Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Diyanet İşleri = Zülkarneyn, “Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır” dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Dedi ki: Zulmedeni azaplandırırız, sonra da Rabbinin tapısına götürülür de Rabbi, onu şiddetli bir azâba uğratır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Abdullah Parlıyan = Zülkarneyn şöyle cevap verdi: “Başkalarına zulmeden kimseyi azaplandırırız, sonra da o kimseler Rablerinin huzuruna döndürülür de, O da ona görülmedik bir azap ile azap eder.”

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Adem Uğur = O, şöyle dedi: "Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Allah da ona korkunç bir azap uygulayacak."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ahmed Hulusi = (Zül-Karneyn) dedi ki: "Zulmedene azap edeceğiz. . . Sonra Rabbine döndürülecek; böylece (Rabbi) ona tarifi mümkün olmayan bir azap yaşatacak. "

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ahmet Tekin = Zülkarneyn:'Ya inkârda, küfürde ısrar ederek kendisine zulüm ve haksızlık edeni cezalandıracağız. Bir de, hesap vermek üzere Rabbinin huzuruna çıkarılacak, Rabbi de ona, daha korkunç bir ceza verecek.' dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'Kim zulmederse ona azab edeceğiz. Sonra Rabbine döndürülür O da onu görülmemiş azapla azablandırır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla azablandırır."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ali Fikri Yavuz = Zül’-Karneyn dedi ki: “- Kim zulmederse (Allah’ı inkâr ederse), muhakkak ona azâp edeceğiz. Sonra Rabbine döndürülür de Allah onu görülmedik bir azâbla cezalandırır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ali Ünal = Zülkarneyn, dedi: “Kim her bakımdan zalim kesilirse, biz onu cezalandıracağız; sonra böylesi, Rabbisinin huzuruna çıkarılır ve O da ona benzeri görülmedik bir ceza uygular.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Bayraktar Bayraklı = O da şöyle dedi: “Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra da o, Rabbine döndürülecek. Rabbi de onu görülmemiş bir ceza ile cezalandıracaktır.”

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Bekir Sadak = (87-88) «aksizlik yapana azap edecegiz, sonra Rabbine dondurulur, onu gorulmemis bir azaba ugratir; ama inanip yararli is isleyene, mukafat olarak guzel seyler vardir, ona buyrugumuzdan kolay olani soyleriz» dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Celal Yıldırım = De ki: Kim zulmederse, ona azâb edeceğiz; sonra da o Rabbına döndürülür. O da ona görülmedik bir azâb ile azâb eder.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Cemal Külünkoğlu = (Zülkarneyn) dedi ki: “Her kim (inkâr ederek) zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisine görülmedik şiddetli bir azap ile azap eder.”

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Diyanet İşleri (eski) = (87-88) 'Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemiş bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır, ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz' dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Diyanet Vakfi = O, şöyle dedi: «Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Allah da ona korkunç bir azap uygulayacak.»

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Edip Yüksel = Dedi ki, 'Kim haksızlık ederse onu cezalandıracağız, Rabbine döndürülünce de onu görülmemiş bir cezaya çarpacaktır.'

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Dedi: her kim haksızlık ederse onu muhakkak ta'zib ederiz, sonra rabbına iade olunur, o da onu görülmedik bir azâba çeker

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O şöyle dedi: «Her kim haksızlık ederse, onu muhakkak cezalandırırız, sonra Rabbine iade edilir ve O da onu görülmedik bir azaba çeker.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O da demişti ki: «Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır.»

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra rabbine döndürülür, O da onu kötü (nükra) bir azabla azablandırır."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Harun Yıldırım = O, şöyle dedi: "Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Allah da ona korkunç bir azap uygulayacak."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Hasan Basri Çantay = Dedi: «Amma kim zulmederse onu azâblandıracağız. Sonra da o, Rabbine döndürülür de O da kendisini şiddetli bir azâb (a dûçâr) eder».

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Hayrat Neşriyat = (Zülkarneyn o kavme) dedi ki: 'Kim zulmederse, işte onu cezâlandıracağız; sonra(o,) Rabbine döndürülür de (Rabbi) onu şiddetli bir azâb ile cezâlandırır.'

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 İbni Kesir = Dedi ki: Kim zulmederse; ona, azab edeceğiz. Sonra Rabbına döndürülür ve Rabbı; onu, görülmemiş bir azaba uğratır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Kadri Çelik = “Kim zulme saparsa muhakkak ona azap edeceğiz, sonra da (o zalim kimse) Rabbine döndürülür. O da onu görülmemiş bir azapla cezalandırır” dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Muhammed Esed = O şöyle cevap verdi: "(Başkalarına) zulmeden kimseye gelince, ona bundan böyle azap edeceğiz; ve o kimse sonunda Rabbine döndürülecek; ve O da ona görülmemiş bir azap çektirecek.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Mustafa İslamoğlu = (fakat)" diye ekledi (Rabbi); "kim zulmederse, iyi bilsin ki o (bu dünyada) günü gelince azabımıza mahkum olacaktır; en sonunda Rabbine döndürülecek; ve (Allah ahirette) onu da görülmemiş bir azaba uğratacaktır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Her kim zulüm ederse elbette onu muazzep kılarız, sonra da Rabbine reddedilir, artık o da cidden şedît bir azap ile muazzep kılar.»

