Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tefterûne
Diyanet İşleri = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mâhiyetlerini bilmedikleri putlara bir hisse ayırırlar; andolsun Allah'a ki iftirâ ettikleri şeyler yüzünden sorguya çekilecek onlar.
tefterûne
Abdullah Parlıyan = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mahiyetlerini bilmedikleri putlara, bir hisse ayırır onlar. Andolsun Allah'a iftira ettikleri şeyler yüzünden, sorguya çekilecek onlar.
tefterûne
Adem Uğur = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
tefterûne
Ahmed Hulusi = Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden hayalî tanrılarına bir pay ayırırlar. . . Tallahi (hayret ihtiva eden yemin türü), yaptığınız uydurmalardan elbette sorgulanacaksınız!
tefterûne
Ahmet Tekin = Müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, mahiyetini bilmedikleri putlara pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan, uydurduğunuz şeylerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.
tefterûne
Ahmet Varol = Kendilerine rızık olarak verdiğimizden o (hiçbir şey) bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, bu uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Ali Bulaç = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Ali Fikri Yavuz = Bir de müşrikler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (hayvanat ve ekinlerden) tutuyorlar da, hiç bir şey bilmiyen putlara hisse ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki, siz, bu yaptığınız iftiralardan (putlar ilâhımızdır ve onların da bir hissesi vardır sözünden) mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
tefterûne
Ali Ünal = Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gerçek yüzleri ve mahiyetleri itibariyle kendilerinin de bilmediği şeylere pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, yapageldiğiniz bütün bu iftiraların hesabı mutlaka sorulacaktır.
tefterûne
Bayraktar Bayraklı = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, ne olduğunu bilmedikleri tanrılarına pay ayırırlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden, mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Bekir Sadak = Kendilerine verdigimiz riziktan, onlarin ne oldugunu bilmeyen putlara pay ayirirlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durdugunuz seylerden elbette sorguya cekileceksiniz.
tefterûne
Celal Yıldırım = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (gerçek yüzünü) bilmedikleri şeylere (putlara ve benzeri şeylere) pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.
tefterûne
Cemal Külünkoğlu = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Diyanet İşleri (eski) = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Diyanet Vakfi = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
tefterûne
Edip Yüksel = Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a andosun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.
tefterûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de bizim kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden tutuyorlar ılim şanından olmıyan nesnelere bir nasîb ayırıyorlar, tallahi siz bu yaptığınız iftiralardan mutlak mes'ul olacaksınız
tefterûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de onlar kendilerine verdiğimiz rızıklardan tutup o hiçbir şey bilmeyen nesnelere bir pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.
tefterûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tutuyorlar mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.
tefterûne
Gültekin Onan = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Tanrı'ya karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Harun Yıldırım = Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
tefterûne
Hasan Basri Çantay = Kendilerine rızk olarak verdiğimizden onlar, o bilmezler, (o putlar) için hisse ayırırlar. Allaha andolsun ki düzmekde olduğunuz (bu iftiralar) dan elbette mes'ul olacaksınız.
tefterûne
Hayrat Neşriyat = Hem kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, hiçbir şey bilmeyenlere (putlara) bir hisse ayırıyorlar. Allah’a yemîn olsun ki, bu iftirâ etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.
tefterûne
İbni Kesir = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, bilmediklerine pay ayırırlar. Allah'a andolsun ki; uydurup durduğunuz şeylerden muhakkak sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Kadri Çelik = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Şüphesiz Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Muhammed Esed = Üstelik bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri şeylere de bir pay ayırırlar. Allah tanıktır ki, bütün o uydurup durduğunuz şeylerden ötürü mutlaka sorguya çekileceksiniz!
tefterûne
Mustafa İslamoğlu = Bir de kendilerine verdiğimiz rızıktan (dolayı), hakkında bir şey bilmedikleri nesnelere bir pay ayırırlar. Allah şahittir ki, iftira ede geldikleri şeylerden dolayı, kesinlikle sorguya çekilecekler.
tefterûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden bilmez nesneler için bir hisse ayırırlar. Allah'a kasem olsun ki, iftira eder olduğunuz şeyden dolayı elbette mes'ul olacaksınız.
