Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sûin
Diyanet İşleri = Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
sûin
Abdulbaki Gölpınarlı = Açıkça bir hayır yaparsanız, yahut yaptığınız hayrı gizlerseniz, yahut da gördüğünüz kötülüğü bağışlarsanız bilin ki Allah, şüphe yok, bağışlayıcıdır, her şeye gücü yeter.
sûin
Abdullah Parlıyan = Eğer açık ya da gizli bir iyilik yapar veya bir kötülüğü bağışlarsanız, unutmayın ki, Allah günahları bağışlayandır ve herşeye gücü yetendir.
sûin
Adem Uğur = Bir iyiliği açıklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüğü (açıklamayıp) affederseniz, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedici ve kadirdir.
sûin
Ahmed Hulusi = Bir hayrı açıklar ya da gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz; Allâh Afüvv'dür, Kaadir'dir.
sûin
Ahmet Tekin = Bir hayrı, bir iyiliği açıklar veya gizlerseniz, size yapılan bir kötülüğü görmezlikten gelir, affederseniz, bilin ki Allah çok affedicidir ve herşeye gücü kudreti yeter.
sûin
Ahmet Varol = Bir iyiliği açığa vurur veya gizlerseniz yahut bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz ki Allah, affedicidir, güç sahibidir.
sûin
Ali Bulaç = Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, affedicidir, güç yetirendir.
sûin
Ali Fikri Yavuz = Eğer hayırlı bir işi açıklar, yahut gizlerseniz veya size yapılan fenalığı bağışlarsanız, (bilin ki) şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır. Her şeye kadirdir.
sûin
Ali Ünal = (Buna karşılık,) bir iyiliği ister açıktan yapın ister gizlice yapın veya (şahsınıza reva görülen) herhangi bir fenalığı (ona usulünce mukabelede bulunmak hakkınız olmakla birlikte) bağışlayıverin: her halükârda bilin ki Allah, (Kendisine karşı işlenen) günahların pek çoğundan hemen geçiverendir; (cezalandırılması gereken her suçluyu ve suçu cezalandırmaya da) gücü hakkıyla yetendir.
sûin
Bayraktar Bayraklı = Bir iyiliği açıklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedicidir; her şeye gücü yetendir.
sûin
Bekir Sadak = Bir iyiligi aciga vurur veya gizler yahut bir kotulugu affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Guclu olan'dir.
sûin
Celal Yıldırım = Bir hayrı (iyiliği) açığa vurur veya gizli tutar veya bir kötülüğü affederseniz, Allah muhakkak çok affedendir, gücü her şeye yetendir.
sûin
Cemal Külünkoğlu = Bir iyiliği açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız (bilin ki), Allah da çok bağışlayandır, gücü her şeye yetendir.
sûin
Diyanet İşleri (eski) = Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Güçlü Olan'dır.
sûin
Diyanet Vakfi = Bir iyiliği açıklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüğü (açıklamayıp) affederseniz, şüphesiz Allah da ziyadesiyle affedici ve kadirdir.
sûin
Edip Yüksel = Bir iyiliği açığa vurur veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz, ALLAH Affedendir, Güçlüdür.
sûin
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yâhud bir kötülüğü afvederseniz şübhe yok ki Allah afvi çok bir kadîr bulunuyor
sûin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz ya da bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphe yok ki, Allah çok bağışlayan, herşeye gücü yetendir.
sûin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız, biliniz ki, Allah da çok bağışlayıcıdır, her şeye hakkıyla kadirdir.
sûin
Gültekin Onan = Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Tanrı, affedicidir, güç yetirendir.
sûin
Harun Yıldırım = Bir hayrı açıklarsanız veya onu gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz muhakkak Allah Afuvv ve Kadir olandır.
sûin
Hasan Basri Çantay = Eğer bir hayrı açıklar veya onu gizlerseniz, yahud fenalığı da afvederseniz şübhe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Her şey'e hakkıyle kaadirdir.
sûin
Hayrat Neşriyat = Eğer bir iyiliği açıklar veya onu gizlerseniz, yâhut bir kötülüğü affederseniz, artık şübhe yok ki Allah, Afüvv (çok affedici olan)dır, Kadîr (herşeye gücü yeten)dir.
sûin
İbni Kesir = Bir iyiliği açığa vurur veya gizler, yahut bir kötülüğü affederseniz; şüphesiz ki Allah; Afüvv ve Kadir olandır.
sûin
Kadri Çelik = Bir iyiliği açığa vurur veya gizler ya da bir kötülüğü affederseniz, (bilin ki) Allah da mutlaka affedendir, güç yetirendir.
sûin
Muhammed Esed = sizin, açıktan ya da gizli, iyilik yapıp yapmadığınızı yahut (size yapılmış olan) bir kötülükten dolayı affediciliğinizi gösterip göstermediğinizi (bilir): unutmayın ki Allah, günahları bağışlayandır, kudret ve egemenliğinde sınırsızdır.
sûin
Mustafa İslamoğlu = İyiliği -açık ya da gizli- yapar, kötülüğü de affederseniz (onu da bilir); unutmayın ki Allah çok bağışlayıcıdır, sınırsız kudret sahibidir.
