Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
min nârin
Diyanet İşleri = İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Abdulbaki Gölpınarlı = Şu iki zümre, Rablerinin dini hakkında birbirleriyle çekişen iki düşmandır; kâfir olanlara ateşten libaslar biçilmiştir, tepelerine de kaynar su dökülecek.
min nârin
Abdullah Parlıyan = İşte birbirine karşı iki gurup. Rableri hakkında her zaman birbirleriyle çatışma içinde olmuşlardır. Bunlardan, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edip, hakkı inkâr edenler için, öte dünyada ateşten elbiseler biçilmiştir, tepelerine de kaynar su dökülecektir.
min nârin
Adem Uğur = Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!
min nârin
Ahmed Hulusi = Şu iki hasım, Rableri hakkında davalaştılar. . . Hakikat bilgisini inkâr edenlere gelince, onlar için ateşten elbiseler kesilip biçilmiştir. . . Kafalarına kaynar su dökülür.
min nârin
Ahmet Tekin = Şu iki zümre, müslümanlarla, (ehl-i kitabın, müşriklerin, mecûsîlerin, ateistlerin oluşturduğu) kâfirler, Rablerinin zatı, sıfatları, şeriatı, dinî konularında birbirleriyle tartışan hasım gruplardır. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip küfürde ısrar ile Kur’ân’ı ve Muhammed’i inkâr edenlere ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir.
min nârin
Ahmet Varol = Bunlar Rableri hakkında çekişen iki hasım taraftır. İnkar edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.
min nârin
Ali Bulaç = İşte bunlar çekişen iki gruptur, Rableri konusunda çekiştiler. İşte o inkâr edenler, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Ali Fikri Yavuz = Şu iki sınıf (müminlerle kâfirler), Rablerinin dini hakkında birbirleriyle davaya kalkışan iki hasımdır. İşte o kâfir olanlar için ateşten çamaşırlar biçilmiştir, başlarının üstünden kaynar su dökülür.
min nârin
Ali Ünal = Bunlar, (Allah’a secde eden ve O’na secde etmeyi reddeden) birbirine muhalif iki gruptur. (Her biri içinde farklı yaklaşımlar olmakla birlikte,) Rabbileri hakkında çekişip durmaktadırlar. O’nu inkâr ederek veya O’na şirk koşarak küfürde diretenler için Ateş’ten elbiseler kesilip biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar sular dökülür.
min nârin
Bayraktar Bayraklı = Şu iki grup, Rabbleri hakkında çekişen iki hasımdır. İnkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir.
min nârin
Bekir Sadak = (19-21) iste Rableri hakkinda tartismaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, atesten elbiseler kesilmistir, baslarina da kaynar su dokulur de bununla karinlarindakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar icindir.
min nârin
Celal Yıldırım = İşte birbirine hasım iki grup, Rabları hakkında çekişip tartışırlar. (O'nu) inkâr edenlere ateşten elbiseler biçilmiştir. Başları üzerine de kaynar su dökülür.
min nârin
Cemal Külünkoğlu = (19-22) Bunlar Rableri konusunda çekişen iki gruptur. İşte o küfre sapanlar, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür. Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Ayrıca onlar için demirden kamçılar (topuzlar) hazırlanmıştır. Her ne zaman ıstıraptan dolayı cehennemden çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara: “Tadın yangın azabını” denilir.
min nârin
Diyanet İşleri (eski) = (19-21) İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
min nârin
Diyanet Vakfi = Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!
min nârin
Edip Yüksel = İşte şunlar, Rab'leri hakkında tartışan iki karşıt grubtur. İnkarcı olanlar için ateşten elbiseler biçilir ve başlarından aşağı kaynar su dökülür.
min nârin
Elmalılı Hamdi Yazır = Şu ikisi rabları hakkında muhakemeye duruşmuş iki hasımdırlar, binaenaleyh o küfredenler, için ateşten çamaşırlar biçilmiştir, başlarının üstünden kaynar su dökülür
min nârin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. Bu yüzden küfredenler için ateşten çamaşırlar biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.
