Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tecide
Diyanet İşleri = Onlar, Allah’ın lânet ettiği kimselerdir. Allah, kime lânet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, o kişilerdir ki Allah onlara lânet etmiştir ve Allah kime lânet ettiyse ona gerçekten de hiçbir yardımcı bulunmaz.
tecide
Abdullah Parlıyan = İşte Allah'ın rahmetinden uzak kıldıkları bunlardır ve Allah'ın rahmetinden uzak olan kişi de kendisine yardım edecek kimse bulamazsın.
tecide
Adem Uğur = Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir; Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ahmed Hulusi = İşte onlar Allâh'ın lânet ettiği (kendisinden uzaklaştırdığı) kimselerdir. Allâh kime lânet ederse ona yardım edecek kimse yoktur!
tecide
Ahmet Tekin = İşte onlar, Allah’ın lânetine uğrayanlardır. Kim Allah’ın lânetine uğrarsa, artık ona asla bir yardım eden bulamazsın.
tecide
Ahmet Varol = İşte bunlar Allah'ın kendilerini lanetlemiş olduğu kimselerdir. Allah kimi lanetlerse ona bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ali Bulaç = İşte bunlar Allah'ın kendilerini lanetlediğidir. Allah'ın kendisini lanetlediğine hiç bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ali Fikri Yavuz = Onlar, Allah’ın kendilerine lânet ettiği kimselerdir. Kime de Allah lânet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ali Ünal = Onlar öyle kimselerdir ki, Allah onları lânetlemiş (rahmetinden kovmuş)tur. Allah kimi rahmetinden kovmuşsa, artık ona yardım eli uzatıp onu kurtaracak kimseyi bulamazsın.
tecide
Bayraktar Bayraklı = Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir, Allah'ın lânetlediği kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Bekir Sadak = Iste, Allah'in lanetledikleri onlardir. Allah'in lanetledigi kisiye asla yardimci bulamayacaksin.
tecide
Celal Yıldırım = İşte bunlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Allah kimi lanetlerse artık ona bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Cemal Külünkoğlu = Bunlar Allah'ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık onun için hiç bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Diyanet İşleri (eski) = İşte, Allah'ın lanetledikleri onlardır. Allah'ın lanetlediği kişiye asla yardımcı bulamayacaksın.
tecide
Diyanet Vakfi = Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir; Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Edip Yüksel = Onlar ALLAH'ın lanetine uğradılar. ALLAH kimi lanetlerse onun için bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Elmalılı Hamdi Yazır = Onlar Allahın lâ'netlediği kimseler, her kimi de Allah lâ'netlerse artık onu bir kurtaracak bulamazsın
tecide
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Her kimi de Allah lanetlerse, artık onu kurtaracak birini bulamazsın.
tecide
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Gültekin Onan = İşte bunlar Tanrı'nın kendilerini lanetlediğidir. Tanrı'nın kendisini lanetlediğine hiç bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Harun Yıldırım = İşte onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Allah her kime lanet ederse artık onun için bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Hasan Basri Çantay = Bunlar Allahın kendilerine lâ'net etdiği kimselerdir. Allah kime lâ'net ederse artık ona hakıykî hiç bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Hayrat Neşriyat = İşte onlar, Allah’ın lâ'net ettiği (rahmetinden uzaklaştırdığı) kimselerdir. Ve Allah kime lâ'net ederse, artık ona aslâ bir yardımcı bulamazsın.
tecide
İbni Kesir = Allah'ın la'netlediği; işte onlardır. Allah'ın la'netlediği kişiye sen yardımcı bulamazsın.
tecide
Kadri Çelik = İşte, Allah'ın lânetledikleri onlardır. Allah'ın lânetlediği kişiye asla yardımcı bulamazsın.
tecide
Muhammed Esed = Allahın lanetledikleri işte bunlardır ve Allah'ın lanetine uğrayan kişi de kendisine yardım edecek kimse bulamaz.
tecide
Mustafa İslamoğlu = Allah'ın lanetledikleri işte bunlardır; Allah'ın lanetine uğrayan biri de asla kendisine yardımcı bulamazsın.
tecide
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar o kimselerdir ki, onlara Allah Teâlâ lânet etmiştir ve her kime ki, Allah Teâlâ lânet ederse artık onun için bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ömer Öngüt = Bunlar Allah'ın lânetlediği kimselerdir. Allah'ın rahmetinden uzaklaştırdığı (lânetli) kimseye gerçek bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Şaban Piriş = İşte bunlar, Allah’ın lanetledikleridir. Allah, kime lanet ederse ona bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Sadık Türkmen = Onlar Allah’ın lânet ettiği (azarladığı) kimselerdir. Allah kime lânet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Seyyid Kutub = Bunlar Allah'ın lânetine uğramış kimselerdir. Allah birine lânet ederse ona yardım edecek birini bulamazsın.
