Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

nureddu

  En’âm / 27 -

 Diyanet İşleri = Ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak” dedikleri vakit (hâllerini) bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ateşin başında durduruldukları zaman bir görseydin onları. Keşke dünyâya tekrar döndürseler bizi de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak derler.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Abdullah Parlıyan = Ateşin önünde bekletilecekleri ve “Ah keşke, hayata geri döndürülseydik, o zaman Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz ve mü'minler arasında olurduk” diyecekleri zaman onları bir görseydin.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Adem Uğur = Onların ateşin karşısında durdurulup "Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!" dediklerini bir görsen!..

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ahmed Hulusi = Yanma aşamasına geldikleri zaman: "Keşke geri döndürülsek, Rabbimizin delillerini yalanlamasak ve iman edenlerden olsak (Rabbanî özelliklerimizi, Esmâ'dan kaynaklanan kuvvelerimizi değerlendirsek)" dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ahmet Tekin = Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman:'Ne olurdu, dünyaya döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık, Allah’ı ve Rasulünü tasdik etseydik de mü’minlerden olsaydık' dediklerini bir görsen.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ahmet Varol = Onların ateşin başında durdurulup da: 'Keşke dünyaya geri gönderilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık' dedikleri andaki hallerini bir görsen.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ali Bulaç = Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık."

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ali Fikri Yavuz = Ateş karşısında durdurulup da şöyle söyledikleri zaman bir görsen: “- Ah ! Ne olurdu, biz dünyaya geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek, müminlerden olsak!...”

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ali Ünal = Nihayet Ateş’in üzerinde durdurulup, (onun dehşeti ve içine atılacak olmanın ürpertisi içinde, daha önce dünyada iken Allah’a şirk koştuklarını inkâr ederek kendi kendilerini yalanlamalarını unutmuş gibi,) “Ah, ne olur dünyaya geri gönderilsek! O zaman Rabbimizin (imanî gerçekleri apaçık gösteren) âyetlerini yalanlamaz ve biz de mü’minlerden oluruz!” diye nasıl hayıflanacaklarını bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Bayraktar Bayraklı = Ateşin başında durdurulmuş iken onların, “Ah ne olurdu, keşke biz dünyaya geri çevrilseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık, inananlardan olsaydık!” dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Bekir Sadak = Onlarin, atesin kenarina getirilip durdurulduklarinda, «keske dunyaya tekrar dondurulseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanalamasaydik ve inananlardan olsaydik» dediklerini bir gorsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Celal Yıldırım = Onları ateş üzerinde durdurulacakları zaman bir görsen, «Ah keşke biz geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini bir daha yalanlamasak ve mü'minlerden olsak» derler.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Cemal Külünkoğlu = Onların ateşin karşısında durdurulup: “Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, 'keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık' dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Diyanet Vakfi = Onların ateşin karşısında durdurulup «Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!» dediklerini bir görsen!..

nureddu

  En’âm / 27 -

 Edip Yüksel = Ateşin başında durduruldukları vakit onların 'Keşke geri döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini (vahiy ve mucizelerini) inkar etmeseydik ve inananlardan olsaydık,' dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = görsen, ateşin başına durdurulub da: ah! dedikleri vakıt: ah nolurdu bir geri çevrilsek de rabbımızın âyetlerini inkâr etmesek mü'minlerden olsaktı

nureddu

  En’âm / 27 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ateşin başında durdurulduklarında: «Ah! Ne olurdu geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini inkar etmeyip, mü'minlerden olsaydık!» dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: «Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık» dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Gültekin Onan = Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen. Derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve inançlılardan olsaydık."

