Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
neuddu-hum
Diyanet İşleri = Yine şöyle derler: “Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?”
neuddu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ne oldu bize ki diyecekler, kötü saydığımız erleri göremiyoruz?
neuddu-hum
Abdullah Parlıyan = Ve ekleyecekler: “Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri, burada niçin görmüyoruz?
neuddu-hum
Adem Uğur = (İnkârcılar) derler ki: Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?
neuddu-hum
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Biz niye, kendilerini şerrliler kabul ettiğimiz ricali (burada) görmüyoruz?"
neuddu-hum
Ahmet Tekin = İnkâr edenler: 'Nasıl olur? Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burda niçin görmüyoruz?' derler.
neuddu-hum
Ahmet Varol = Derler ki: 'Ne oluyor da, kendilerini kötülerden saydığımız adamları göremiyoruz?
neuddu-hum
Ali Bulaç = Ve derler ki: "Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden saydığımız adamları göremiyoruz."
neuddu-hum
Ali Fikri Yavuz = Bir de (o cehennemdeki azgın elebaşılar müminleri kasdederek şöyle) diyecekler: “- (Dünyada) kendilerini bayağı kimselerden saydığımız bir takım adamları (fakir müminleri bu ateşte) neye görmüyoruz?
neuddu-hum
Ali Ünal = (Elebaşılar,) “(Dünyada iken)” derler, “şerlilerden saydığımız (ve kendilerine hiç değer vermediğimiz) birtakım adamları burada neden görmüyoruz?
neuddu-hum
Bayraktar Bayraklı = İnkârcılar derler ki: “Dünyada kendilerini kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin göremiyoruz?”
neuddu-hum
Bekir Sadak = soyle derler: «Kendilerini dunyada iken kotu saydigimiz kimseleri burada nicin gormuyoruz?»
neuddu-hum
Celal Yıldırım = Ve derler ki: (Dünya'da) kendilerini kötülerden saydığımız (o inanan) adamları neden göremiyoruz ?
neuddu-hum
Cemal Külünkoğlu = (62-63) (Cehennemliklerin hepsi inananları kastederek şöyle derler: “Dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada neden görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik. Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi (kendilerini göremiyoruz)?”
neuddu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Şöyle derler: 'Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?'
neuddu-hum
Diyanet Vakfi = (İnkârcılar) derler ki: Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?
neuddu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de derler ki: neye görmüyoruz biz o eşrardan saydığımız bir takım adamları
neuddu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de derler ki: «Biz bayağılardan saydığımız o adamları ne diye görmüyoruz?
neuddu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir de derler ki: «Kötülerden saydığımız birtakım adamları (fakir müminleri) niye göremiyoruz?»
neuddu-hum
Gültekin Onan = Ve derler ki: "Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden saydığımız adamları göremiyoruz."
neuddu-hum
Harun Yıldırım = Derler ki: Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?
neuddu-hum
Hasan Basri Çantay = (Azgınlar) derler: «Kendilerini (dünyâda) bayağılardan saydığımız adamları neye görmüyoruz»?
neuddu-hum
Hayrat Neşriyat = (Azgınların reisleri) yine derler ki: 'Bize ne oldu ki, (dünyada iken) kendilerini kötülerden saymakta olduğumuz adamları (fakir Müslümanları burada aramızda)göremiyoruz?'
neuddu-hum
İbni Kesir = Ve dediler ki: Bizim kendilerini kötülerden saydığımız adamları niçin burada görmüyoruz?
neuddu-hum
Kadri Çelik = “Bize ne oluyor da kendilerini kötülerden saydığımız adamları göremiyoruz.” derler.
neuddu-hum
Muhammed Esed = Ve ekleyecekler: "Nasıl olur da (dünyada) çarpılmış olanlar arasında saydıklarımızı(n hiç birini) burada görmeyiz,
neuddu-hum
Mustafa İslamoğlu = Bir de diyecekler ki: "Ne oldu da, bir zamanlar kendilerini yaramaz adam saydıklarımızdan hiçbirini burada göremez olduk?
neuddu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve (azgınlar) derler ki: «Bize ne oluyor ki, birtakım erkekleri görüyoruz ki, biz onları en şerli kimselerden sayar idik?»
neuddu-hum
Ömer Öngüt = Derler ki: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin göremiyoruz? "
neuddu-hum
Şaban Piriş = -Bize ne oldu da kötü saydığımız adamları burada göremiyoruz? derler.
neuddu-hum
Sadık Türkmen = Ve ekleyecekler: “Bize ne oldu böyle? Kendilerini (dünyada) kötü saydığımız o adamları görmüyoruz.
neuddu-hum
Seyyid Kutub = «Bize ne oldu ki, dünyada iken kötülerden saydığımız adamları burada niçin görmüyoruz?» derler.
neuddu-hum
Suat Yıldırım = (62-63) Azgınlar: "Neden acaba, derler, dünyada kendilerini değersiz saydığımız birtakım adamları burada görmüyoruz? Aklımız sıra, onlarla alay ederdik! Yoksa gözlerimiz onlardan kaydı da onun için mi kendilerini göremiyoruz?"
neuddu-hum
Süleyman Ateş = "Bize ne oldu ki, (dünyâda) kötülerden saydığımız adamları (burada) görmüyoruz?" dediler.
neuddu-hum
Tefhim-ul Kuran = Ve derler ki: «Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden saydığımız adamları göremiyoruz.»
neuddu-hum
Ümit Şimşek = Sonra derler ki: 'Ne oluyor bize, dünyada iken kötü saydığımız adamları niçin burada göremiyoruz?
neuddu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle dediler: "Şer temsilcilerinden saydığımız adamları, acaba neden görmüyoruz?"
neuddu-hum
İskender Ali Mihr = Ve (cehennemdekiler): “Biz niçin, şerlilerden addettiğimiz adamları (burada cehennemde) görmüyoruz?” dediler.
neuddu-hum
İlyas Yorulmaz = Ateşin içinde olanlar “Bize ne oluyor? Dünyada kendilerini şerli ve bayağı gördüğümüz insanları burada, bizim yanımızda göremiyoruz. ”