KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Diyanet İşleri = “Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Abdulbaki Gölpınarlı = Ancak Allah'a, şirkten ve şüpheden arınmış bir gönülle gelen faydalanır.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Abdullah Parlıyan = Ancak Allah'a küfür ve şirkten temizlenmiş bir kalple gelenler kurtulurlar.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Adem Uğur = Ancak Allah'a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ahmed Hulusi = "Sadece, Allâh'a kalb-i selîm (şuurunda hakikat açığa çıkmış olan) ile gelmiş kimse müstesna!"
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ahmet Tekin = «Meğer ki Allaha (küfr-ü nifakdan) tamamen salim bir kalb ile gelenler ola».
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ahmet Varol = Ancak Allah’a selîm (sağlam) bir kalble gelen müstesnâ.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ali Bulaç = "Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka."
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ali Fikri Yavuz = Ancak Allah’a hâlis ve pâk bir kalb ile varan müstesna.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ali Ünal = “Ancak Allah’a tertemiz ve her türlü (manevî) hastalıktan uzak bir kalble gelen bir kişi olmanın (fayda vereceği).”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Bayraktar Bayraklı = (84-89) “Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine vâris olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Bekir Sadak = (84-89) Sonrakilerin beni guzel sekilde anmalarini sagla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kil. Babami da bagisla, o suphesiz sapiklardandir. Insanlarin diriltilecegi gun, Allah'a temiz bir kalble gelenden baska kimseye malin ve ogullarin fayda vermeyecegi gun, beni rezil etme» demisti.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Celal Yıldırım = Ancak Allah'a selîm bir kalb ile gelenler müstesna, (onların elbette imânı ve iyi-yararlı ameli fayda verir.)
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Cemal Külünkoğlu = (88-89) “O gün ne malın bir faydası olur, ne de evlâdın. Yalnızca Allah'ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Diyanet İşleri (eski) = (84-89) Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme' demişti.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Diyanet Vakfi = Ancak Allah'a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Edip Yüksel = ALLAH'a mükemmel bir kalp ile gelenler hariç.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Elmalılı Hamdi Yazır = Ancak Allaha selim bir kalb ile varan başka
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ancak Allah'a temiz bir kalp ile varan başka!»
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer).»
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Gültekin Onan = "Ancak Tanrı'ya selim bir kalp ile gelenler başka."
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Harun Yıldırım = yalnızca Allah'ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!"
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Hasan Basri Çantay = «Meğer ki Allaha (küfr-ü nifakdan) tamamen salim bir kalb ile gelenler ola».
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Hayrat Neşriyat = Ancak Allah’a selîm (sağlam) bir kalble gelen müstesnâ.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
İbni Kesir = Ancak Allah'a kalb-i selimle gelmiş olan başka.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Kadri Çelik = “Ancak Allah'a selim (kusursuz) bir kalp ile gelenler başka.”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Muhammed Esed = yalnızca Allah'ın huzuruna kötülükten korunmuş bir kalple çıkanlar (kurtulacaktır)!"
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Mustafa İslamoğlu = ancak selim bir kalple Allah'ın huzuruna çıkanlar müstesna.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ömer Nasuhi Bilmen = (87-89) «Ve (nâsın) kabirlerden diriltilip kaldırılacakları gün beni zelil etme. O gün, ne mal faide verir ve ne de oğullar. Ancak Allah'a selim bir kalp ile varan kimse müstesna.»
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ömer Öngüt = Meğer ki Allah'a tamamen sâlim ve temiz bir kalp ile gelenler ola.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Şaban Piriş = Ancak kişi Allah’a tertemiz bir kalp ile gelmiş ola.!
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Sadık Türkmen = Ancak, Allah’a temiz bir kalp ile gelenler başka!”
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Seyyid Kutub = Yalnız temiz kalple Allah'ın huzuruna gelen kurtulur.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Suat Yıldırım = O gün insana fayda sağlayan tek şey, Allah’a teslim ettiği selim bir gönül olur.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Süleyman Ateş = "Ancak Allah'a sağlam ve temiz kalb getiren (yarar görür)."
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Tefhim-ul Kuran = «Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka.»
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Ümit Şimşek = 'Ancak Allah'a selim bir kalple gelen kurtulur.'
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
Yaşar Nuri Öztürk = "Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
İskender Ali Mihr = Allah’a selîm (selâmete ermiş) kalple gelenler hariç.
selîmin
Şu’arâ / 89 -
selîm, selâmete ermiş
İlyas Yorulmaz = Yalnızca teslim olmuş bir kalple gelen (kurtulur).
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Diyanet İşleri = Hani o, Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Abdulbaki Gölpınarlı = Hani Rabbine tertemiz bir yürekle gelmişti o.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Abdullah Parlıyan = Hani Rabbine tertemiz bir kalp ile yönelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Adem Uğur = Çünkü Rabbine kalb-i selîm ile geldi.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ahmed Hulusi = Rabbine selim bir kalp ile (şuurunda Esmâ hakikatini yaşamakta olarak) yönelmişti!
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ahmet Tekin = Hani Rabbine tertemiz, saf bir kalp ile, akl-ı selim ile, iman, ilim, güzel ahlâk ve sâlih amellerle gelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ahmet Varol = Hani o Rabbine temiz bir kalple gelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ali Bulaç = Hani o, Rabbine arınmış (selim) bir kalp ile gelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ali Fikri Yavuz = Çünkü Rabbine halis bir kalb ile gelmişti.
selîmin
Sâffât / 84 -
selîm, teslim olmuş, arınmış, güzelliklere açık
Ali Ünal = Tertemiz ve her türlü (manevî) hastalıktan uzak bir kalble Rabbine yönelmiş;