Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sûretun
Diyanet İşleri = Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir sûrenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır.”
sûretun
Abdulbaki Gölpınarlı = Münâfıklar, yüreklerindekini haber verecek bir sûrenin indirilmesinden ürkmekle berâber alay da ederler. De ki: Alay edin bakalım, şüphe yok ki Allah, ürküp çekindiğinizi meydana çıkaracaktır.
sûretun
Abdullah Parlıyan = Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri haber verecek bir sûrenin başlarına inmesinden çekinip, endişe etmekteler. De ki: İstediğiniz gibi alay edin bakalım. Nasıl olsa Allah, tasalandığınız asıl şeyi er geç açığa vuracaktır.
sûretun
Adem Uğur = Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin müminlere indirilmesinden çekinirler. De ki: Siz alay edin! Allah o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Ahmed Hulusi = Münafıklar, kalplerinde olanı onlara haber veren bir sûrenin üzerlerine inmesinden çekinirler! De ki: "Eğlenin bakalım! Muhakkak ki Allâh o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkartır. "
sûretun
Ahmet Tekin = Müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar, kafalarındaki kalplerindeki nifakı, ikiyüzlülüklerini ortaya dökecek, bir sûrenin mü’minlere indirilmesinden çekinirler.'Siz dilediğiniz şekilde alay edin! Allah çekindiğiniz şeyi, ikiyüzlülüğünüzü kesinlikle açığa çıkaracaktır' de.
sûretun
Ahmet Varol = Münafıklar, kendileri hakkında kalplerinde olanları kendilerine bildirecek bir surenin indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: 'Alay edin. Şüphesiz Allah sizin çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.'
sûretun
Ali Bulaç = Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: "Alay edin. Şüphesiz, Allah kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır."
sûretun
Ali Fikri Yavuz = Münafıklar, kalblerinde olan küfrü yüzlerine vuracak bir Sûrenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler (hem de alay ederler). De ki: “- Eğlenin bakalım, Allah sizin o korktuğunuz şeyleri meydana çıkarıcıdır.”
sûretun
Ali Ünal = Münafıklar, kalblerinde gizledikleri (küfür, düşmanlık ve hileleri) yüzlerine vuracak bir sûrenin tepelerine inivereceği korkusu içindedirler. Buna rağmen, bir yandan da alay etmekten geri durmazlar. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “Siz alay edin bakalım! Allah, bilinmesinden korktuğunuz o şeyleri elbette içinizde koymayacak, orta yere döküverecektir.”
sûretun
Bayraktar Bayraklı = İki yüzlüler, kalplerinde olanı haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde ineceğinden çekiniyorlar. De ki: “Alay edin bakalım, Allah çekindiğiniz şeyleri ortaya çıkaracaktır.”
sûretun
Bekir Sadak = Iki yuzluler, kalblerinde olani haber verecek bir surenin inmesinden cekiniyorlar. De ki: «Alay edin bakalim, Allah cekindiginiz seyi ortaya koyacaktir.»
sûretun
Celal Yıldırım = Münafıklar kalblerinde olan şeyleri haber verecek bir sûrenin başlarına inmesinden çekinip endişe etmekteler. De ki: İstediğiniz gibi eğlenin ; Allah elbette sizin çekinip endişe duyduğunuz şeyleri ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Cemal Külünkoğlu = Münafıklar, kendileri hakkında, kalplerinde olan şeyleri kendilerine haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekiniyorlar (ona rağmen alay etmeye devam ediyorlar). De ki: “Siz alay etmeye devam edin. Ama Allah o (içinizdeki söylemekten) çekindiğiniz şeyleri mutlaka ortaya çıkaracaktır.”
sûretun
Diyanet İşleri (eski) = İkiyüzlüler, kalblerinde olanı haber verecek bir surenin inmesinden çekiniyorlar. De ki: 'Alay edin bakalım, Allah çekindiğiniz şeyi ortaya koyacaktır.'
sûretun
Diyanet Vakfi = Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin müminlere indirilmesinden çekinirler. De ki: Siz alay edin! Allah o çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Edip Yüksel = İkiyüzlüler, kalplerindekini kendilerine haber verecek bir surenin inmesinden çekiniyorlar. De ki: 'Alay edin bakalım, ALLAH korktuğunuz şeyi açığa çıkaracak.'
