Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Diyanet İşleri = O, diriltendir, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takib etmesi de O’na aittir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o, bir mâbuttur ki diriltir ve öldürür ve geceyle gündüzün uzanıp kısalması da onun tedbîriyledir, akıl etmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Abdullah Parlıyan = O ki, hayat veren ve ölüme hükmedendir. Geceyle gündüzün değişip durması, O'nun buyruğuyladır. Öyleyse artık aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Adem Uğur = Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâla aklınızı kullanmaz mısınız!

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ"dur dirilten ve öldüren. . . Gece ve gündüzün dönüşümü O'nun içindir. . . Hâlâ aklınız ermiyor mu?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ahmet Tekin = O, hayat veren, yaşatan, eceller gelince ölümü gerçekleştirendir. Gecenin ve gündüzün değişmesi, O’nun eseridir. Hâlâ eşyanın hakikatini kâinatın yaratılışındaki nihai sebebi kavrayıp, aklınızı başınıza almayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ahmet Varol = Dirilten ve öldüren O'dur. Gece ve gündüzün değişmesi O'nun (eseri)dir. Akıl etmiyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ali Bulaç = O, yaşatan ve öldürendir; gece ile gündüzün aykırılığı (veya ardarda gelişi) da O'nun (kanunu)dur. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ali Fikri Yavuz = Öldükten sonra dirilten O, dünyada öldüren O. Gece ile gündüzün birbiri ardınca değişmesi (karanlık ve aydınlık farkları) hep O’na aittir. (Bunlarda başkasının tasarrufu olamaz). Artık akıllanmıyacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ali Ünal = Hayata mazhar eden ve ölümü de veren yine O’dur. Gece ile gündüzün uzayıp kısalarak birbiri peşisıra gelmesi de O’na ait icraatlardandır. Biraz olsun düşünüp akletmeyecek misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Bayraktar Bayraklı = Dirilten de, öldüren de O'dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesi de O'nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Bekir Sadak = Dirilten de, olduren de O'dur. Gece ile gunduzun birbiri ardindan gitmesi de O'nun emrine baglidir. Dusunmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Celal Yıldırım = O ki diriltir ve öldürür; gece ile gündüzün değişip durması, O'nun (koyduğu şaşmayan kanunlar) iledir. Artık aklınızı kullanmaz mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Cemal Külünkoğlu = O, yşatandır, öldürendir. Gece ile gündüzün birbirini takip etmesi de O'na aittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Diyanet İşleri (eski) = Dirilten de, öldüren de O'dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O'nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Diyanet Vakfi = Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâla aklınızı kullanmaz mısınız!

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Edip Yüksel = O'dur yaşatan ve öldüren; gecenin ve gündüzün değişmesi O'na bağlı. Aklınızı kullanmaz mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o öldüren ve dirilten o, gece ve gündüzün ıhtilâfı da hep onun için, artık akıllanmıyacak mısınız

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hayat veren ve öldüren O'dur; gece ile gündüzün değişmesi de O'nun eseridir. Artık akıllanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Gültekin Onan = O, yaşatan ve öldürendir; gece ile gündüzün aykırılığı (veya ardarda gelişi) da O'nun (kanunu)dur. Yine de akletmeyecek misiniz ?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Harun Yıldırım = Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâla aklınızı kullanmaz mısınız!