tefterûne
Ömer Öngüt = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden o bilmezlere (putlara) pay ayırırlar. Allah'a andolsun ki siz uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
tefterûne
Şaban Piriş = Onlara verdiğimiz rızıktan bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah adına andolsun ki, uydurmakta olduklarınızın hesabı sorulacaktır.
tefterûne
Sadık Türkmen = Verdiğimiz rızıktan hiçbir şey bilmeyenlere bir pay ayırıyorlar! Allah’a ant olsun, uydurmuş olduğunuz şeylerden sorgulanacaksınız!
tefterûne
Seyyid Kutub = Kendilerine verdiğimiz rızıktan bilmediklerine hisse çıkarırlar. Allah’a andolsun ki uydurup durduğunuz şeylerden muhakkak suale çekileceksiniz.
tefterûne
Suat Yıldırım = Bir de kendilerine nasib ettiğimiz nimetlerimizden, tutuyor gerçek yüzünü kendilerinin de bilmedikleri o bilinçsiz putlara pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, uydurduğunuz bu iftiraların mutlaka hesabı sorulacaktır!
tefterûne
Süleyman Ateş = Kendilerine verdiğimiz rızıktan, (hiçbir şey) bilmeyen(tanrı)lar(ın)a pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki siz, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.
tefterûne
Tefhim-ul Kuran = Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Ümit Şimşek = Bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, bilmedikleri şeylere pay ayırıyorlar. Allah'a and olsun ki bu uydurduklarınızın hesabını vereceksiniz.
tefterûne
Yaşar Nuri Öztürk = Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, iftira edip durduğunuz şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.
tefterûne
İskender Ali Mihr = Onları rızıklandırdığımız şeylerden, bilmediklerine bir pay (nasip) ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki; iftira etmiş olduğunuz şeylerden mutlaka sorgulanacaksınız.
tefterûne
İlyas Yorulmaz = Bizim kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, (mahiyetlerini ve yetkilerini) bilmedikleri kimselere (şunlarda bize rızık veriyor diye) pay çıkartıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurduğunuz her şey hakkında mutlaka sorguya çekileceksiniz.
tefterûne
Diyanet İşleri = De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
tefterûne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ın, size verdiği rızıklardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı izin verdi size, yoksa Allah'a iftirâ mı ediyorsunuz?
tefterûne
Abdullah Parlıyan = De ki: Baksanıza, Allah size rızık olarak ne indirdiyse, tuttunuz onun bir kısmını haram, bir kısmını da helal yaptınız. De ki: Allah mı size böyle izin verdi, yoksa siz Allah'a mı iftira ediyorsunuz?
tefterûne
Adem Uğur = De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?
tefterûne
Ahmed Hulusi = De ki: "Düşündünüz mü, Allâh'ın sizin için rızıktan inzâl ettiğini ki ondan bir kısmını haram, bir kısmını da helal kıldınız". . . De ki: "Allâh size izin mi verdi, yoksa Allâh'a iftira mı ediyorsunuz?"
tefterûne
Ahmet Tekin = 'Allah’ın size verdiği rızkın, mahsulün ve hayvanların bir kısmını haram, bir kısmını helâl saymanıza ne dersiniz?' de.'Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?' de.
tefterûne
Ahmet Varol = De ki: 'Allah'ın size rızık olarak verdiklerinin kimisini helal kimisini haram kılmanız hakkında ne diyorsunuz?' De ki: 'Allah mı size izin verdi yoksa siz Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?'
tefterûne
Ali Bulaç = De ki: "Allah'ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan, haber var mı? Söyler misiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?"
tefterûne
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), müşriklere de ki: “-Allah sizin için rızık olarak hangi şeyleri indirdi de, siz ondan bir haram ve bir halâl yaptınız, bana haber verin. “ De ki: “- Size Allah mı izin verdi (de böyle yaptınız), yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?
tefterûne
Ali Ünal = De ki: “Bakmaz mısınız, Allah sizin için rızık indiriyor, siz ise kalkıp onun bir kısmını haram bir kısmını helâl yapıyorsunuz?” Yine de ki: “Söyleyin bana: Allah mı bu konuda size izin verdi? Veya siz koyduğunuz keyfî hükümlerle Allah’a iftira ediyor olmayasınız?”