bağışlayan, rahmet edendir.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ali Bulaç = Yoksa: "Kendisi onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiç bir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Yahud: “-Kur’an’ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah’dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur’an’a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr’dur = mağfireti boldur, Rahîm’dir = çok merhametlidir.

lâ temlikûne

  Ahkâf / 8 -

 Ali Ünal = Yoksa (senin hakkında), “Kur’ân’ı O uyduruyor” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uyduruyor isem, bu takdirde (Allah mutlaka cezamı verecektir ve) sizin, isteseniz bile Allah karşısında bana yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Ama Allah, Kur’ân konusunda neler uydurduğunuzu, onun etrafında kopardığınız yaygarayı pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Ve O, Ğafûr (bağışlaması pek bol olan)dır, Rahîm (bilhassa mü’minlere karşı hususî merhamet sahibi)dir.”