min nârin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. O'nu inkar edenler için ateşten elbiseleri biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.
min nârin
Gültekin Onan = İşte bunlar çekişen iki gruptur, rableri konusunda çekiştiler. İşte o küfredenler, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Harun Yıldırım = Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!
min nârin
Hasan Basri Çantay = Bu iki (sınıf, ya'nî îman edenlerle etmeyenler) Rableri (nin dîni) hakkında birbiriyle da'valaşan hasım iki (zümre) dir. İşte o küfredenler (yok mu?) onlar için ateşden elbiseler biçilmişdir. Başkalarının üzerine de kaynar su dökülecekdir onların.
min nârin
Hayrat Neşriyat = İşte bu ikisi (mü’min ve kâfir), Rableri hakkında mücâdele eden iki hasımdır. İnkâr edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden (de) kaynar su dökülür.
min nârin
İbni Kesir = Bunlar iki düşmandır ki, Rabbları hakkında çekişmişlerdir. Küfredenler için, ateşten elbiseler kesilmiştir. Başları üstünden de kaynar su dökülecektir.
min nârin
Kadri Çelik = Şu iki hasım grup (müminler ve küfre sapanlar), Rableri hakkında çatıştılar. Artık (iki gruptan) kâfirler (var ya), onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir, başları üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Muhammed Esed = Birbirine karşıt bu iki taraf Rableri hakkında (her zaman) birbiriyle çatışma, tartışma içinde olmuşlardır: (Onlardan) hakkı inkara kalkışanlar için (öte dünyada) ateşten giysiler biçilecek ve başlarının üstünden yakıcı umutsuzluk boca edilecektir;
min nârin
Mustafa İslamoğlu = Birbirlerine karşıt konumlarda bulunan bu iki gurup, Rableri konusunda hep çatışa gelmişlerdir. Onlardan inkarda direnenlere, ateşten elbiseler biçilecek; başlarının üzerinden yakıp kavuran bir (gam) boca edilecek:
min nârin
Ömer Nasuhi Bilmen = Şu ikisi, iki düşmandır. Rableri hakkında muhasemede bulunmuşlardır. Artık o kimseler ki, kâfir olmuşlardır,onlar için ateşten esvab biçilmiştir. Başlarının üzerine de kaynar su dökülür.
min nârin
Ömer Öngüt = İşte birbirine hasım iki zümre. Bunlar Rableri hakkında çekiştiler. Kâfirler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Şaban Piriş = İşte bunlar Rab’leri hakkında tartışan iki hasımdır. İşte inkar edenler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üzerinden kaynar su dökülecektir.
min nârin
Sadık Türkmen = Işte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Seyyid Kutub = Karşımızda Allah konusunda çatışan, iki çelişik inançlı insan kesimi, iki karşıt grup var. Bunlardan biri olan kâfirler için ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarından aşağıya kaynar sular dökülür.
min nârin
Suat Yıldırım = (19-21) Şu iki hasım takım, Rab’leri hakkında çekişip durmaktalar. Dini inkâr edenlere ateşten elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar sular dökülür. Öyle ki onunla içlerinde olan her şey, bütün organları, hatta derileri bile eritilir. Bir de bunlara demirden topuzlar vardır.
min nârin
Süleyman Ateş = İşte şunlar, Rableri hakkında çekişen iki hasım taraf: Nankörler için ateşten giysi biçildi, başlarının üstünden de kaynar su dökülüyor!
min nârin
Tefhim-ul Kuran = İşte bunlar çekişen iki gruptur, Rableri konusunda çekiştiler. İşte o küfre sapanlar, onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başları üstünden de kaynar su dökülür.
min nârin
Ümit Şimşek = Şunlar, Rableri hakkında çekişen iki karşıt topluluktur. Kâfir olanlar için ateşten elbiseler biçilmiştir; başlarından aşağı da kaynar sular dökülür.
min nârin
Yaşar Nuri Öztürk = İşte şu iki hasım, Rableri hakkında çekişip durmuşlardır. Sonuçta küfre sapanlar için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülmektedir.