nureddu

  En’âm / 27 -

 Harun Yıldırım = Onları ateşin üstünde durdurulduklarında bir görsen “Keşke biz geri döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak.” diyecekler.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar ateşin karşısında durdurulub da: «Ah bize ne olurdu, (dünyâya) bir geri döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalan saymasaydık, îman edenlerden olsaydık» dedikleri zaman (onları) bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Ateşe karşı durdurulduklarında ise, artık: 'Keşke biz(dünyaya) döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve mü’minlerden olsak!' dedikleri zaman (onları) bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 İbni Kesir = Bir görsen; ateşin başında durdukları: Keşke geri döndürülseydik ve Rabbımızın ayetlerini yalan saymasaydık da mü'minlerden olsaydık, dedikleri zaman.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Kadri Çelik = Onların, ateşin başında durdurulduklarında, “Keşke (dünyaya) tekrar döndürülseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve iman edenlerden olsaydık” dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Muhammed Esed = Ateşin önünde bekletilecekleri ve "Ah, keşke (hayata) geri döndürülseydik: O zaman Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz ve müminler arasında olurduk!" diyecekleri zaman (onları) görseydin.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Mustafa İslamoğlu = Ateşin başında dikilecekleri zaman onları bir görmelisin. Derler ki: "Ah, keşke hayata bir daha döndürülsek! (O zaman) Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz, mü'minlerden olurduk."

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve (onları) ateşin üzerine durdurulup da: «Eyvah bize ne olurdu bir geriye çevrilseydik ki, Rabbimizin âyetlerini tekzîp etmeseydik ve mü'minlerden olsaydık» dedikleri zaman bir görecek olsan.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ömer Öngüt = Ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında: “Ah ne olurdu, keşke dünyaya geri çevrilsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Şaban Piriş = Ateşin karşısında durdurulduklarında onların: -Ah ne olurdu (dünyaya) yeniden gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamaz ve müminlerden oluruz, dediklerini bir görseydin.

nureddu

  En’âm / 27 -

 Sadık Türkmen = Hani onları ateşin başında durdurulmuş iken bir görsen! Derler ki: “Ne olurdu biz dünyaya geri çevrilseydik ve Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve müminlerden olsaydık!”

nureddu

  En’âm / 27 -

 Seyyid Kutub = Cehennemin başında durdurulduklarında onların «Ah ne olaydı, dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden olsak» dediklerini keşki görseydin!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Suat Yıldırım = Onlar ateşin karşısında durdurulup da "Ah n’olurdu, dünyaya bir geri döndürülsek de Rabbimizin âyetlerini inkâr etmesek, müminlerden olsak!" dedikleri zaman bir görsen, neler olacak neler!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Süleyman Ateş = Onların, ateşin başında durdurulmuş iken: "Âh ne olurdu keşke biz (dünyâya) geri döndürülseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık, inananlardan olsaydık!" dediklerini bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Tefhim-ul Kuran = Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: «Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık.»

nureddu

  En’âm / 27 -

 Ümit Şimşek = Ateşin karşısında durdurulduklarında 'Ne olurdu, dünyaya geri gönderilseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamayıp mü'minlerden olsaydık' derken onları bir görsen!

nureddu

  En’âm / 27 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ah bir görsen, ateşin başında durdurulup da şöyle dediklerini: "Ne olurdu, geri gönderilsek, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve müminlerden oluversek."

nureddu

  En’âm / 27 -

 İskender Ali Mihr = Ateşin üzerinde durduruldukları zaman görsen. O zaman: “Keşke biz geri döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamazdık mü’minlerden olurduk.” dediler.

nureddu

  En’âm / 27 -

 İlyas Yorulmaz = Ateşin karşısında durduklarında, onları bir görseydin! Sonra “(pişmanlıkla) keşke geri döndürülsek de, Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsaydık” derler.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.”

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'ı bırakıp da bize ne faydaları dokunan, ne zararları erişen şeylere mi ibâdet edelim ve Allah bize doğru yolu gösterdikten sonra tekrar geriye mi dönelim, hani Şeytanların şaşırtıp sersem bir halde çöle düşürmek istedikleri adam gibi, halbuki arkadaşları, bize gel diye onu doğru yola çağırıp durmadadır. De ki: Şüphe yok ki Allah'ın gösterdiği yoldur doğru yol ve bize, âlemlerin Rabbine teslîm olmamız emredildi.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Abdullah Parlıyan = De ki: Biz Allah'ın yerine, bize ne faydası dokunan, ne de zarar verebilen şeylere mi yalvarıp, ibadet edelim? Ve Allah bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimizin üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları: “Bizimle gel” diye seslendikleri halde, şeytanların ayartmasına kapılıp, dünyevi zevkler peşinde, şaşkınca körü körüne koşturan kimse gibi mi olalım? De ki: “Şüphe yok ki, Allah'ın gösterdiği hidayet yolu, doğru yolun ta kendisidir. Ve biz kendimizi bütün alemlerin Rabbine teslim etmekle emrolunduk.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Adem Uğur = De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: "Bize gel! " diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? De ki: Allah'ın hidayeti doğru yolun ta kendisidir. Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredilmiştir.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Allâh dûnundan, bize ne fayda ve ne de zarar vermeyen şeylere mi dua edip yakaralım? Allâh bizi doğru yola hidâyet ettikten sonra, gerisin geri şirke mi döndürülelim? 'Bize gel' diye doğru yola çağıran arkadaşları olduğu hâlde, şeytanların ayartıp uçuruma çektiği ahmak gibi mi olalım?". . . De ki: "Allâh hidâyeti işte o hidâyettir! Biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk. "

