Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
yeteferrakûne
Diyanet İşleri = Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kıyâmetin koptuğu gün yok mu, işte o gün tamâmıyla ayrılırlar da.
yeteferrakûne
Abdullah Parlıyan = Kıyamet saati gelip çattığı gün, mü'min ve kâfirler birbirlerinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Adem Uğur = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (müminlerle inkârcılar) birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Ahmed Hulusi = O saatin (ölüm) yaşandığı süreçte, (iman ve şirk ehli) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı ânın gerçekleşeceği gün, işte o gün, mü’minlerle kâfirler birbirlerinden ayrılacaklar.
yeteferrakûne
Ahmet Varol = Kıyametin koptuğu gün, işte o gün (mü'minlerle kâfirler) birbirlerinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Ali Bulaç = Kıyamet saatinin kopacağı gün, (mü'minlerle kafirler birbirlerinden) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet kopacağı gün, o gün müminlerle kâfirler birbirinden ayrılırlar (müminler cennete, kâfirler cehenneme)...
yeteferrakûne
Ali Ünal = Kıyamet’in kopup, ölülerin diriltileceği ve hesapların görüleceği gün, işte o gün insanlar birbirlerinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Bayraktar Bayraklı = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Celal Yıldırım = Kıyamet kopacağı gün, evet o gün (putperestlerle putları, mü'minlerle kâfirler, suçlu günahkârlarla suçsuzlar) birbirlerinden (seçilip) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Cemal Külünkoğlu = Ve kıyametin kopacağı gün, (mü'minler ve kâfirler) birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Diyanet İşleri (eski) = Ve o gün ki Kıyamet kopar, o gün birbirinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Diyanet Vakfi = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (müminlerle inkârcılar) birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O kıyamet çattığı gün (insanlar birbirinden) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kıyamet saatinin gelip çattığı gün var ya, o gün (inananlarla inanmayanlar) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Gültekin Onan = Kıyamet saatinin kopacağı gün, (müminlerle kafirler birbirlerinden) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Harun Yıldırım = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün (müminlerle inkârcılar) birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Hasan Basri Çantay = Kıyametin kopacağı gün, (evet) o gün (mü'minlerle kâfirler) birbirinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Hayrat Neşriyat = Kıyâmet kopacağı gün, işte o gün (mü’minlerle kâfirler) birbirlerinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Kadri Çelik = Kıyametin kopacağı gün, (müminlerle küfre sapanlar birbirlerinden) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Muhammed Esed = Ve Son Saat gelip çattığında o Gün (herkesin) ne olduğu ortaya çıkacaktır:
yeteferrakûne
Mustafa İslamoğlu = Ve Son Saat'in gelip çattığı gün, safların ayrılacağı bir gün olacaktır:
yeteferrakûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o gün ki Kıyamet kopar, o gün birbirinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Ömer Öngüt = O saat başladığı (kıyamet koptuğu) gün, işte o gün birbirinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Sadık Türkmen = Kıyamet saati gelip çattığı gün, (herkesin) ne olduğu (gerçeği) ortaya çıkacaktır.
yeteferrakûne
Seyyid Kutub = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün mü'minlerle kâfirler birbirinden ayrılırlar.
yeteferrakûne
Suat Yıldırım = Kıyamet kopacağı gün, işte o gün birbirlerinden ayrılacaklardır.
yeteferrakûne
Tefhim-ul Kuran = Kıyamet saatinin kopacağı gün, (mü'minlerle kâfirler birbirlerinden) ayrılırlar.
yeteferrakûne
Yaşar Nuri Öztürk = Saat gelip çattığı gün, o gün, hepsi birbirinden ayrılacaktır.
yeteferrakûne
İskender Ali Mihr = Ve o saatin vuku bulduğu (kıyâmetin koptuğu) gün, izin günü onlar fırkalara ayrılırlar.
yeteferrakûne
İlyas Yorulmaz = Kıyamet saatinin olduğu gün, kendi aralarında ayrı ayrı fırkalara bölünürler.
teferrakû
Diyanet İşleri = Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
teferrakû
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra da gene bölük bölük olanlara, gene ayrılığa düşenlere benzemeyin. Öyle kişilerdir onlar ki onlaradır pek büyük azap.
teferrakû
Abdullah Parlıyan = Kendilerine açık belgeler geldikten sonra, Allah ve elçileri ile ayrılığa düşüp parçalananlar gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.
teferrakû
Adem Uğur = Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
teferrakû
Ahmed Hulusi = Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için aziym azap vardır.
teferrakû
Ahmet Tekin = Kendilerine apaçık âyetler, deliller geldikten sonra, birbirinize düşerek bölük pörçük olup, parçalanıp, ayrı baş çekerek ihtilâf çıkaran ehl-i kitap gibi olmayın. Onlar, işte onlar için büyük bir ceza vardır.
teferrakû
Ahmet Varol = Kendilerine açık belgeler geldikten sonra dağılan ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. Onlar için büyük bir azap vardır.
teferrakû
Ali Bulaç = Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azab vardır.
teferrakû
Ali Fikri Yavuz = Ey müminler, kendilerine açık deliller ve âyetler geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşen Hristiyan ve Yahudî’ler gibi olmayın. İşte onlar için çok büyük bir azâp vardır.
teferrakû
Ali Ünal = Kendilerine apaçık hidayet delilleri geldikten sonra grup grup olanlar ve farklı farklı yollar tutanlar gibi olmayın. Onların payına düşen, pek büyük bir azaptır.