Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tekıyyen
Diyanet İşleri = Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.
tekıyyen
Abdulbaki Gölpınarlı = O, fenalıklardan çekinen bir adamsan demişti, rahmâna sığınırım senden.
tekıyyen
Abdullah Parlıyan = Meryem O'nu görünce: “Ben, senden sınırsız rahmet sahibi Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyorsan, bana yaklaşma!” dedi.
tekıyyen
Adem Uğur = Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım! Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).
tekıyyen
Ahmed Hulusi = (Meryem) dedi ki: "Rahmanıma sığınırım senden; eğer çok korunansan (bana yaklaşma)!"
tekıyyen
Ahmet Tekin = Meryem:'Ben, senden, Rahman olan Allah’a sığınırım. Eğer takvâ sahibi isen, itaatkâr ve samimi bir kulsan, Allah’a sığınıp emirlerine yapışıyor, günahlardan arınıp, azaptan korunuyorsan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranıyorsan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincindeysen dokunma bana.' dedi.
tekıyyen
Ahmet Varol = Dedi ki: 'Ben senden Rahman'a sığınırım. Eğer (fenalıktan) sakınan biriysen.'
tekıyyen
Ali Bulaç = Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)."
tekıyyen
Ali Fikri Yavuz = Meryem, bu insan kılığındaki Cebraîl’e) dedi ki: “- Doğrusu ben, senden Rahman’a sığınırım. Eğer mü’min ve takva sahibi isen (fenalık yapmazsın.)
tekıyyen
Ali Ünal = Meryem irkildi ve “Ben” dedi, “senden Rahmân’a sığınırım, eğer Allah’tan korkup, günahlardan sakınan bir kimse isen.”
tekıyyen
Bayraktar Bayraklı = Meryem dedi ki: “Eğer saygılı biri isen, senden Rahmân'a sığınırım.”
tekıyyen
Bekir Sadak = Meryem: «Eger Allah'tan sakinan bir kimse isen, senden Rahman'a siginirim» dedi.
tekıyyen
Celal Yıldırım = Meryem, «eğer (Allah'tan) korkup sakınan bir kimse isen, senden elbette Allah'a sığınırım» demişti.
tekıyyen
Cemal Külünkoğlu = (Meryem onu görünce:) “Senden, O kuşatıcı rahmet ve esirgeme sahibine sığınırım! Eğer günahtan sakınan bir kimse isen (bana yaklaşma!)” dedi.
tekıyyen
Diyanet İşleri (eski) = Meryem: 'Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen, senden Rahman'a sığınırım' dedi.
tekıyyen
Diyanet Vakfi = Meryem dedi ki: Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım! Eğer Allah'tan sakınan bir kimse isen (bana dokunma).
tekıyyen
Elmalılı Hamdi Yazır = (Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen
tekıyyen
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Meryem ona: «Ben bağışlayan Allah'a sığınırım senden, eğer Allah'tan korkan biri isen!» dedi.
tekıyyen
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Meryem: «Ben senden Rahmân (olan Allah)'a sığınırım. Eğer Allah'dan korkuyorsan (dokunma bana)» dedi.
tekıyyen
Gültekin Onan = Demişti ki: "Gerçekten ben, senden Rahmana sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)."
tekıyyen
Harun Yıldırım = Dedi ki: “Gerçekten ben, senden, Rahman’a sığınırım! Eğer sakınan bir kimse isen.”
tekıyyen
Hasan Basri Çantay = (Meryem ona) dedi ki: «Doğrusu ben senden esirgeyici (Allaha) sığınırım. Eğer sen fenâlıkdan bihakkın sakınan (bir insan) isen (çekil yanımdan).
tekıyyen
Hayrat Neşriyat = (Meryem:) 'Doğrusu ben, senden Rahmân (olan Allah)’a sığınırım; eğer(Allah’dan) sakınan bir kimse isen (benden uzak dur)!' dedi.
tekıyyen
Kadri Çelik = Demişti ki: “Gerçekten ben, senden Rahman'a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma).”
tekıyyen
Muhammed Esed = (Meryem onu görünce:) "Senden, O kuşatıcı rahmet ve esirgeme Sahibi'ne sığınırım!" dedi, "Eğer O'na karşı sorumluluk bilinci taşıyorsan (bana yaklaşma)!"
tekıyyen
Mustafa İslamoğlu = (Meryem): "Senden, O sınırsız merhamet sahibinin koruyuculuğundan sığınırım!" dedi, "Tabi ki eğer O'na saygı duyup sakınıyorsan!"
tekıyyen
Ömer Nasuhi Bilmen = (Meryem) Dedi ki: «Muhakkak ben senden Rahmân'a sığınırım. Eğer sen bihakkın muttakî isen (yanımdan çekil).»
tekıyyen
Ömer Öngüt = Meryem: “Senden, çok esirgeyici olan Allah'a sığınırım. Eğer Allah'tan korkan bir kimse isen (çekil yanımdan!)” dedi.
