Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
nebein
Diyanet İşleri = Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. İleride bileceksiniz.
nebein
Abdulbaki Gölpınarlı = Her haberin mukadder bir zamanı var, siz de öğrenir, bilirsiniz yakında.
nebein
Abdullah Parlıyan = Allah'tan gelen her haber, belli bir zaman içinde gerçekleşir ve siz zamanı gelince gerçekleri anlayacaksınız.”
nebein
Adem Uğur = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.
nebein
Ahmed Hulusi = Her haberin kararlaştırılmış, gerçekleşeceği bir zamanı vardır. . . Yakında bileceksiniz!
nebein
Ahmet Tekin = Her ilâhî haberin, ilâhî cezanın kararlaştırılmış bir zamanı, gerçekleşeceği bir yeri vardır. Yakında siz de olacakları ve haber verdiğimiz şeylerin gerçekleştiğini öğreneceksiniz.
nebein
Ahmet Varol = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bileceksiniz.
nebein
Ali Bulaç = Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman (müstakar)' vardır. Siz de bileceksiniz.
nebein
Ali Fikri Yavuz = Kur’an’daki her haberin tahakkuk edeceği muayyen bir zamanı var. Artık yakında öğrenirsiniz.
nebein
Ali Ünal = Verilmiş her haberin gerçekleşeceği kararlaştırılmış bir zaman vardır. Nitekim gün gelecek, siz de bileceksiniz.
nebein
Bayraktar Bayraklı = Her haber, belli bir süreç içinde gerçekleşir. Siz, zaman içinde anlayacaksınız.
nebein
Bekir Sadak = Her haberin gerceklesecegi bir zaman vardir ki siz onu yakinda bileceksiniz.
nebein
Celal Yıldırım = Her haberin kararlaştırılmış bir vakti (belirlenmiş bir saati) vardır ve siz de onu ileride görüp anlayacaksınız.
nebein
Cemal Külünkoğlu = (Kur'an'daki) her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.
nebein
Diyanet İşleri (eski) = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.
nebein
Diyanet Vakfi = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.
nebein
Edip Yüksel = Her bir haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. İleride bilecekler.
nebein
Elmalılı Hamdi Yazır = Her haberin mukarrer bir zamanı var, artık ileride bilirsiniz
nebein
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Artık ileride anlarsınız.
nebein
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz.
nebein
Gültekin Onan = Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman' (müstakar) vardır. Siz de bileceksiniz.
nebein
Harun Yıldırım = Her bir haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Yakında siz de bileceksiniz.
nebein
Hasan Basri Çantay = «Her bir haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında öğrenirsiniz».
nebein
Hayrat Neşriyat = 'Her haberin kararlaşacağı (vuku' bulacağı) bir zaman vardır. Ve ileride bileceksiniz!'
nebein
İbni Kesir = Her haberin kararlaşmış bir zamanı vardır. Siz de yakında bileceksiniz.
nebein
Kadri Çelik = Her haberin (vaadin) gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.
nebein
Muhammed Esed = (Allahtan gelen) her haber belli bir süreç içinde gerçekleşir: ve siz zaman içinde (hakikati) anlayacaksınız".
nebein
Mustafa İslamoğlu = Her haberin bir gerçekleşme süreci vardır; zaman gelecek (bunu) siz de öğreneceksiniz.
nebein
Ömer Nasuhi Bilmen = Her bir haberin bir mukarrer zamanı vardır. Ve yakında bilirsiniz.
nebein
Ömer Öngüt = Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Yakında bileceksiniz.
nebein
Sadık Türkmen = Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır! Siz yakında bileceksiniz!
nebein
Seyyid Kutub = Her haberin bir gerçekleşme zamanı vardır. İlerde anlayacaksınız.
nebein
Suat Yıldırım = (66-67) Bu, hakikatin ta kendisi olduğu halde, senin halkın onu yalan saydı. De ki: "Ben sizden sorumlu değilim. Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır; Siz de yakında öğrenirsiniz."
nebein
Süleyman Ateş = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz.
nebein
Tefhim-ul Kuran = Her bir haber için 'kararlaştırılmış bir zaman (müstakar) ' vardır. Siz de bileceksiniz.
nebein
Yaşar Nuri Öztürk = Her haberin gerçekleşeceği bir zaman/mekân vardır. Yakında bileceksiniz.
nebein
İskender Ali Mihr = Her haber için kararlaştırılmış bir zaman vardır. Ve yakında bileceksiniz.
nebein
İlyas Yorulmaz = “Size bildirilen haberlerin mutlaka oluşacağı bir zaman vardır ve siz bunları kesinlikle göreceksiniz. ”
bi nebein
Diyanet İşleri = Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman’a) şöyle dedi: “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.”
bi nebein
Abdulbaki Gölpınarlı = Derken hüthüt, çok geçmeden geldi de dedi ki: Senin henüz bilmediğin birşeyi öğrendim ve sana doğru bir haberle Sebe'den geliyorum.
bi nebein
Abdullah Parlıyan = Fakat Hüdhüd, çok geçmeden çıkageldi ve “Ben, senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe' hakkında doğru bir haber getirdim” dedi.
bi nebein
Adem Uğur = Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: Ben, dedi, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana çok doğru (ve önemli) bir haber getirdim.
bi nebein
Ahmed Hulusi = Çok geçmeden (Hüdhüd) geldi ve dedi ki: "Senin bilgin dışındaki bir şeyi gördüm ve sana Saba'dan kesin bir haber ile geldim. "
bi nebein
Ahmet Tekin = Çok geçmeden İbibik geldi.'Ben senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe’den sana doğru ve önemli bir haber getirdim.' dedi.
bi nebein
Ahmet Varol = (Hüdhüt) çok geçmeden geldi ve dedi ki: 'Senin öğrenemediğin bir şeyi ben öğrendim ve Sebe'den sana kesin doğru bir haber getirdim.
bi nebein
Ali Bulaç = Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba'dan kesin bir haber getirdim."
bi nebein
Ali Fikri Yavuz = Nihayet bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip şöyle dedi: “-Ben senin bilmediğin bir şeyi bildim. Sana Sebe’den (Yemendeki bir kabile veya memleketten) çok sağlam ve iyi bir haber getirdim.
bi nebein
Ali Ünal = Çok geçmemişti ki, (Hüdhüd çıkageldi ve mazeretini beyanla) “Ben,” dedi, “senin malûmatın dahilinde olmayan önemli bir bilgiye ulaştım ve sana Sebe’den çok mühim ve doğruluğu şüphesiz bir haberle geldim.