Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

nezîrun

  Hac / 49 -

 Diyanet İşleri = De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Ey insanlar, ben ancak size, apaçık bir korkutucuyum.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Abdullah Parlıyan = Ey Muhammed! De ki: “Ey insanlar! Ben yalnızca, size Allah tarafından gönderilen, apaçık bir uyarıcıyım!”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Adem Uğur = De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ahmed Hulusi = De ki: "Ey insanlar. . . Kesinlikle Ben, sizin için net açıklama yapan bir uyarıcıyım. "

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ahmet Tekin = ' Ey insanlar, kesinlikle ben sizin iyiliğiniz, kurtuluşunuz için sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan, apaçık bir uyarıcıyım.' diye ilan et.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ahmet Varol = De ki: 'Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.'

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ali Bulaç = De ki: "Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım."

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm) de ki: “- Ey insanlar! Ben size ancak açık anlatan bir korkutucuyum, (iman etmiyeceklere Allah’ın azabını açıkça haber veriyorum).

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) de ki: “Ey insanlar! Ben, (dilediği gibi davranıp dilediğini veya sizin istediklerinizi yapacak, yapabilecek bir insan değil), sadece görevi sizi uyarmak olan apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Bayraktar Bayraklı = De ki: “Ey insanlar! Ben, ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Bekir Sadak = «Ey insanlar! Ben sizin icin ancak apacik bir uyariciyim» de.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Celal Yıldırım = De ki: Ey insanlar! Şüpheniz olmasın ki ben ancak sizin için açık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Cemal Külünkoğlu = De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım' de.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Diyanet Vakfi = De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Edip Yüksel = De ki: 'Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.'

nezîrun

  Hac / 49 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: 'Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.'

nezîrun

  Hac / 49 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Ey insanlar, ben size sadece açıkça anlatan bir uyarıcıyım!»

nezîrun

  Hac / 49 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Habîbim!) De ki: «Ey insanlar! Ben size ancak apaçık anlatan bir uyarıcıyım.»

nezîrun

  Hac / 49 -

 Gültekin Onan = De ki: "Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcıyım."

nezîrun

  Hac / 49 -

 Harun Yıldırım = De ki: Ey insanlar! Ben ancak sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Hasan Basri Çantay = De ki: «Ey insanlar, ben size ancak (gelecek) tehlikeleri apaçık anlatanım».

nezîrun

  Hac / 49 -

 Hayrat Neşriyat = De ki: 'Ey insanlar! Ben sizin için ancak (Allah’ın azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum!'

nezîrun

  Hac / 49 -

 İbni Kesir = De ki: Ey insanlar; ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Kadri Çelik = De ki: “Ey insanlar! Gerçekten ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Muhammed Esed = (Ey Muhammed,) de ki: "Ey insanlar! Ben, yalnızca, size (Allah tarafından gönderilen) apaçık bir uyarıcıyım!"

nezîrun

  Hac / 49 -

 Mustafa İslamoğlu = (Ey Peygamber!) De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki, ben size gönderilmiş açık (sözlü) bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Ey insanlar! Muhakkak ki, ben sizin için ancak apaçık bir korkutucuyum.»

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ömer Öngüt = De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım. ”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Şaban Piriş = De ki: -Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Sadık Türkmen = De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”

nezîrun

  Hac / 49 -

 Seyyid Kutub = De ki; «Ey insanlar, ben sizin için sadece açık sözlü bir uyarıcıyım.»

nezîrun

  Hac / 49 -

 Suat Yıldırım = De ki: "Ey insanlar! Benim görevim sırf bir uyarıcı olmaktan ibarettir.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Süleyman Ateş = De ki: "Ey insanlar, ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım."

nezîrun

  Hac / 49 -

 Tefhim-ul Kuran = De ki: «Ey insanlar, gerçekten ben sizin için yalnızca bir uyarıcı, korkutucuyum.»

nezîrun

  Hac / 49 -

 Ümit Şimşek = De ki: Ey insanlar, ben size ancak apaçık bir uyarıcıyım.

nezîrun

  Hac / 49 -

 Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Ey insanlar, ben sizin için, açıklayıcı bir uyarıcıdan başkası değilim."