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ahmet Tekin = 'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden bize fayda sağlamayacak ve zarar veremeyecek olan şeylere mi kulluk ve ibadet edelim, yalvaralım? Allah bizi doğru yola, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola kavuşturduktan sonra, gerisin geri, İslâm dışı hayatımıza mı dönelim? O’nun arkadaşları, bize, doğru yola gel diye çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?' de.'Allah’ın davet ettiği yol, Allah’tan gelen Allah’ın hidayet rehberiyle öğrettiği tek doğru ve hak dindir. Biz, yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbine teslim olup hükmüne rıza göstermekle, İslâm’ı yaşayan müslüman olmakla emrolunduk' de.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Allah'tan ayrı olarak bize bir yararları veya zararları olmayacak şeylere mi yalvaralım? Yahut Allah'ın bizi hidayete erdirmesinden sonra arkadaşlarının kendisini 'bize gel' diye doğru yola çağırmalarına rağmen şeytanların onu saptırmalarından dolayı yeryüzünde şaşkın bir halde kalmış kimse gibi ökçelerimizin üzerine geri mi dönelim?' De ki: 'Gerçek hidayet Allah'ın hidayetidir. Biz de alemlerin Rabbine teslim olmakla emrolunduk.'

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ali Bulaç = De ki: "Bize yararı ve zararı olmayan Allah'tan başka şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, şeytanların ayartarak yerde şaşkınca bıraktıkları, arkadaşlarının da: "Doğru yola, bize gel" diye kendisini çağırdığı kimse gibi topuklarımız üzerinde gerisin geri mi döndürülelim?" De ki: "Hiç şüphesiz Allah'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk."

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ali Fikri Yavuz = De ki: “- Biz, Allah’ı bırakır da, bize ne fayda, ne de zarar yapamıyacak şeylere yalvarıp ibadet edermiyiz ve Allah bizi hidâyete eriştirmişken ardımıza döner miyiz? O kimse gibi ki, arzda şaşkın şaşkın dolaşırken kendini şeytanlar yoldan çıkarıp uçuruma çekmekte, beride ise arkadaşları: “- Var bize gel” diye onu doğru yola çağırıyorlar. (Şeytana uyarsa helâk olur, arkadaşlırının çağrısına uyarsa selâmet bulur.) “ De ki: “- Allah’ın hidayeti, İslâm dinidir, işte doğru yol da budur. Biz, âlemlerin Rabbine öz müslim olalım diye emrolunduk.

ve nureddu

  En’âm / 71 -

 Ali Ünal = De ki: “Bize fayda da zarar da verebilecek durumda olmayan (putları, âciz yaratıkları, insan yapması nesneleri) Allah’tan başka ilâhlar edinip, kendilerine ibadet ve duada mı bulunalım? Allah bizi doğru yola koymuşken, ‘Gel bize katıl!’ diye yolun doğrusuna çağıran arkadaşlarına rağmen şeytanların arzu ve heves telkinleriyle kandırıp dalâlet vadilerinde şaşkın şaşkın dolaştırdığı bir ahmak durumuna düşerek, topuklarımızın üzerinde gerisin geriye şirke mi dönelim?” De: “Allah’ın gösterdiği yol, işte odur üzerinde yürünmesi gereken tek doğru yol ve bize bütün varlığımızla Âlemlerin Rabbi’ne teslim olmamız emredilmiştir.