sûretun
Elmalılı Hamdi Yazır = Münafıklar bütün kalblerindekilerle kendilerini haber verecek bir sûrenin tepelerine inmesinden çekinirler, de ki eğlenin bakalım çünkü Allah o sizin çekindiklerinizi meydana çıkaracak
sûretun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine açıkça haber verecek bir sûrenin tepelerine indirilmesinden dâima endîşe ederler. De ki: «Siz maskaralık yapadurun, Allah kocunageldiğiniz şey'i (zâten) meydana çıkarandır».
sûretun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Münafıklar, kalblerindekileri bütünüyle haber verecek bir sûrenin tepelerine inmesinden çekinirler. De ki, alay edip durun bakalım, Allah o sizin çekindiğiniz şeyi kesinlikle ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Gültekin Onan = Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: "Alay edin. Şüphesiz, Tanrı kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır."
sûretun
Harun Yıldırım = Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: “Siz alay edin bakalım! Şüphesiz Allah kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır.”
sûretun
Hasan Basri Çantay = Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine açıkça haber verecek bir sûrenin tepelerine indirilmesinden dâima endîşe ederler. De ki: «Siz maskaralık yapadurun, Allah kocunageldiğiniz şey'i (zâten) meydana çıkarandır».
sûretun
Hayrat Neşriyat = İkiyüzlüler kendileri hakkında, kalplerinde olanı sana haber veren bir sure inmesinden endişe ediyorlar. De ki: "Alay edin bakalım! Nasıl olsa Allah korktuğunuzu başınıza getirecektir."
sûretun
İbni Kesir = Münafıklar, üzerlerine bir sûre indirilip de onlara kalplerinde olanı açıkça haber vereceğinden korkarlar. De ki: «Siz istihzâda bulunup durunuz. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin, çekinir olduğunuz şeyi açığa çıkarıcıdır.»
sûretun
Kadri Çelik = İkiyüzlüler, kalplerinde olanı haber verecek bir surenin inmesinden çekiniyorlar. De ki: “Alay edin bakalım, Allah çekindiğiniz şeyi mutlaka ortaya koyacaktır.”
sûretun
Muhammed Esed = Münafıklar(dan bazıları), kendilerine karşı (bir delil olmak üzere), kalplerinde gizleyip durdukları (gerçek) niyeti açığa vuracak (yeni) bir surenin indirilmesinden tasalanıyorlar. De ki: "Siz alay ededurun bakalım! Nasıl olsa Allah, tasalandığınız asıl şeyi er geç açığa vuracak!"
sûretun
Mustafa İslamoğlu = İkiyüzlüler kendileri hakkında, kalplerinde olanı sana haber veren bir sure inmesinden endişe ediyorlar. De ki: "Alay edin bakalım! Nasıl olsa Allah korktuğunuzu başınıza getirecektir."
sûretun
Ömer Nasuhi Bilmen = Münafıklar, üzerlerine bir sûre indirilip de onlara kalplerinde olanı açıkça haber vereceğinden korkarlar. De ki: «Siz istihzâda bulunup durunuz. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin, çekinir olduğunuz şeyi açığa çıkarıcıdır.»
sûretun
Ömer Öngüt = Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sûrenin inmesinden çekiniyorlar. De ki: “Siz alay edin bakalım! Allah çekindiğiniz şeyi kesinlikle ortaya çıkaracaktır. ”
sûretun
Şaban Piriş = Münafıklar kendileri hakkında kalplerinde bulunanı kendilerine haber verecek bir sûrenin indirileceğinden çekiniyorlar. De ki: “Alay edin bakalım, Allah, çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır”.
sûretun
Sadık Türkmen = Münafiklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir Sure’nin, üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay edin bakalım! Allah çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır.”
sûretun
Seyyid Kutub = Münafıklar kalplerinde sakladıkları kâfirliği açığa vuracak bir surenin inmesinden korkuyorlar. Onlara de ki; «Siz alay edin bakalım, Allah kesinlikle korktuğunuzu meydana çıkaracaktır.»
sûretun
Suat Yıldırım = Münafıklar, kalplerinde gizledikleri küfrü yüzlerine vuracak bir sûrenin tepelerine inmesinden çekinirler(bir yandan da sizinle alay ederler). De ki: "Eğlenin bakalım. Allah sizin o çekinip endişe ettiğiniz şeyleri meydana çıkaracaktır!"
