Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Diyanet İşleri = Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ebedîyen istiyemezler onu, elleriyle hazırladıkları şeyler yüzünden ve Allah, zâlimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Abdullah Parlıyan = O Yahudiler elleriyle işledikleri kötü işler yüzünden, ölümü asla temenni etmezler ve Allah bunlar gibi yaratılış gayesi dışında yaşayanları hakkıyla bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Adem Uğur = Ama onlar, önceden yaptıklarından dolayı ölümü asla temenni etmezler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ahmed Hulusi = Elleriyle yaptıkları yüzünden onu (ölümü) ebediyen temenni etmezler! Allâh zâlimleri Aliym'dir!

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ahmet Tekin = Onlar, işledikleri günahlar ve önceden yaptıkları isyan, tahrif v.s. dolayısıyle asla ölümü temenni edemezler. Allah zâlimleri, haksızlıkta, isyanda ısrar edenleri iyi tanıyor.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ahmet Varol = Ama onlar ellerinin öne sürdüğü (günahlar) dolayısıyla bunu asla dilemezler. Allah zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ali Bulaç = Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ali Fikri Yavuz = Halbuki onlar, ellerinin öne sürdüğü günahlar yüzünden, ölümü hiç bir zaman isteyemezler. Allah zalimleri pek iyi bilir, (ona göre cezalarını verir).

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ali Ünal = Oysa onlar, bizzat işleyip kendi elleriyle (Âhiret’e gönderdikleri) günahları sebebiyle (asla Allah’a kavuşmayı istemez ve bunun için de) ölümü katiyen temenni etmezler. Allah, o zalimleri çok iyi bilmektedir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar yaptıkları yüzünden asla ölümü temenni edemeyecekler. Allah o zâlimleri çok iyi bilmektedir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Bekir Sadak = Yaptiklarindan oturu, olumu asla dileyemezler. Allah, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Celal Yıldırım = Elleriyle (kazanıp) öne sürdükleri günah ve veballer sebebiyle ölümü asla temenni etmezler. Allah zâlimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Cemal Külünkoğlu = Ama onlar daha önce işledikleri günahlar yüzünden, ölümü hiç bir zaman isteyemezler. Allah zalimleri çok iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yaptıklarından ötürü, ölümü asla dileyemezler. Allah, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Diyanet Vakfi = Ama onlar, önceden yaptıklarından dolayı ölümü asla temenni etmezler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Edip Yüksel = Onlar, yapmış olduklarından ötürü hiç bir vakit onu dileyemiyeceklerdir. ALLAH zalimleri iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Halbuki ellerinin takdim ettiği günahlar yüzünden onu ebeden temenni edemezler, Allah zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Oysa onlar, ellerinin sunduğu günahlar yüzünden onu asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ama onlar, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü (işler) yüzünden ölümü asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Gültekin Onan = Oysa onlar ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu ebediyen temenni edemezler. Tanrı, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Harun Yıldırım = Ama ellerinin öne sürdükleri dolayısıyla bunu hiç bir zaman temenni edemezler. Şüphesiz Allah zalimleri en iyi bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar, ellerinin öne sürdüğü (irtikâb etdikleri küfür ve meaasî) yüzünden bunu ebedî ve kat'î olarak arzuu etmezler. Allah o zaalimleri çok iyi bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki ellerinin takdîm ettiği (işlediği günahlar) yüzünden onu ebediyen temennî edemezler. Allah ise, o zâlimleri hakkıyla bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 İbni Kesir = Yaptıklarından dolayı ölümü katiyyen temenni edemezler. Allah; zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Kadri Çelik = Oysa onlar, ellerinin öne sürdüğü (işler) dolayısıyla bunu hiç bir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Muhammed Esed = Ama aslında onu hiçbir zaman özlemezler, çünkü bu dünyada kendi elleriyle yapıp ettiklerini(n farkındadırlar) ve Allah zalimleri hakkıyla bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Mustafa İslamoğlu = Elleriyle yaptıkları yüzünden asla (ölümü) temenni etmeyeceklerdir: Allah zulme gömülüp gidenleri çok iyi bilmektedir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Halbuki, onu ebedîyen temenni etmezler, ellerinin takdim ettiği (günah) sebebiyle. Allah ise zalimleri hakkıyla bilicidir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ömer Öngüt = Fakat onlar elleriyle önden gönderdiklerinden (yaptıklarından) dolayı ölümü aslâ temenni etmezler. Allah zâlimleri çok iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Şaban Piriş = Elleriyle işledikleri yüzünden onu hiç arzu etmezler. Allah, zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Sadık Türkmen = Ama onlar (kötü işleri yapanlar), yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Seyyid Kutub = Dünyada yaptıklarından dolayı, ölümü asla istemezler. Allah, zalimleri çok iyi bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Suat Yıldırım = Ama onlar bizzat yaptıkları zulümler sebebiyle asla ölümü temenni etmezler. Allah o zalimleri pek iyi bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Süleyman Ateş = Ama onlar, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü (işler) yüzünden asla ölümü temenni etmezler. Allâh zâlimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Tefhim-ul Kuran = Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Ümit Şimşek = Fakat onlar, elleriyle işledikleri yüzünden, ölümü asla istemezler. Allah ise o zalimleri bilir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ama onlar, ellerinin üretip önden gönderdikleri yüzünden ölümü asla temenni edemezler. Allah, zalimleri bilmektedir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 İskender Ali Mihr = Ve ebediyyen onu (ölümü) temenni edemezler, elleriyle takdim ettikleri (yaptıkları) şeyler sebebiyle. Ve Allah, zalimleri en iyi bilendir.

ve lâ yetemennevne-hû

  Cum’a / 7 -

 İlyas Yorulmaz = Kendi elleriyle kazandıklarından dolayı, hiçbir zaman ölümü istemezler. Allah zulmedenleri en iyi bilendir.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Abdullah Parlıyan = Siz ölümle yüz yüze gelmeden Allah yolunda ölmeyi arzuluyordunuz. İşte onu şimdi gözlerinizle görmektesiniz, ama ona atılmayıp bakıp duruyorsunuz.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Adem Uğur = Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. İşte şimdi onu karşınızda gördünüz.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun siz, ölümle karşı karşıya kalmadan önce şehîd olmayı temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, bakıp duruyorsunuz!

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki siz, savaşa girmeden önce, zafere ulaşmak için şehitliği, ölümü temenni ediyordunuz. İşte âkıbetinizi gördünüz. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ahmet Varol = Siz ona kavuşmadan önce ölümü arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz; ama öyle bakıp duruyordunuz. [18]

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Bulaç = Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten siz, savaşa tutuşmazdan önce, ölüp şehid olmayı arzu etmiştiniz. Fakat işte onu gördüğünüz halde bakıp duruyorsunuz. (Bu âyet-i kerime, Bedir savaşında bulunamayıp Medine’de kalanlar hakkında nâzil olmuştur. Bunlar Bedir savaşında bulunup şehid olmayı arzu etmişlerdi. Fakat daha sonra Uhud savaşında bulundukları halde, çokları savaşa karşı ayak direyememişti).

temennevne

  Âl-iİmrân / 143 -

 Ali Ünal = Hani, onunla yüz yüze gelmeden ölümü temenni ediyordunuz! İşte o şimdi karşınızda, ama (seyirci gibi) bakıp duruyorsunuz!