Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Diyanet İşleri = Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki siz de, Allah'ı bırakıp taptıklarınız da cehennem odunusunuz, siz, oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Abdullah Parlıyan = O gün onlara: “Gerçek şu ki; siz de Allah'ı bırakıp taptıklarınız da, cehennem odunusunuz, siz oraya gireceksiniz” denecek.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Adem Uğur = Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki siz de, Allâh dûnundaki taptıklarınız da cehennem yakıtısınız! Siz oraya varacaksınız!

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ahmet Tekin = Siz ve Allah’ı bırakıp, kulları durumundaki taptıklarınız Cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz siz ve Allah'tan başka taptıklarınız cehennemin yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ali Bulaç = Gerçekten siz de, Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz, siz ona varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ali Fikri Yavuz = Haberiniz olsun, siz (ey Mekke halkı) ve Allah’dan başka taptıklanınız (putlarınız) hep cehennem odunusunuz. Siz hep beraber cehenneme gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ali Ünal = “Siz, evet siz ve Allah’ı bırakıp da taptığınız o putlar birer Cehennem odunusunuz. Hep birlikte varacağınız yer, işte orasıdır.”

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Bayraktar Bayraklı = Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız. Hepiniz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Bekir Sadak = Siz ve Allah'tan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki siz ve Allah'tan başka taptıklarınız Cehennem odunusunuz ve siz oraya varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Cemal Külünkoğlu = Hiç şüphesiz, siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem yakıtısınız. Siz (hep beraber) oraya (cehenneme) varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Diyanet İşleri (eski) = Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız; oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Diyanet Vakfi = Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Edip Yüksel = Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Haberiniz olsun ki siz ve Allahdan başka taptığınız nesneler hep Cehennem mermisisiniz, siz, ona vürud edeceksiniz

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Haberiniz olsun ki, siz ve Allah'tan başka taptığınız nesneler cehennem mermisisiniz; siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Siz ve Allah'dan başka taptıklarınız, cehennemin yakıtısınız; oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Gültekin Onan = Gerçekten siz de, Tanrı'nın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz; siz ona varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Harun Yıldırım = Siz ve Allah'ın dışında taptığınız şeyler cehennem yakıtısınız. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Hasan Basri Çantay = Siz de, Allâhı bırakıb tapmakda olduklarınız da hiç şübhesiz ki cehennem odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Hayrat Neşriyat = Muhakkak ki siz ve Allah’dan başka tapmakta olduklarınız, Cehennemin yakacağısınız! Siz oraya girecek olanlarsınız!

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 İbni Kesir = Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız, şüphesiz ki cehennem odunusunuz. Oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Kadri Çelik = Gerçekten siz de Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz, siz ona giricilersiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Muhammed Esed = (O gün onlara:) "Gerçek şu ki, siz ve Allah'ın yerine tapınıp durduğunuz bütün o (düzmece) şeyler cehennemin yakıtısınız: varacağınız yer orasıdır" denecek.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Mustafa İslamoğlu = Şu kesin ki, siz de, Allah'tan başka taptıklarınız da cehennemin yakıtısınız: sizler ona mutlaka takdim edileceksiniz!

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki, siz ve Allah'tan başka taptığınız nesneler cehenneme atılıp yakılacak şeylersiniz. Siz oraya varıp gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ömer Öngüt = Siz ve Allah'tan başka taptığınız şeyler cehennem odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Şaban Piriş = - Siz ve Allah’ı bırakıp da kulluk ettiğiniz şeyler, cehennemin odunusunuz. Oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Sadık Türkmen = Gerçekten siz de Allah’ın dışında kulluk ettikleriniz de, cehennemin odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Seyyid Kutub = Siz ve Allah'ı bir yana bırakarak taptığınız sözde ilahlar, cehennem odunusunuz. Hepiniz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Suat Yıldırım = "Hem siz, hem de Allah’tan başka taptığınız tanrılar, hepiniz cehennem odunusunuz, siz hep beraber cehenneme gireceksiniz!"

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Süleyman Ateş = Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız cehennemin odunusunuz. Siz, oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçekten siz de, Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz, siz ona varacaksınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Ümit Şimşek = Siz de, Allah'tan başka taptıklarınız da Cehennem odunusunuz; hepiniz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Siz ve Allah'ın berisinden, kulluk/kölelik ettikleriniz, cehennem odunusunuz. Hepiniz oraya gireceksiniz.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki siz ve sizin Allah’tan başka taptıklarınız, cehennem yakıtısınız (odunusunuz). Siz, ona girecek olanlarsınız.

ve mâ ta’budûne

  Enbiyâ / 98 -

 İlyas Yorulmaz = Sizin ve Allah dan başka kulluk ettikleriniz, cehennemin yakıtı olacaklar. Sizin götürülecek yeriniz yalnızca orasıdır.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ı bırakıp size ne bir zararı dokunacak, ne bir faydası gelecek bir varlığa mı kulluk ediyorsunuz? Ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Allah'ı bırakıp O'nun yanısıra size, ne bir fayda sağlama, ne de zarar verme gücüne sahip olmayan şeylere mi taparsınız? Oysa yalnız Allah'tır, herşeyi duyan ve bilen.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Adem Uğur = De ki: Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Allâh dûnunda, sizin için bir zarar veya faydası olmayanlara mı kulluk ediyorsunuz? Allâh 'HÛ'dur; Semi' ve Aliym. "

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ahmet Tekin = 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, size zarar vermeye ve fayda sağlamaya gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Allah her şeyi işitir. İlmi her şeyi kucaklar.' de.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Allah'tan ayrı olarak size bir zararı ve yararı olmayacak varlıklara mı tapıyorsunuz? Oysa Allah duyandır, bilendir.'

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ali Bulaç = De ki: "Size yarara da, zarara da güç yetirmeyen Allah'tan başka şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, işitendir, bilendir."

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: Allah’ı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fayda sağlamayan şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki Allah, bütün söylediklerinizi işitendir, bütün yaptıklarınızı bilendir.

ta’budûne

  Mâide / 76 -

 Ali Ünal = De ki: “Yalnızca Allah’a ibadet etmeyi bıraktınız da, (Allah dilemedikçe ve kendiliklerinden) size zarar da fayda da vermeye gücü yetmeyen âciz mahlûklara mı ibadet ediyorsunuz?” Halbuki Allah, (siz ve bütün ihtiyaçlarınız dahil) her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.