Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

temetteû

  Nahl / 55 -

 Diyanet İşleri = Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine verdiğimiz nîmetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Abdullah Parlıyan = Adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için, bu geçici dünya hayatıyla avunup, geçinedurun bakalım, yakında bilir anlarsınız.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Adem Uğur = Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerine verdiğimize nankörlük etmek için (böyle yaparlar). . . O hâlde zevklenin. . . Yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ahmet Tekin = Bunu kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk ü sefa sürün. Fakat yakında başınıza gelecek felâketi, akıbetinizi öğreneceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ahmet Varol = Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ali Bulaç = Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunu, kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk edip keyfinize bakın; fakat pek yakında (başınıza gelecek akıbeti) bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ali Ünal = Böyle yapar ve kendilerine verdiğimiz onca nimetler karşısında nankörlükte bulunurlar. (Siz ey nankör müşrikler,) verdiğimiz nimetlerden istifade ile hayattan kâm almaya devam edin bakalım; elbet bir zaman gelecek ve (bütün bunların ne manâya geldiğini) bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Bayraktar Bayraklı = Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için böyle yaptılar. O halde bir süre daha faydalanınız, fakat yakında hakikati bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Bekir Sadak = (54-55) Sikintilarinizi giderince de, icinizden bazilari kendilerine verdigimize nankorluk ederek Rablerine es kosarlar. Gecinin bakalim, yakinda ogreneceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Celal Yıldırım = Haydi öyle ise keyfinize göre geçinin ; ileride (hakikati anlayıp nasıl saptığınızı) bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Cemal Külünkoğlu = (Böyle yapmaları) kendilerine verdiklerimiz nimetlere nankörlük etmelerinden dolayıdır. O halde bir süre daha faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Diyanet İşleri (eski) = (54-55) Sıkıntılarınızı giderince de, içinizden bazıları kendilerine verdiğimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Geçinin bakalım, yakında öğreneceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Diyanet Vakfi = Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Edip Yüksel = Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kendilerine verdiğimiz ni'meti küfrân ile karşılamak için şimdi zevk edin bakalım fakat yarın bileceksiniz

temetteû

  Nahl / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kendilerine verdiğimiz nimeti nankörlük ile karşılamak için yaparlar bunu. Şimdi zevk sürün bakalım, yarın bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunu kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi eğlenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Gültekin Onan = Kendilerine verdiklerimize küfretmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Harun Yıldırım = Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Hasan Basri Çantay = (Bunu) kendilerine verdiğimiz (nimetler) e karşı nankörlük etmeleri için (yaparlar). Öyle ise eğlenedurun! Yakında (akıbetinizi) bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Hayrat Neşriyat = (O müşrikler,) kendilerine verdiğimiz (ni'metler)e nankörlük etmeleri için (böyle yaparlar). Şimdilik eğlenin bakalım; fakat (yaptıklarınızın âkıbetini) ileride bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 İbni Kesir = Kendilerine verdiğimize nankörlük etmeleri için. Geçinin bakalım, yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Kadri Çelik = Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler (bakalım)! Öyleyse faydalanıp yararlanın; artık yakında bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Muhammed Esed = (adeta) kendilerine bahşettiğimiz nimetler için nankörlüklerini gösterircesine! (Bu geçici) dünya hayatıyla böylece avunun bakalım: nasıl olsa (gerçeği) er geç öğreneceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Mustafa İslamoğlu = adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edercesine... Haydi, tadımlık lezzetlerle oyalanın bakalım: gün gelecek nasıl olsa (gerçeği) öğreneceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Kendilerine verdiğimiz şeylere karşı nankörlükte bulunmak için (öyle harekette bulunurlar) Artık bir mühlet menfaatlenedurunuz; fakat yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ömer Öngüt = Kendilerine verdiğimize nankörlük etmek için böyle yaparlar. O halde bir süre daha faydalanın, yakında bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Şaban Piriş = Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, nasıl olsa anlayacaksınız.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Sadık Türkmen = Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük için Öyleyse bir süre yararlanın bakalım! Yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Seyyid Kutub = Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. «Dünya nimetleri ile oyalanın bakalım, yakında gerçeği öğreneceksiniz.»

temetteû

  Nahl / 55 -

 Suat Yıldırım = İşte verdiğimiz bunca nimete şükür yerine neticede, böyle nankörlük ederler.Şimdi bir süre eğlenin bakalım, yakında başınıza gelecek âkıbeti öğrenirsiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Süleyman Ateş = Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz!

temetteû

  Nahl / 55 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Ümit Şimşek = Bunu yapmakla, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler. Nasiplenedurun; nasıl olsa yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Hadi, zevklenin/nimetlenin, yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 İskender Ali Mihr = Onlara verdiğimiz şeylere nankörlük etsinler! Haydi faydalanın (meta’lanın). Artık yakında bileceksiniz.

temetteû

  Nahl / 55 -

 İlyas Yorulmaz = Sizlere verdiğimiz nimetleri inkar edin ve onlarla bir zaman yaşayın. Ama sonra bunların (inkar etmenizin) karşılığını öğreneceksiniz.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Diyanet İşleri = Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

temetteû

  Hûd / 65 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ayaklarını kesip öldürdüler onu, Sâlih de yurdunuzda üç gün daha yaşayıp geçinin dedi, bu, yalan denmesine imkân bulunmayan bir vait.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Abdullah Parlıyan = Bu uyarıya rağmen devenin ayaklarını biçerek öldürdüler. Bunun üzerine Salih: “Artık memleketinizde yaşayacak üç gününüz kaldı, bu söylediğim yalanlanamayacak bir tehdittir” dedi.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Adem Uğur = Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!" Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ahmed Hulusi = Onu, ayaklarını keserek öldürdüler! Dedi ki: "Üç günlük ömrünüz kaldı evlerinizde! İşte bu yalanlanmayacak bir bildirimdir. "

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ahmet Tekin = Sâlih’in kavmi, deveyi, bacaklarından kılıçla biçerek öldürdüler. Sâlih:'Yurdunuzda üç gün daha zevk ü sefa sürün' dedi. Bu, yalanlanması mümkün olmayan bir tehditti.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ahmet Varol = Onlar yine de o deveyi kestiler. Bunun üzerine (Salih): 'Yurdunuzda üç gün yaşayadurun. Bu yalanlanmayacak bir vaaddir' dedi.

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ali Bulaç = onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ali Fikri Yavuz = Nihayet o devenin ayaklarını keserek onu öldürdüler. Bunun üzerine sâlih şöyle dedi: “- Memleketinizde üç gün daha yaşayadurun. İşte bu, yalan çıkarılamıyan bir vaaddir.”

temetteû

  Hûd / 65 -

 Ali Ünal = Fakat (ona daha fazla tahammül edemeyerek) deveyi boğazladılar. Salih, derhal ikaz etti: “(Zevk u safa sürdüğünüz) şu yurdunuzda sadece üç gün daha oturun bakalım; (ardından ne olacak, hep beraber göreceğiz)!” Bu, yalan çıkması mümkün olmayan bir tehdittir!”