Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Yer ve yerde bulunanlar kime aittir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Kimindir yeryüzü ve orada bulunanlar biliyorsanız eğer?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Kimindir yeryüzü ve orada bulunanlar? Biliyorsanız haydi söyleyin bana.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) de ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Kim içindir arz ve onda olan kim? Eğer biliyorsanız (söyleyin). "

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ahmet Tekin = Onlara:'Bu dünya ve içindekiler kimin? Eğer biliyorsanız söyleyin?' de.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Eğer bilirseniz yeryüzü ve onun içindekiler kimindir?'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ali Bulaç = De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine) de ki: “- Kimin o arz ve ondaki bütün varlıklar, biliyor musunuz?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ali Ünal = De ki: “Bütün dünya ve içinde yaşayanlar kime aittir, (kimdir onları yaratan ve yaşatan)? Haydi, biliyorsanız cevap verin!”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Biliyorsanız, dünya ve içinde bulunanlar kimindir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Bekir Sadak = De ki: «Biliyorsaniz soyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Celal Yıldırım = De ki: Yerküre ve içinde olanlar kime aittir? Eğer biliyorsanız (haydi cevap verin).

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin): Yeryüzü ve orada bulunanlar kimindir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Biliyorsanız söyleyin, yer ve onda bulunanlar kimindir?'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) de ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Edip Yüksel = De ki, 'Biliyorsanız, yer, gökler ve içlerinde bulunanlar kimindir?'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = «Kimin o Arz ve ondaki kimseler, eğer biliyorsanız?» de!

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Yeryüzü ve onda bulunan kimseler kime aittir; eğer biliyorsanız?»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Resulüm!) de ki: «Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Gültekin Onan = De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) "Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Harun Yıldırım = De ki: Eğer biliyorsanız, bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Hasan Basri Çantay = (Sen Habîbim, onlara) de ki: «Kimindir o yer ve ondaki (bütün mahlûk) lar, biliyor musunuz»?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu yer ve içinde bulunanlar kimindir?'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 İbni Kesir = De ki: Yer ve onda bulunanlar kimindir? Biliyorsanız söyleyin.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Kadri Çelik = De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin bakayım), “Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Muhammed Esed = De ki: "Peki, yeryüzü ve orada var olanlar kimin, öyleyse? Biliyorsanız (hadi, söyleyin bana)!"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Mustafa İslamoğlu = De ki: "Yer ve ondaki varlıklar kime aittir, eğer biliyorsanız (cevaplasanıza)?"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Yer ve onda olanlar, kimindir? Eğer siz bilir kimseler oldunuz ise (söyleyin).»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin bakalım. Bu dünya ve onda bulunanlar kime âittir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Şaban Piriş = De ki: -Yeryüzü ve içindekiler kime aittir, eğer biliyorsanız?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Yeryüzü ve içinde bulunanlar kime aittir? Eğer biliyorsanız!”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Seyyid Kutub = Onlara de ki, «Eğer biliyorsanız, söyleyiniz, yeryüzü ve üzerindeki tüm varlıklar kimindir?»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Bütün dünya ve içinde yaşayanlar kimindir söyleyin bakalım, biliyorsanız."

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Biliyorsanız dünyâ ve içinde bulunanlar kimindir?"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Yeryüzü ve onun içinde olanlar kimindir?»

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Ümit Şimşek = Sen de ki: 'Yeryüzü ve içindekiler kimindir? Biliyorsanız söyleyin.'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Eğer biliyorsanız, yeryüzü ve içindekiler kimindir?"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “Arzın (yeryüzünün) ve onun içindekilerin kimin olduğunu eğer biliyorsanız (söyleyin).”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 84 -

 İlyas Yorulmaz = Onlara sor “Yeryüzü ve yeryüzünde yaşayanlar kime aittir? Eğer biliyorsanız söyleyin?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Kimdir her şeyin saltanat ve tasarrufu elinde olan ve odur koruyan, oysa korunmaya muhtaç değil; biliyorsanız eğer?

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Herşeyin yönetimini elinde tutan, koruyup kollayan, fakat kendisine yardım olunmayan kimdir? Biliyorsanız eğer, söyleyin bana.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Adem Uğur = Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir? diye sor.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Her şeyin melekûtu (derûnu - içselliği), (ilim - kudret) elinde olan, (varlığıyla bizâtihi her şeyi) himaye edip koruyan, fakat kendisi korunmayan kimdir? Varsa ilminiz konuşun!"

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ahmet Tekin = 'Her şeyin işleyiş disiplini ve aslî düzeni kimin elinde? Koruyup kollayan, sorgulamasına ve cezalandırmasına karşı kendisinden korunulamayan kim? Eğer biliyorsanız söyleyin!' de.

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin): Her şeyin hükümranlığı elinde olan, koruyup kollayan ama kendisi korunmaya (muhtaç olmaya)n kimdir?'

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ali Bulaç = De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Her şeyin melekutu (mülk ve yönetimi) kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken kendisi korunmuyor."

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Her şeyin mülkiyet ve hazineleri elinde olan kimdir ki, daima O koruyub hükmediyor, kendisi asla korunmaya muhtaç olmuyor? Eğer biliyorsanız, cevab verin.”

ta’lemûne

  Mü’minûn / 88 -

 Ali Ünal = De ki: “Her şeyin dizginini elinde tutan ve Kendisi her şeyi koruyup gözeten, herkesin O’na sığındığı bir merci olmasına mukabil asla korunmaya muhtaç olmadığı gibi, O’na rağmen bir başka sığınma mercii de bulunmayan kimdir? Haydi, biliyorsanız buna da cevap verin!”