Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

sabertum

  Nahl / 126 -

 Diyanet İşleri = Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mücâzatta bulunacaksanız sizi cezâlandırdıkları gibi ve o kadar cezâlandırın onları, fakat sabrederseniz elbette bu hareket, sabredenlere daha da hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Abdullah Parlıyan = Eğer bir kimseye ve bir topluma ceza verecekseniz, onların sizi cezalandırdıkları gibi ve o miktar cezalandırın onları. Fakat kendinizi tutarsanız bilin ki, güçlüklere göğüs germesini bilenler için, bu tutum daha iyi ve daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Adem Uğur = Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ahmed Hulusi = Şayet kötülüğün sonucunu yaşatacaksanız, size yapılan azabın benzeri ile sonucunu yaşatın. . . Eğer sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ahmet Tekin = Eğer müşrikleri mutlaka cezalandırmak istiyorsanız, size yapılanın benzeri cezalarla cezalandırın. Sabırlı davranırsanız, elbette bu, sabrederek mücadeleye devam edenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ahmet Varol = Eğer cezalandıracak olursanız size uygulanan cezanın aynıyla cezalandırın. Ama eğer sabredersiniz andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ali Bulaç = Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey müminler, düşmandan intikam almak için) eğer bir ceza ile mukabele edecek olursanız, ancak size yapılan azab ve cezanın misli ile yapın (daha fazla ileri gitmeyin). Sabrederseniz (cezayı terk ederseniz) andolsun ki, bu tahammül edenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ali Ünal = Size yapılan bir haksızlık ve kötü muameleye mukabele edecek olursanız, size yapılanın aynısıyla mukabelede bulunun. Fakat sabreder de mukabele yerine af yolunu seçerseniz, böyle davranmak, sabredenler için hiç kuşkusuz daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Bayraktar Bayraklı = Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin dengi ile ceza veriniz. Fakat sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Bekir Sadak = Eger ceza vermek isterseniz size yapilanin ayniyle mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler icin daha iyidir.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Celal Yıldırım = Ceza verecek olursanız, size verilen cezanın misliyle cezalandırın. Ama eğer (bu hususta) sabrederseniz, and olsun ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey inananlar!) Eğer (bir kimseyi) cezalandıracaksanız, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabreder (ceza vermekten vazgeçer)seniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Diyanet İşleri (eski) = Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Diyanet Vakfi = Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Edip Yüksel = Karşılık verecekseniz, size verilen karşılığın bir benzeriyle karşılık verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve şayed ıkab ile mukabele edecek olursanız ancak size edilen ukubetin misliyle muâkabe ediniz ve şayed sabrederseniz kasem olsun ki sabredenler için elbette daha hayırlıdır