tekıyyen
Şaban Piriş = -Eğer Allah’tan korkan biriysen senden Rahman’a sığınırım, dedi.
tekıyyen
Sadık Türkmen = (meryem) dedi ki: “Gerçekten ben senden Rahmân’a sığınırım, eğer sakınan bir kul isen (bana yaklaşma)!”
tekıyyen
Seyyid Kutub = Meryem, O'na «Ben senden «Rahman» olan Allah'a sığınırım. Eğer kötülük yapmaktan sakınan biri isen bana dokunma!» dedi.
tekıyyen
Suat Yıldırım = Meryem irkildi ve "Ben" dedi, "Rahmana sığındım senden. Eğer Allah’ı sayıp günahtan sakınan bir kimse isen çekil yanımdan!"
tekıyyen
Süleyman Ateş = (Meryem) dedi ki: "Ben senden, çok esirgeyen(Allâh)'a sığınırım. Eğer (Allah'tan) korkuyorsan (bana dokunma)."
tekıyyen
Tefhim-ul Kuran = Demişti ki: «Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)'a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma).»
tekıyyen
Ümit Şimşek = Meryem 'Senden Rahmân'a sığınırım,' dedi. 'Allah'tan korkuyorsan bana dokunma.'
tekıyyen
Yaşar Nuri Öztürk = Meryem demişti: "Ben senden, Rahman'a sığınıyorum. Takva sahibi biriysen dikkatli ol."
tekıyyen
İskender Ali Mihr = (Hz. Meryem şöyle) dedi: “Muhakkak ki ben, eğer sen takva sahibi isen (bana bir zararın dokunmaz). Senden Rahmân’a sığınırım.”
tekıyyen
İlyas Yorulmaz = Meryem vahiy meleğine “Senden (bana kötülük yapmandan) Rahmana sığınıyorum. Eğer Allah dan korunan birisi isen (bana dokunma)” dedi.
men yettekı
Diyanet İşleri = Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez” dedi.
men yettekı
Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa dediler, sen Yûsuf musun? Ben dedi Yûsuf'um, bu da kardeşim. Allah lûtfetti bize. Şüphe yok ki kim çekinir ve sabrederse mutlaka Allah, bu çeşit iyilik edenlerin ecrini zâyi etmez.
men yettekı
Abdullah Parlıyan = “Aaa, yoksa sen Yûsuf musun?” diye haykırdılar. O da: “Ben Yûsuf'um, bu da benim kardeşim Bünyamin, Allah bize birbirimize kavuşmayı lütfetti, bize yardımda bulunarak korudu ve yüceltti. Gerçek şu ki, kim yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırlar ve güçlüklere göğüs gererse bilsin ki, Allah iyilikte bulunanların emeklerini boşa çıkarmaz.”
men yettekı
Adem Uğur = Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusufum, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi.
men yettekı
Ahmed Hulusi = (Kardeşler) dediler ki: "Aa! Sen, evet sen gerçekten Yusuf'sun?". . . (Yusuf) dedi ki: "Ben Yusuf'um ve bu da kardeşimdir. . . Gerçekten Allâh bize lütfu ihsanda bulundu. . . Zira kim korunur ve sabreder ise, muhakkak ki Allâh iyilik yapanların karşılığını boşa çıkarmaz. "
men yettekı
Ahmet Tekin = Onlar:'Yoksa sen, gerçekten Yûsuf musun?' dediler.'Ben Yûsuf’um. Bu da kardeşim. Birbirimize kavuşmayı Allah bize lütfetti. Çünkü kim Allah’a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olur ve sabrederek mücadeleye devam ederse, Allah iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecilerin ve müslümanların mükâfatını zâyi etmez.' dedi.
men yettekı
Ahmet Varol = 'Yoksa sen gerçekten Yusuf musun?' dediler. O da: 'Ben Yusuf'um. Bu da kerdeşimdir. Allah bize lütfetti. Kim sakınır ve sabrederse; şüphesiz Allah iyilik edenlerin karşılıklarını boşa çıkarmaz' dedi.
men yettekı
Ali Bulaç = "Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?" dediler. "Ben Yusuf'um" dedi. "Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufda bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz."
men yettekı
Ali Fikri Yavuz = Onlar: Yoksa sen, Yûsuf musun? dediler. O da: “- Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Gerçekten Allah bize lutfetti. Doğrusu, kim Allah’dan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse, muhakkak ki Allah bu gibi muhsinlerin mükâfatını zayi etmez.” dedi.
men yettekı
Ali Ünal = “Yoksa sen, evet sen, Yusuf musun?” diye haykırıştılar. “Ben Yusuf’um, bu da kardeşim!” diye cevap verdi Yusuf: “Allah, bizi lütfuna mazhar etti. Doğrusu şu ki, kim O’na karşı derin saygı duyar, O’na karşı gelmekten sakınır ve O’na itaatla birlikte başına gelenlere de sabrederse, hiç şüphesiz Allah, böyle iyiliğe adanmış ve O’nu görürcesine davranan kimselerin mükâfatını asla zayi etmez.”