Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Diyanet İşleri = “Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?”

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Siz, her yüksek tepede, ihtiyâcınız olmayan bir yapı kurarak eğlenip durur musunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Abdullah Parlıyan = Siz her yüksek tepelerde, ihtiyacınız olmayan yapılar kurarak eğlenir durur musunuz veya her bir yol üzerine, gelip geçenleri yanıltmak için, bir işaret yapıp, boş şeylerle mi uğraşıyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Adem Uğur = Siz her yüksek yere bir alâmet dikerek eğleniyor musunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ahmed Hulusi = "Siz her tepeye köşkler inşa edip, oyalanıyor musunuz?"

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ahmet Tekin = 'Siz her tepeye, yol kavşaklarına, saraylar kâşâneler, eğlence merkezleri kurup, eğlenmeye mi devam edeceksiniz?'

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ahmet Varol = Siz her yüksekçe yere bir anıt dikip boş şeyle mi oyalanıyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ali Bulaç = "Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?"

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ali Fikri Yavuz = Siz, her tepeye bir alâmet (köşk) bina eder eğlenir misiniz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ali Ünal = “Böyle, gösteriş ve eğlence olsun diye her yüksek yere anıt gibi binalar dikip duracak mısınız?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Bayraktar Bayraklı = “Sizler her yüksek yerde övündüğünüz büyük bir köşk mü dikeceksiniz?”

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Bekir Sadak = (124-13) 5 Kardesleri Hud, onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Siz her yuksek yere koca bir bina kurup, bos seyle mi ugrasirsiniz? Temelli kalacaginizi umarak saglam yapilar mi edinirsiniz? Yakaladiginizi zorbaca mi yakalarsiniz? Artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Bildiginiz seyleri size verenden sakinin; davarlari, ogullari, bahceleri ve akarsulari size O vermistir. Dogrusu hakkinizda buyuk gunun azabindan korkuyorum» dedi.

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Celal Yıldırım = Siz her yüksekçe yere bir anıt yapıp (kendinizden dünyalıkça aşağı olanlarla mı) eğlenirsiniz ?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Cemal Külünkoğlu = “Sizler her yüksek yerde gösteriş amaçlı bir anıt (tapınak) dikerek boş işlerle mi oyalanıyorsunuz?”

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Diyanet İşleri (eski) = (124-135) Kardeşleri Hud, onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum' dedi.

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Diyanet Vakfi = Siz her yüksek yere bir alâmet dikerek eğleniyor musunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Edip Yüksel = 'Her tepenin üzerine bir işaret (bir yapı) yerleştirip oyalanıyor musunuz?'

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Siz her tepeye bir alâmet bina eder eğlenir misiniz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Siz her tepeye bir alamet bina edip eğlenir durur musunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?»

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Gültekin Onan = "Siz, her tepeye bir ayet inşa edip [yararsız bir şeyle] oyalanıp eğleniyor musunuz?"

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Harun Yıldırım = Siz her yüksek yere bir alâmet dikerek eğleniyor musunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Hasan Basri Çantay = «Siz, her yüksek yerde bir alâmet bina edib eğlenir misiniz»?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Hayrat Neşriyat = '(Siz) her yüksek yere bir alâmet binâ edip (oralarda ve gelip geçenlerle)eğleniyor musunuz?'

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 İbni Kesir = Siz, her yüksek yere koca bir bina kurup boş şeylerle mi uğraşırsınız?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Kadri Çelik = “(Siz ihtiyacınız olmadığı halde) Sırf eğlence olsun diye her yüksek yere (ihtişamınızı gösteren) bir nişane (gökdelen) mi dikersiniz?”

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Muhammed Esed = Her tepede cehalet eseri, (putperestçe) anıtlar, tapınaklar mı yükselteceksiniz

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Mustafa İslamoğlu = "Siz, abesle iştigal ederek her bir tepede yüksek bir anıt, bir yapı mı inşa ediyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Siz her yüksek tepede bir alâmet bina edip eğlenir misiniz?»

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ömer Öngüt = “Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, eğlenir durur musunuz?”

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Şaban Piriş = Siz, her tepeye bir alamet bina edip eğlenir misiniz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Sadık Türkmen = Her yol üzerine bir işâret yapıyorsunuz da boş şeylerle mi uğraşıyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Seyyid Kutub = Sizler her yüksek tepeye gösteriş amaçlı bir anıt dikerek boş işlerle mi oyalanıyorsunuz.?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Suat Yıldırım = (128-130) Siz her yol üzerinde, gelip geçenleri şaşırtmak için bir alamet yapıp saçma sapan şeylerle mi uğraşırsınız? O muazzam yapıları dünyada ebedî kalmak gayesiyle mi inşa ediyorsunuz? Başkalarının hukukuna karşı hiç sınır tanımadan hep böyle zorbalık mı yapacaksınız?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Süleyman Ateş = "Siz her yol üzerine, (gelip geçenleri yanıltmak için) bir işâret yapıp da boş şeyle mi uğraşıyorsunuz?"

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Tefhim-ul Kuran = «Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?»

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Ümit Şimşek = 'Siz herbir tepeye eğlenmek için alâmet gibi binalar mı yapıyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 İskender Ali Mihr = Bütün yüksek tepelere, âyet (eserler) bina ederek abesle mi iştigal (boşuna mı uğraşıyorsunuz) ediyorsunuz?

rîın

  Şu’arâ / 128 -

 İlyas Yorulmaz = “Siz her tepeye boşu boşuna işaret olsun diye binalar mı kuracaksınız?”

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Diyanet İşleri = Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara orada yemek olarak ancak zehirli diken var,

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Hiçbir yiyecekleri yok, kuru dikenlerden başka.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Adem Uğur = Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur,

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ahmed Hulusi = Onlar için Dari' (zehirli - yırtıcı bir diken?)den başka yiyecek yoktur.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ahmet Tekin = Acı kuru dikenden başka onlara yiyecek de yok.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ahmet Varol = Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur. [1]

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ali Bulaç = Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlara, (hayvanların bile sakınıp yiyemediği) bir nebattan başka yiyecek yok.

min darîın

  Gâşiye / 6 -

 Ali Ünal = Yalnızca zehirli ve dikenli bir bitkiden ibarettir yiyecekleri.