nezîrun

  Hac / 49 -

 İskender Ali Mihr = De ki: “Ey insanlar, sizin için ben sadece bir nezirim (uyarıcıyım)!”

nezîrun

  Hac / 49 -

 İlyas Yorulmaz = Deki “Ey İnsanlar! Ben sizin için yalnızca apaçık bir uyarıcıyım. ”

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Diyanet İşleri = Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, “Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı” demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey kitap ehli, bize ne bir müjdeci geldi, ne bir korkutucu dememeniz için peygamberlerin arasının kesildiği bir devirde size, her şeyi açıklayan Peygamberimiz geldi. İşte size şüphesiz olarak bir müjdeci, bir korkutucu geldi ve Allah'ın, her şeye gücü yeter.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Abdullah Parlıyan = Ey kendisine kitap ulaşanlar! Hiçbir peygamberin gelmediği uzun bir aradan sonra size gerçekleri açıklayan bu elçimiz gönderildi ki; “Bize ne bir müjdeci, ne de uyarıcı gelmedi” demenize meydan vermemek için, size bir müjdeci ve uyarıcı geldi. Allah dilediğini yapmaya güç yetirendir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Adem Uğur = Ey ehl-i kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada size elçimiz geldi. Gerçekleri size açıklıyor ki (kıyamette): "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demiyesiniz. İşte size müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah her şeye hakkıyle kadirdir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ahmed Hulusi = Ey kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanlar. . . Rasûllerin arasının kesildiği bir süreçte, size gerçekleri açıklayan Rasûlümüz gelmiştir. . . "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz (diye). . . İşte size müjdeleyici ve uyarıcı (Rasûl) geldi. . . Allâh her şey üzerine Kaadir'dir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ahmet Tekin = Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, Rasullerden sonraki fetret devrini, insanlığın peygambersiz kaldığı devri takiben hak dini açıkça anlatan Rasulümüz tebliğ göreviyle size de geldi. Kıyamet gününde:'Bize rahmetini, merhametini, ihsanını, sevgini müjdeleyici ve sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan, uyarıcı gelmedi' şeklinde itiraz edemeyesiniz diye size de geldi. İşte size müjdeci ve uyarıcı gelmiştir. Allah’ın her şeye gücü kudreti yeter.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ahmet Varol = Ey kitap ehli! 'Bize herhangi bir müjdeleyici veya korkutucu gelmedi' demeyesiniz diye peygamberlerin arasının kesildiği bir dönemde size (doğruyu) açıklayan peygamberimiz geldi. İşte size müjdeleyici ve korkutucu geldi. Allah her şeye güç yetirendir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ali Bulaç = Ey Kitap Ehli, elçilerin arası kesildiği dönemde: "Bize müjdeci de, bir uyarıcı da gelmedi" demenize (fırsat kalmasın) diye size apaçık anlatan elçimiz geldi. Böylece müjdeci de, uyarıcı da gelmiştir artık. Allah her şeye güç yetirendir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey ehl-i kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir boşluk zamanında size İslâm dinini açıklayan Peygamberimiz (Hz. Muhammed Aleyhisselâm) gelmiştir. Tâ ki, bize, müjdeleyici ve korkutucu bir elçi gelmedi, demiyesiniz. Gerçekten size, cennet müjdecisi ve cehennem habercisi gelmiştir. Allah, her şeye kadirdir.

beşîrun ve nezîrun

  Mâide / 19 -

 Ali Ünal = Ey Kitap Ehli! Rasûllerin gelmesinin kesintiye uğrayıp Hak Din’in nisyana gömüldüğü bir sırada, ileride “Bize ne bir müjdeleyici geldi, ne de bir uyarıcı.” demeyesiniz diye, size (bütün iman, ibadet ve davranış esaslarını, insanlığın saadet ve selâmeti adına gerekli bütün hakikatleri) hakkıyla açıklayan Rasûlümüz (Muhammed) gelmiş bulunuyor. Evet, size hiç şüphesiz bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiş bulunuyor. Allah, her şeye hakkıyla güç yetirendir.