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Hasan Basri Çantay = O, hem dirilten, hem öldürendir. Gece ile gündüzün ihtilâfı da Onun (eseri) dir. Haalâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Hayrat Neşriyat = Ve yine O, hayâtı veren ve öldürendir; gece ile gündüzün ihtilâfı (ard arda gelmesi) de ancak O’na âiddir. Hiç akıl erdirmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 İbni Kesir = Dirilten de, öldüren de O'dur. Geceyle gündüzün birbiri ardı sıra gelmesi de O'nun emrine bağlıdır. Hala düşünmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Kadri Çelik = O, yaşatan ve öldürendir; gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O'na aittir. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Muhammed Esed = Hayatı bağışlayan ve ölüme hükmeden O'dur; geceyle gündüzün birbirini kovalaması O'nun buyruğuyladır. Öyleyse, artık aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Mustafa İslamoğlu = Yine O hayat verir ve ölümü takdir eder; gece ve gündüzün birbirinin yerine geçmesi de O'nun eseridir: peki, hala akletmeyecek misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve O, o (Hâlık-i Azîm)dir ki, diriltir ve öldürür ve gecenin ve gündüzün ihtilâfı da O'nundur. (dilemesiyledir.) Hâlâ âkilâne düşünmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ömer Öngüt = Dirilten de O'dur, öldüren de O'dur. Gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Şaban Piriş = Dirilten de öldüren de O’dur. Gece ve gündüzün ardarda gelmesi de O’na bağlıdır. Hala, aklınızı kullanmıyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Sadık Türkmen = O’dur hayat veren ve öldüren! Gece ile gündüzün değişmesi de, O’na aittir/O’nun tabiat kanunudur. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Seyyid Kutub = Sizi yaratan ve öldüren O'dur. Gecenin ve gündüzün birbirini izlemesi O'nun uygulamasıdır. Hiç düşünmeyecek misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Suat Yıldırım = Hayatı veren de, öldüren de O’dur. Gece ile gündüzü peş peşe getiren de O’dur. Öyleyse hâlâ aklınızı başınıza alıp bunları bir düşünmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Süleyman Ateş = O'dur ki yaşatıyor, öldürüyor. Gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun (eseri)dir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Tefhim-ul Kuran = O, yaşatan ve öldürendir; gece ile gündüzün aykırılığı (veya ardarda gelişi) da O'nun (kanunu) dur. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Ümit Şimşek = Dirilten de, öldüren de Odur. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişi de Onun eseridir. Hiç akıl etmiyor musunuz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O hayat veriyor, O öldürüyor. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişi O'nun için. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 İskender Ali Mihr = Ve hayat veren ve öldüren, O’dur. Ve gece ve gündüzün ihtilâfı (karşılıklı dönüşümü), O’na aittir (O’nun hükmüdür). Hâlâ akıl etmez misiniz?

lâ ta’kılûne

  Mü’minûn / 80 -

 İlyas Yorulmaz = Yaratan ve öldüren O dur. Geceyi ve gündüzü farklı yapmakta O na aittir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Diyanet İşleri = Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Dünyâ yaşayışı, ancak bir oyundan, bir oyalanmadan ibâret. Âhiret yurduysa çekinenlere elbette daha hayırlı. Hâlâ mı aklınız ermeyecek?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ve geçici bir zevkten başka birşey değildir; ama ahiret hayatı, yolunu Allah ve kitabıyla bulanlar için çok daha güzeldir. Öyleyse, aklınızı kullanmaz mısınız?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Adem Uğur = Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ahmed Hulusi = (Esfeli sâfîliyn olan) dünyanızın yaşamı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir! Sonsuz olan gelecek yaşam ortamı korunanlar için elbette daha hayırlıdır. . . Hâlâ aklınızı değerlendirmeyecek misiniz?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ahmet Tekin = Dünya hayatı yalnızca oyun ve eğlenceden ibarettir. Âhiret, ebedî yurt ise, Allah’a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlar, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanarak bu hakikatı kavramayacak mısınız?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ahmet Varol = Dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise takva sahipleri için daha hayırlıdır. Akıl etmiyor musunuz?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ali Bulaç = Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Elbette ahiret yurdu, takvâ sahipleri (Allah’dan korkanlar) için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınız başınıza gelmiyecek mi?

e fe lâ ta’kılûne

  En’âm / 32 -

 Ali Ünal = Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun ve boş oyalanmadan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise, Allah’a gönülden saygı besleyen ve O’na karşı gelmekten sakınanlar için çok daha hayırlıdır. Halâ akıllanmayacak mısınız?