Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İsterler ki Allah'ın nûrunu nefesleriyle söndürsünler, halbuki Allah, kâfirler istemese de, onlara zor gelse de nûrunu yüceltip itmâm etmekten başka hiçbir şeye râzı değildir.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın yol gösterici nurunu, ağızlarındaki laf kalabalığıyla, batıl söylentilerle söndürmek istiyorlar. Fakat Allah, bunun gerçekleşmesine izin vermeyecektir. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Adem Uğur = Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ahmed Hulusi = Allâh nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. . . Allâh, nurunun tamamlanmasından başka bir şeye razı değildir! İsterse hakikat bilgisini inkâr edenlerin hoşuna gitmesin!

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ahmet Tekin = Onlar laf ebeliği ile, birkaç üfürüklük nefesle Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlamaktan, İslâm’ı hakim kılmaktan asla vazgeçmez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ahmet Varol = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Ama kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ali Bulaç = Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar, Allah’ın nurunu (Şeriatını) ağızlarıyla (sözleriyle) söndürmek istiyorlar. Fakat kâfirler hoşlanmasalar bile, Allah, muhakkak nurunu tamamlamak diliyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ali Ünal = Onlar, Allah’ın Nûru’nu ağızlarıyla üfleyip söndürmek diliyorlar; Allah ise, kâfirler hiçbir zaman hoşlanmasalar da, Nûru’nu tamamlamaktan başka bir şeye razı olacak değildir.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın nûrunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise kâfirler hoşlanmasa da nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Bekir Sadak = Allah'in nurunu agizlariyla sondurmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktir.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kâfirler hoşlanmasalar bile Allah öyle istemiyor. O mutlaka nurunu tamamlamayı diliyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Cemal Külünkoğlu = (İnkarcı gruplar) Allah'ın nurunu ağızlarıyla (boş ve mesnetsiz söylemleriyle) söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasa da Allah, nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez (ve tamamlayacaktır da).

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Diyanet Vakfi = Allah'ın nûrunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Edip Yüksel = ALLAH'ın ışığını ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de ALLAH ışığını tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İstiyorlar ki Allahın nurunu ağızlariyle söndürsünler, Allah da razı olmuyor, ancak nurunu itmam eylemek dileyor, kâfirler isterlerse hoşlanmasınlar

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Gültekin Onan = Ağızlarıyla Tanrı'nın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Tanrı, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Harun Yıldırım = Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Hasan Basri Çantay = Dilerler ki Allahın nuurunu ağızlariyle (püf deyib) söndürsünler. Halbuki Allah kendi nuurunu kendisi tamamlamakdan (ilâ etmekden) başkasına raazî olmaz. İsterse kâfirler hoş görmesin.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Hayrat Neşriyat = Allah’ın nûrunu ağızlarıyla (güyâ) söndürmek istiyorlar; hâlbuki kâfirler hoşlanmasa da Allah, mutlaka nûrunu tamamlamak ister.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 İbni Kesir = Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Kadri Çelik = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlamaktan kesin vazgeçmez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Muhammed Esed = Allahın (yol gösterici) ışığını, laf kalabalığıyla söndürmek istiyorlar: Fakat Allah (bunun gerçekleşmesine) izin vermeyecektir, çünkü O, ışığının olanca aydınlığıyla yayılmasına irade etmiştir, hakkı inkar edenler bundan hoşlanmasa da!

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar Allah'ın (hidayet) nurunu üfürükleriyle söndürmek istiyorlar; Allah ise, nurunu tamamlamak dışındaki bir seçeneğe asla izin vermeyecektir; tabi ki inkar edenler istemese de...

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar Allah Teâlâ'nın nûrunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Allah Teâlâ ise nûrunu tamamlamaktan başka birşeye razı olmaz. Velev ki kâfirler hoşlanmasınlar.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ömer Öngüt = Allah'ın nurunu ağızlarıyla üfleyip söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoşlanmasalar da Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Şaban Piriş = Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Sadık Türkmen = Allah’ın nurunu (Kur’an’ı), ağızlarıyla söndürmek/engellemek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da, Allah nurunu (Kur’an’ını), tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Seyyid Kutub = Onlar Allah'ın nurunu ağızları ile söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kâfirlerin hoşuna gitmese de, nurunu kesinlikle tamama erdirmekte kararlıdır.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Suat Yıldırım = Onlar Allah’ın nûrunu ağızlarıyla üfleyip söndürmek isterler. Allah ise, nûrunu tam parlatmaktan başka bir şeye razı olmaz. Kâfirler isterse hoşlanmasınlar!

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Süleyman Ateş = Allâh'ın nurunu ağızlariyle söndürmek istiyorlar. Halbuki, kâfirler hoşlanmasa da Allâh, mutlaka nurunu tamamlamak ister, (bundan başka bir şeye râzı olmaz).

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Tefhim-ul Kuran = Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Ümit Şimşek = Onlar Allah'ın nurunu üfleyerek söndürmek istiyorlar. Allah ise nurunu tamamlamayı murad eder-kâfirler isterse hoşlanmasınlar.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Allah ise kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemiyor.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 İskender Ali Mihr = (Onlar) ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.

nûra allâhi

  Tevbe / 32 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın nuru olarak, indirdiği kitabın yol gösterici özelliğini, dilleriyle uydurdukları yalanlarla, insanlar üzerindeki etkisini kaldırmaya çalışıyorlar. Ama doğruları kabul etmeyenler istemeseler de Allah, yol gösteren ve insanları aydınlatıcı nuru olan kitabın indirilmesini tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Diyanet İşleri = Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah nûrunu, ağızlarıyla üfleyip söndürmek isterler ve Allah'sa nûrunu tamamlayacak, kuvvetlendirecektir ve isterse kâfirlerin zoruna gitsin, istemesinler.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın nurunu boş laflarıyla söndürmek isterler. Ama Allah gerçekleri örtbas edenlerin zoruna da gitse, istemeseler de nurunu tamamlayacak ve kuvvetlendirecektir.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Adem Uğur = Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ahmed Hulusi = Allâh nûrunu (ilmini) ağızlarıyla (boş lafla) söndürmek istiyorlar! Oysa Allâh, nûrunun tamamlayıcısıdır! Velev ki hakikat bilgisini inkâr edenler hoşlanmasa!

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ahmet Tekin = Onlar, laf ebeliği ile, birkaç üfürüklük nefesle Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayarak devam ettirecek, İslâm’ı hâkim kılacaktır.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ahmet Varol = Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Ama kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ali Bulaç = Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = (Kâfirler) istiyorlar ki, Allah’ın nûrunu, (İslâm dinini) ağızları ile (kötü söz ve iftiraları ile) söndürsünler. Allah ise, nûrunu tamamlıyacaktır; isterse kâfirler hoşlanmasınlar.

nûra allâhi

  Saff / 8 -

 Ali Ünal = Ağızlarıyla (üfleyerek) Allah’ın Nûru’nu söndürmek diliyorlar. Ama Allah, kâfirler hoşlanmasalar da Nûrunu tamamlama yolundadır ve mutlaka tamamlayacaktır.