sûretun
Süleyman Ateş = Münafıklar, kendileri hakkında, kalblerinde bulunanı kendilerine haber verecek bir sûrenin indirileceğinden çekiniyorlar. De ki; "Siz alay edin, Allâh çekindiğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Tefhim-ul Kuran = Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine haber verecek bir surenin aleyhlerinde indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: «Alay edin. Şüphesiz, Allah, kaçınmakta olduklarınızı açığa çıkarandır.»
sûretun
Ümit Şimşek = Münafıklar, kalplerindekini yüzlerine vuracak bir sûre indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: Siz alay ededurun; çekindiğiniz şeyi Allah mutlaka ortaya çıkaracaktır.
sûretun
Yaşar Nuri Öztürk = İkiyüzlüler, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir surenin tepelerine inmesinden çekinir dururlar. De ki: "Siz alay edin. Allah, o çekinip durduklarınızı ortaya çıkaracaktır."
sûretun
İskender Ali Mihr = Münafıklar, onların kalplerinde olan şeyi onlara haber veren bir surenin onlara indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: “Alay edin. Muhakkak ki Allah, çekindiğiniz (gizlediğiniz) şeyi açığa çıkarandır.”
sûretun
İlyas Yorulmaz = İki yüzlü davrananlar kendilerine, kalplerinde olanları onlara haber verecek bir sure indirilmesini bekliyorlar. Deki “Siz alay edin bakalım, elbetteki Allah beklediğinizi başınıza getirecek. ”
sûretun
Diyanet İşleri = “Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” dediler.
sûretun
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a inanın ve Peygamberinin maiyetinde savaşın diye bir sûre indirilince içlerinden malı, kudreti olanlar, senden izin isterler ve bırak bizi de oturanlarla kalalım derler.
sûretun
Abdullah Parlıyan = Allah'a iman edin ve peygamberiyle birlikte savaşın, diyen bir sûre indiği zaman, onlardan servet sahipleri, senden izin isterler. Bizi bırak ta, savaştan geri kalanlarla birlikte kalalım derler.
sûretun
Adem Uğur = Allah'a inanın, Resûlü ile beraber cihad edin diye bir sûre indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve: Bizi bırak (evlerinde) oturanlarla beraber olalım, dediler.
sûretun
Ahmed Hulusi = "Esmâ'sıyla hakikatiniz olan Allâh'a iman edin ve Rasûlü ile beraber mücahede edin" diye bir sûre inzâl edildiğinde, içlerinden zengin olanlar (cihada çıkmamak için) senden izin istediler ve "bırak bizi, evlerinde oturanlarla beraber olalım" dediler.
sûretun
Ahmet Tekin = 'Allah’a iman edin, Rasûlüyle birlikte hayatlarınızı ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edin, savaşın' diye bir sûre indirildiği zaman onlardan savaşa katılmaya güçleri yetebilecek olanlar senden izin istediler.'Bırak bizi, savaşa giden orduya katılma mükellefiyetleri olmayan, sakatlar, düşkünler, hastalar, mazeret sahipleri ve çoluk çocukla beraber biz de burada kalalım' dediler.
sûretun
Ahmet Varol = 'Allah'a iman edin ve Peygamberiyle birlikte cihad edin' diye bir sure indirildiğinde, onlardan varlık sahibi olanlar senden izin istediler ve: 'Bizi bırak, oturanlarla birlikte olalım' dediler.
sûretun
Ali Bulaç = "Allah'a iman edin, O'nun elçisi ile cihada çıkın" diye bir sûre indirildiği zaman onlardan servet sahibi olanlar, senden izin isteyip: "Bizi bırakıver, oturanlarla birlikte olalım" dediler.
sûretun
Ali Fikri Yavuz = “Allah’a iman edin ve Rasûlünün maiyyetinde cihada gidin” diye bir süre indirildiği zaman, içlerinde servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve : “- Bırak bizi oturanlarla beraber olalım” dediler.
sûretun
Ali Ünal = (Onlar, gerçekten kâfirdir ve hiçbir zaman cihada çıkmak da istemezler.) Ne zaman bir sûre inip, “Allah’a iman edin ve O’ nun Rasûlü’yle beraber cihada çıkın!” diye buyrulsa, içlerinden servet ve imkân sahibi kimseler hemen senden izin istemeye bakar ve “Bırak bizi, şu evlerinde oturan (kadın ve çocuklarla beraber) oturalım!” derler.