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ömer Öngüt = O da dedi ki: “Her kim ki zulmederse onu cezalandıracağız, sonra o Rabbine döndürülür. O da ona görülmedik bir azap ile azap eder. ”

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Şaban Piriş = Dedi ki: -Kim, zulmederse onu cezalandıracağız, sonra Rabbine döndürülür ve Rabbi onu görülmemiş bir azapla cezalandırır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Sadık Türkmen = Dedi ki: “Kim zulmederse kendisini cezalandıracağız/azap edeceğiz. Sonra Rabbine döndürülecektir. O da ona görülmemiş bir azapla azap edecektir.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Seyyid Kutub = Zülkarneyn o topluma dedi ki; «Aranızdaki zalimleri cezaya çarptıracağız. Onlar, ilerde Rabb'lerinin huzuruna vardıklarında eşi görülmemiş, ağır bir azaba uğrayacaklardır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Suat Yıldırım = Zülkarneyn şöyle dedi: "Kim zulmederse, Biz onu cezalandırırız, sonra da Rabbinin huzuruna götürülür. O da ona benzeri görülmedik bir ceza uygular.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Süleyman Ateş = Dedi: "Kim haksızlık ederse, ona azâb edeceğiz, sonra o, Rabbine döndürülecektir. O da ona görülmemiş bir azâb edecektir."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Kim zulme saparsa biz onu azablandıracağız, sonra da Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla azablandırıverir.»

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Ümit Şimşek = O dedi ki: 'Kim zulmederse onu cezalandırırız; sonra da o Rabbinin huzuruna çıkarılır ve Rabbi de onu görülmemiş bir azaba çarptırır.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Zulmedene azap edeceğiz; sonra Rabbine döndürülecek; O da onu görülmedik bir azaba çeker."

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 İskender Ali Mihr = (Zülkarneyn): “Fakat kim zulmederse ona azap edeceğiz. Sonra kendi Rabbine reddedilir (geri gönderilir). Böylece ona dehşetli bir azapla azap edilir.” dedi.

fe sevfe nuazzibu-hu

  Kehf / 87 -

 İlyas Yorulmaz = Zülkarneyn “Şu anda kim bir haksızlık yaparsa, ona yaptığı haksızlık nedeniyle cezasını veririz. Sonra o zalim Rabbine döndürülür ve işte o zaman azabın en kötüsü ile, orada ona azap edilir” dedi.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Diyanet İşleri = Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Özür dilemeye kalkışmayın, siz kâfir oldunuz sözde iman ettikten sonra. Sizin bir bölüğünüzü affetsek bile suçlu olduklarından dolayı bir bölüğünüzü azaplandıracağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Abdullah Parlıyan = Boşuna anlamsız mazeret ileri sürmeyin. Böylece sizler iman ettiğinizi açıkladıktan sonra, düpedüz gerçekleri inkâr etmiş oldunuz. Bu olayla ilgi derecesine göre, içinizden bir kısmınızın günahını bağışlasak bile, günahlara gömülüp gitmelerinden dolayı, diğerlerini azaba uğratacağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Adem Uğur = (Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ahmed Hulusi = Mazeret beyan etmeyin! İmanınızdan sonra gerçekten hakikat bilgisini inkâr eden oldunuz! Bir kısmınızı affetsek bile, suçlarında ısrarlı olmaları sebebiyle diğerlerine azabımızı yaşatacağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ahmet Tekin = Boşuna özür dilemeyin. Açıkça imanınızı ifade ettikten sonra, küfrünüzü de açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını affetsek bile, bir kısmını, güç ve iktidarlarına dayanıp, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işledikleri, âsi, günahkâr, suçlu olmakta ısrar ettikleri için azâbımıza dûçar edeceğiz.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ahmet Varol = Hiç özür dilemeyin. Siz imanınızden sonra inkar ettiniz. Sizden bir topluluğu bağışlasak bile suçlu olmalarından dolayı bir topluluğu da azaplandıracağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ali Bulaç = Özür belirtmeyiniz. Siz, imanınızdan sonra inkâra saptınız. Sizden bir topluluğu bağışlasak da, bir topluluğunuzu gerçekten suçlu günahkar olmaları nedeniyle azablandıracağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ali Fikri Yavuz = Boşuna özür dilemeyin. Siz iman ettiğinizi söyledikten sonra, içinizdeki küfrü açığa vurdunuz. İçinizden bir kısmını bağışlasak bile, diğer bir kısmını, suçlarında ısrar ettiklerinden azabımıza uğratacağız.

nuazzib

  Tevbe / 66 -

 Ali Ünal = Şimdi de özür beyan etmeye kalkmayın. Gerçek şu ki, dillerinizle iman ettiğinizi söylediniz, sonra da küfrünüzü ortaya koydunuz. İçinizden, boş konuşma ve ciddiyetsizlikleri Allah ve Rasûlü’yle alay gayesi taşımayanları bu davranışlarından dolayı affetsek bile, diğerlerini inkârda ve günah işlemekte ısrarları sebebiyle elbette cezalandıracağız.