sûin
Ömer Nasuhi Bilmen = Bir hayrı açıklarsanız veya gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz, şüphe yok ki Allah Teâlâ affedici ve çok kudretlidir.
sûin
Ömer Öngüt = Eğer bir iyiliği açığa vurur veya gizlerseniz yahut size yapılan bir fenalığı affederseniz, bilin ki Allah çok affedicidir, her şeye kâdirdir.
sûin
Şaban Piriş = Bir iyiliği açıklasanız veya gizleseniz ya da bir kötülükten vazgeçseniz, şüphesiz Allah affedicidir, güçlüdür.
sûin
Sadık Türkmen = Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
sûin
Seyyid Kutub = Bir iyiliği açığa vursanız da gizli tutsanız da veya bir kötülüğü bağışlasanız da biliniz ki, Allah bağışlayıcıdır ve gücü her şeye yetendir.
sûin
Suat Yıldırım = Bununla beraber eğer bir iyiliği açıktan yapar veya gizlerseniz veya bir kusuru bağışlarsanız bunu yapın, çünkü Allah da afüvdür, kadirdir (affı çoktur, her şeye kadir olduğu halde yine de affeder).
sûin
Süleyman Ateş = Bir iyiliği, açığa vurur veya onu gizlerseniz yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki) Allâh da affedicidir, güçlüdür.
sûin
Tefhim-ul Kuran = Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, affedicidir, güç yetiricidir.
sûin
Ümit Şimşek = Eğer bir hayrı açıklar veya onu gizlerseniz, yahud fenalığı da afvederseniz şübhe yok ki Allah çok bağışlayıcıdır. Her şey'e hakkıyle kaadirdir.
sûin
Yaşar Nuri Öztürk = Eğer bir iyiliği açıklar veya onu gizlerseniz, yâhut bir kötülüğü affederseniz, artık şübhe yok ki Allah, Afüvv (çok affedici olan)dır, Kadîr (herşeye gücü yeten)dir.
sûin
İskender Ali Mihr = Şayet bir hayrı açıklarsanız ya da gizlerseniz veya bir kötülüğü affederseniz, o zaman muhakkak ki Allah da affedicidir, (her şeye) kaadirdir.
sûin
İlyas Yorulmaz = Eğer bir iyiliği açıkça yaparsanız veya gizli yaparsanız veya bir kötülüğü bağışlarsanız, şunu iyi bilin ki Allah affedici ve her şeyi planlayıcı (takdir edici) dir.
bi-sûin
Diyanet İşleri = Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
bi-sûin
Abdulbaki Gölpınarlı = Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Ey kavmim! dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahlûku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azâba uğratır.
bi-sûin
Abdullah Parlıyan = Ve Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey kavmim” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge de gelmiştir. İşte size bir alamet olmak üzere Allah'ın devesi… Öyleyse bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın, ona fenalıkla dokunmayın; değilse acıklı bir azap sizi yakalar.
bi-sûin
Adem Uğur = Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
bi-sûin
Ahmed Hulusi = Semud'a da kardeşleri Sâlih'i (irsâl ettik). . . (O da): "Ey halkım! Allâh'a kulluk edin. . . O'nun gayrı bir ilâhınız olamaz. . . Size Rabbinizden apaçık bir kanıt geldi. . . İşte şu Allâh'ın dişi devesi sizin için bir mucizedir! Bırakın onu, Allâh'ın yeryüzünde yesin! (Sakın) ona bir kötülük düşünmeyin! Aksi takdirde acı bir azaba düşersiniz!"dedi.
bi-sûin
Ahmet Tekin = Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih’i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Sâlih:'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden peygamberliğimin tasdiki ile ilgili açık hak bir delil gelmiştir. O da, sizin için bir mûcize olan Allah’ın şu dişi devesidir. Bırakın onu, Allah’ın arazisinde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Sonra siz can yakıp inleten müthiş bir azâba dûçar olursunuz.' dedi.
bi-sûin
Ahmet Varol = Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara şöyle dedi: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah'ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın Allah'ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.
bi-sûin
Ali Bulaç = Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih:) "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar" dedi.
bi-sûin
Ali Fikri Yavuz = Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih’i (gönderdik) O, Kavmine şöyle dedi: “-Allah’a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur. İşte size, Rabbinizden açık bir mucize geldi. Şu Allah’ın dişi devesi, size peygamberliğimi isbat eden bir mucize ve alâmettir. Onu bırakın. Allah’ın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın ki, sonra acıklı bir azaba uğrarsınız.
bi-sûin
Ali Ünal = Semud’a, (yine kendi içlerinden) kardeşleri Salih’i gönderdik. O da, (diğerleri gibi aynı gerçeği) tebliğ etti: “Ey halkım! Allah’a ibadet edin; sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Şüpheniz olmasın ki, size Rabbiniz’den apaçık bir delil gelmiş bulunuyor: İşte, (benden beklediğiniz) açık bir işaret, bir mucize olarak Allah’ın hususî sizin için yarattığı dişi deve. Bırakın, kendi halinde Allah’ın diyarında otlasın. Sakın ha, ona bir fenalık yapmayın, yoksa sizi pek acı bir azap yakalayıverir.