tecide
Suat Yıldırım = İşte onlar, Allah’ın lânetlediği kimselerdir. Allah’ın lânetlediğini de yardım edip kurtaracak kimse bulamazsın.
tecide
Süleyman Ateş = İşte onlar, Allâh'ın la'netlediği insanlardır. Allâh, kimi la'netlerse artık onun için hiçbir yardımcı bulamazsın.
tecide
Tefhim-ul Kuran = İşte bunlar Allah'ın kendilerini lanetlediğidir. Allah'ın kendisini lanetlediğine hiç bir yardımcı bulamazsın.
tecide
Ümit Şimşek = Onlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir. Allah bir kimseyi lânetledi mi, artık ona yardım edecek birisini bulamazsın.
tecide
Yaşar Nuri Öztürk = İşte bunlardır, Allah'ın kendilerine lanet ettiği. Allah'ın lanetlediği kişi için bir yardımcı asla bulamazsın.
tecide
İskender Ali Mihr = İşte onlar, Allah’ın lânetledikleridir ve Allah kimi lânetlerse, artık onun için asla bir yardımcı bulamazsın.
tecide
İlyas Yorulmaz = İşte onlar Allah’ın kendilerine lanet ettiği kimselerdir. Sonra Allah’ın lanet ettiği kimseye asla yardım eden de bulamazsın.
len tecide
Diyanet İşleri = Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
len tecide
Abdulbaki Gölpınarlı = Ne oluyor size de münâfıklar hakkında iki bölük oluyorsunuz, Allah onları, kazandıkları suçları yüzünden gerisin geri küfre döndürdü; Allah'ın yoldan çıkarıp azdırdığını doğru yola getirmek mi istersiniz? Ve Allah kimi azdırdıysa artık onun için hiçbir yol bulamazsınız.
len tecide
Abdullah Parlıyan = Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında kiminiz onlardan yana kiminiz onlara karşı tutum alarak aranızda iki guruba ayrılıyorsunuz? Oysa yaptıkları işlerden dolayı Allah onları tepe taklak etmiştir. Allah'ın saptırdığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz? Allah'ın sapıklık içinde bıraktıklarına bir çıkış yolu bulamazsın.
len tecide
Adem Uğur = Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kendi ettikleri yüzünden baş aşağı etmiştir (küfürlerine döndürmüştür). Allah'ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için asla (doğruya) yol bulamazsın!
len tecide
Ahmed Hulusi = Yaptıklarının sonucu olarak Allâh onları baş aşağı etmişken, size ne oluyor ki münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allâh'ın saptırdığını doğru yola sokacağınızı mı sanıyorsunuz? Allâh kimi saptırırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
len tecide
Ahmet Tekin = Nedir bu şaşkınlığınız, müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar konusunda iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah, onları, yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar, hak ettikleri cezalar sebebiyle, ters çevirerek ayıplarını açığa çıkarmıştır. Allah’ın hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanıdığı, akıllı ve sorumlu kimseleri, siz doğru yola mı getirmek istiyorsunuz? Allah’ın, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu kimseler için, sen bir çıkış yolu bulamazsın.
len tecide
Ahmet Varol = Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah onları işlediklerinden dolayı baş aşağı çevirmiştir. Siz Allah'ın saptırdıklarını mı doğru yola eriştirmek istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, onun için bir yol bulamazsın.
len tecide
Ali Bulaç = Şu halde münafıklar konusunda ikiye bölünmeniz ne diye? Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla tepe taklak etmiştir. Allah'ın saptırdığını hidayete erdirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık sen ona kesin olarak bir yol bulamazsın.
len tecide
Ali Fikri Yavuz = O halde, siz niçin münafıklar hakkında (küfür üzere olduklarına ittifak etmeyip) iki taraf oluyorsunuz? Allah, onları, kazandıkları günah yüzünden terslerine döndürdüğü halde, Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Kimi ki Allah saptırırsa, artık sen ona asla yol bulamazsın.
len tecide
Ali Ünal = (Ey mü’minler! Müslüman olmuş gibi görünen fakat aleyhinizde müşriklerle işbirliği yapan Mekkeli ve diğer kabilelerden) münafıklar hakkında (mü’min olup olmadıkları ve onlara nasıl davranmak gerektiği hususunda) ne diye iki gruba ayrılıyorsunuz? Görüyorsunuz ki, kazandıkları bunca günah sebebiyle Allah onları baş aşağı getirmiş bulunuyor. Yoksa Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi diliyorsunuz? Oysa Allah kimi (hak ettiği) sapkınlığa düşürmüşse, artık onun için asla (üzerinde yürüyeceği sağlam) bir yol bulamazsın.