Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Diyanet İşleri = İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki inanan ve iyi işlerde bulunanlara karşı rahman, gönüllere bir sevgidir verir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Abdullah Parlıyan = Sınırsız rahmet sahibi Rahman olan Allah, iman edip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanları, sevgiyle kuşatacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Adem Uğur = İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ahmed Hulusi = İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ahmet Tekin = İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler için, Rahmet sahibi Rahman olan Allah kullarının gönüllerine bir sevgi yerleştirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ahmet Varol = İman edip de salih ameller işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ali Bulaç = İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ali Fikri Yavuz = İman edip salih ameller işleyenler var ya, Rahman bunlara bir sevgi verecek (onları gönüllere sevdirecektir.)

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ali Ünal = Rahmân, iman edip imanları istikametinde sağlam, doğru, yerinde ve ıslaha yönelik işler yapanlar için (gök ve yer ehlinin gönüllerinde) bir sevgi var edecek (ve onlar, şu anda az ve güçsüz de olsalar, her tarafta kabul görecekler)dir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Bayraktar Bayraklı = İman edip iyi amellerde bulunanlara gelince, Allah onlar için bir sevgi yaratacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Bekir Sadak = inanip yararli is isleyenleri Rahman sevgili kilacaktir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Celal Yıldırım = İmân edip İyi yararlı amellerde bulunanları elbette Rahman (olan Allah) sevgili kılar.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Cemal Külünkoğlu = İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahman (olan Allah, kalplerde) bir sevgi yaratarak (onları herkese) sevdirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnanıp yararlı iş işleyenleri Rahman sevgili kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Diyanet Vakfi = İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Edip Yüksel = İnanıp erdemli davrananlara Rahman sevgi bağışlar.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İman edip yararlı işler yapanlar ise, muhakkak Rahman, onlar için bir sevgi verecek, gönüllere sevdirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İman edip, salih amel işleyenler var ya, Rahmân (olan Allah) onları (gönüllere) sevdirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Gültekin Onan = İnananlar ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman onlar için bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Harun Yıldırım = İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, bir sevgi yaratacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Hasan Basri Çantay = Hakıykat îman edib de iyi iyi işler yapanlar (yok mu?) çok esirgeyici (Allah) onlar için (gönüllerde) bir sevgi verecekdir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Hayrat Neşriyat = Doğrusu îmân edip sâlih ameller işleyenler var ya, Rahmân (olan Allah) onlar için,(kalblerde) bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 İbni Kesir = Muhakkak ki iman edip salih amel işleyenleri, Rahman sevgili kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Kadri Çelik = İman edenler ve salih amellerde bulunanlar (var ya), Rahman, onlar için (insanların kalbinde) bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Muhammed Esed = Sınırsız rahmet Sahibi, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanları sevgiyle kuşatacaktır;

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Mustafa İslamoğlu = İmanda sebat eden, o imanla uyumlu bir hayat yaşayan kimseler var ya: O sonsuz rahmet kaynağı onlar için tarifsiz bir sevgi var edecek.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular, muhakkak ki Rahmân, onlar için (kalplerde) bir sevgi vücuda getirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ömer Öngüt = İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahman bir sevgi peyda edecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Şaban Piriş = İman edenler ve doğruları yapanlar ise Rahman onlara sevgi ile yaklaşacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Sadık Türkmen = Gerçek şu Kİ; iman eden ve faydalı işi en iyi şekilde yapanlara gelince, Rahmân onlar için bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Seyyid Kutub = İman edip iyi ameller işleyenlere gelince Allah, onlara sevgi armağan edecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Suat Yıldırım = İman edip, makbul ve güzel işler yapanları Rahman, (hem Allah, hem de mahluklar nezdinde) sevimli kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Süleyman Ateş = İnanıp faydalı işler yapanlar için Rahmân, (gönüllerde) bir sevgi yaratacak(onları herkese sevdirecek)tir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Tefhim-ul Kuran = İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Ümit Şimşek = İman eden ve güzel işler yapanlar için Rahmân bir sevgi vücuda getirecektir.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, Rahman onlar için bir sevgi oluşturacaktır.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki âmenû olanları ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanları, Rahmân, muhabbet duyulanlar (sevilenler) kılacak.

se yec’alu

  Meryem / 96 -

 İlyas Yorulmaz = İman edip doğru ve güzel davranışlarda bulunanları Rahman sevgi ile karşılayacaktır.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Diyanet İşleri = Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Vakti hâli yerinde ve eli geniş olan, vaktine hâline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez. Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Abdullah Parlıyan = Bütün bu durumlarda geniş imkanlara sahip olan kişi imkanına göre nafaka versin. Rızık imkanları dar olan kimse ise Allah'ın kendisine verdiğine uygun biçimde nafaka vermiş olsun. Allah hiçbir kimseye kendi verdiğinden daha fazlasından yükümlü tutmaz. Allah güçlükten sonra mutlaka kolaylık verecektir.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Adem Uğur = İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ahmed Hulusi = Varlık sahibi olan, kendi zenginliğine göre nafaka versin. İmkânları daraltılmış kimse de Allâh'ın kendisine verdiğine göre nafakasını versin. . . Allâh hiç kimseyi, ona verdiğinden ötesiyle sorumlu tutmaz! Allâh zorluktan sonra bir kolaylık oluşturur!

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ahmet Tekin = Eli geniş, imkânları bol olan, bol nafaka versin. Geçim darlığı çeken de, Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetlerin, imkânların bir kısmını nafaka olarak versin. Allah hiç kimseyi, verdiği nimetlerin ve imkânın üstünde yükümlü tutmaz, mükellef kılmaz. Allah her güçlüğün ardından bir kolaylık planlayıp hazırlar.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ahmet Varol = Genişlik içinde olan nafakayı imkânlarına göre versin, rızkı kendisine daraltılmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah hiç bir canı ona verdiğinden başkasıyla yükümlü tutmaz. Allah zorluktan sonra kolaylık nasib edecektir.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ali Bulaç = Geniş imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp verecektir.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ali Fikri Yavuz = Genişliği (zenginliği) olan, (boşanmış kadınlara ve süt annelere) genişliğinden nafaka versin; rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden harcasın. Allah bir kimseyi, ancak ona verdiği şeyle mükellef tutar. Allah bir güçlüğün arkasından bir kolaylık ihsan eder.

se yec’alu

  Talâk / 7 -

 Ali Ünal = İmkânı geniş olan, (sürelerinin bitimini bekleyen boşanmış hamile eşleri için de, çocuğunu emzirtme karşılığında da) imkânına göre nafaka ve ücreti bol versin. Rızkı kendisi için dar takdir edilmiş olan da, Allah’ ın kendisine verdiği miktardan harcamada bulunsun. Allah, herkesi ancak ona verdiği imkân nisbetinde yükümlü tutar. Allah, her zorluktan sonra bir kolaylık var edecektir.