sabertum

  Nahl / 126 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer ceza ile karşılık verecek olursanız, ancak size yapılan cezanın misli ile cezalandırınız. Şayet sabrederseniz, andolsun ki bu, sabredenler için elbette daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer (bir suçtan dolayı) ceza verecek olursanız size yapılan azab ve cezanın misli ile ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Gültekin Onan = Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Harun Yıldırım = Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Hasan Basri Çantay = Eğer her hangi bir ceza ile mukaabele edecek olursanız ancak size reva görülen ukubetin misillemesiyle ceza yapın. Sabrederseniz, andolsun ki, bu, tehammül edenler için elbet daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Hayrat Neşriyat = Eğer bir cezâ verirseniz, o hâlde size yapılan eziyetin misliyle cezâ verin! Fakat sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 İbni Kesir = Eğer ceza verecek olursanız; ancak sizin cezalandırıldığınızın misliyle ceza verin. Sabrederseniz; elbette bu, sabredenler için daha iyidir.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Kadri Çelik = Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, şüphesiz bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Muhammed Esed = Bunun içindir ki, (tartışmada) zora başvurmanız gerekirse, ancak onların sizi zora koştukları kadar zora başvurun. Fakat eğer kendinizi tutarsanız, bilin ki, güçlüklere göğüs germesini bilen kimseler için bu daha iyi, daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Mustafa İslamoğlu = İmdi siz, cezalandırdığınızda mutlaka sizin maruz kaldığınız miktarı aşmadan cezalandırınız; yok eğer sabrederseniz, bu, sabırda direnenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve eğer bir kimseye ikabta bulunacak iseniz, kendisiyle ikaba uğramış olduğunuz şeyin misliyle ikabta bulunun ve eğer sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ömer Öngüt = Eğer ceza verecek olursanız, size verilen cezanın misli ile ceza verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Şaban Piriş = Eğer karşılık verecekseniz, size yapılanın aynıyla karşılık verin. Eğer sabrederseniz, bu sabredenler için daha iyidir.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Sadık Türkmen = (ey müminler!) Eğer (size zulüm/hainlik edenlere) ceza verecekseniz, ancak size yapılanın misli/dengi/aynısı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz (af yolunu tutarsanız), elbette ki bu sabredenler için daha hayırlıdır/iyidir.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Seyyid Kutub = Eğer kâfirlere işkence edecekseniz, onlara, vaktiyle size yapmış oldukları işkencenin benzerini uygulayınız. Ama eğer sabrederseniz bu tutum sabredenler hesabına daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Suat Yıldırım = Ceza verecek olursanız, size yapılan muamelenin misliyle cezalandırın. Ama eğer bu hususta sabrederseniz, bilin ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Süleyman Ateş = Eğer azâb edecekseniz, size yapılan azâb kadar azâb edin. Ama sabrederseniz, andolsun ki o, sabredenler için daha iyidir. (Hz. peygamber, Uhud Savaşında, amcası Hamza'yı kâfirler tarafından burnu ve kulakları kesilmiş, ciğeri çıkartılmış bir durumda görünce; "Allah'a andolsun ki, eğer Allah bana zafer verirse, senin yerine, onlardan yetmiş kişiyi böyle yapacağım!" demişti. Fakat yemînine keffâret vererek bu sözünü uygulamamış, Mekke'nin Fethinde düşmanlarını affetmiştir.)

sabertum

  Nahl / 126 -

 Tefhim-ul Kuran = Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Ümit Şimşek = Ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, hiç kuşkusuz, bu sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, ancak size yapılan kötülüğün türü ve miktarı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz, elbette ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 İskender Ali Mihr = Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! Ve eğer gerçekten sabrederseniz elbette o (sabırları), sabredenler için daha hayırlıdır.

sabertum

  Nahl / 126 -

 İlyas Yorulmaz = Siz karşınızdakileri (kötü sözler söyleyerek) suçlarsanız, onlarda sizin onları suçladığınızın aynıyla suçlarlar (daha kötü sözlerle hakaret ederler). Eğer sabırlı davranırsanız (öfkelerinizi tutarsanız), sabredenler için bu daha hayırlıdır.

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Diyanet İşleri = “Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!”

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Esenlik size derler, sabrettiğinizden dolayı; gerçekten de dünyâ yurdunun bu sonucu, ne de güzeldir.

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Abdullah Parlıyan = “Dünyada müslüman olmanızdan dolayı katlandığınız her türlü zorluk ve sıkıntılara göğüs germenizin karşılığı olarak, size selam olsun” diyeceklerdir. Hal böyleyse, ahirette erişilecek olan bu mutlu son, ne hoş ve ne güzel!

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Adem Uğur = (Melekler:) Sabrettiğinize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir! (derler).

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ahmed Hulusi = "Selâmun aleyküm (Selâm ismiyle işaret edilen kuvvesi sizde açığa çıksın) sabretmenizin sonucu. . . Son vatan ne güzel!" ("Vatan sevgisi imandandır" hadisinde işaret edilen "vatan" budur. A. H. )

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ahmet Tekin = 'Sabrederek mücadeleye devamınıza karşılık, size selâm olsun, selâmette olun, siz selâmete erdiniz (selâmün aleyküm). Dünya yurdunun sonu, cennet ne güzeldir.' derler.

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ahmet Varol = 'Sabretmenize karşılık size selâm olsun. (Dünya) yurdunun sonu ne güzeldir!' (derler)

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ali Bulaç = "Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel."

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ali Fikri Yavuz = “- Sabrettiğiniz için size, selâm olsun! Ahiret saadeti ne güzeldir!...”

sabertum

  Ra’d / 24 -

 Ali Ünal = “(Dünyada iken) sabretmenize karşılık selâm sizlere; ne güzeldir bu nihaî Âhiret yurdu!”