min nârin
İskender Ali Mihr = Bu ikisi (mü’minler ve kâfirler), Rab’leri hakkında mücâdele eden iki hasımdır. O inkâr edenler ki onlar için ateşten elbiseler biçilmiştir. Onların başlarının üzerinden kaynar su dökülecek.
min nârin
İlyas Yorulmaz = Bu iki birbirine karşı olan gurup, Rableri hakkında karşılıklı tartışıyorlar. Çekişen iki guruptan doğruları inkâr edenler için ateşten elbiseler biçilmiş, onların başlarının üzerinden kaynar sular serpilmektedir.
te’kulu-hu en nâru
Diyanet İşleri = Onlar, “Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?”
te’kulu-hu en nâru
Abdulbaki Gölpınarlı = Kurban ettiğini, bir yıldırım düşüp yakmadıkça inanmayız hiçbir peygambere, bize böyle emretti Allah gerçekten de dediler. De ki: Benden önce apaçık mûcizelerle ve söylediğiniz mûcizeyle birçok peygamberler gelip geçti, doğruysa sözünüz ne diye öldürdünüz onları?
te’kulu-hu en nâru
Abdullah Parlıyan = Doğrusu bize gökten inen bir ateşin yakıp yok edeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamız için Allah bizden söz almıştır diyenlere de ki: “Benden önce de peygamberler size hakikatin tüm delillerini ve bu dediğinizi getirmişlerdi. Peki söylediğinizde samimi iseniz, neden onları öldürdünüz?”
te’kulu-hu en nâru
Adem Uğur = Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti diyenlere şöyle de: Size, benden önce mucizelerle, (özellikle) dediğiniz (mucize) ile nice peygamberler geldi. Eğer doğru insanlar iseniz, ya onları niçin öldürdünüz?
te’kulu-hu en nâru
Ahmed Hulusi = Onlar (Yahudiler) şöyle demişlerdi: "Allâh bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir Rasûle iman etmememiz konusunda emretti. " De ki: "Benden önce Rasûller açık deliller olarak gelmiş ve de istediğinizi getirmişlerdi. Eğer sözünüzde sadık idiyseniz, niçin onları öldürdünüz?"
te’kulu-hu en nâru
Ahmet Tekin = 'Allah, bize gökten inen, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir Rasule güvenmememizi, itimat etmememizi emretti' diyenlere:'Size, benden önce mûcizelerle, özellikle istediğiniz mûcize ile nice Rasuller geldi. Eğer dürüst kimseler olduğunuz iddiasında iseniz, niçin peygamberleri öldürdünüz?' de.
te’kulu-hu en nâru
Ahmet Varol = 'Allah bizden, ateşin yediği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamız üzere söz aldı' diyenler var ya, onlara de ki: 'Benden önce nice peygamberler size açık deliller ve sizin o söylediğinizi getirdiler. Eğer doğru sözlü idiyseniz onları niçin öldürdünüz?'
te’kulu-hu en nâru
Ali Bulaç = "Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi," diyenlere de ki: "Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer, siz doğru idiyseniz, o halde onları ne diye öldürdünüz?"
te’kulu-hu en nâru
Ali Fikri Yavuz = O Yahûdiler şöyle dediler: “- Gökten mucize olarak gelecek ateşin yiyip tüketeceği bir kurban getirinceye kadar hiç bir Peygambere iman etmememizi Allah bize emretti.” (Rivayet edildiğine göre İsrailoğulları kurban eti yemezler ve kurban ettikleri hayvanın etini çatısız bir eve korlardı. Zamanın peygamberi orada dua yapardı. Halk da dışarda duanın kabulünü beklerdi. Gökten beyaz bir ateş gelip o kurbanı yakardı ve bu onun kabulüne bir alâmet sayılırdı). De ki:”- Size, benden önce bir çok peygamberler apaçık delillerle gelmiş ve o dediğinizi de elbet getirmişti. Ya, sadık kimseler idiyseniz niçin onları öldürdünüz?
te’kulu-hu en nâru
Ali Ünal = Tutmuşlar bir de, “(Kabul edildiğinin alâmeti olarak gökten inecek bir) ateşin yakıp kor haline getirdiği bir kurban mucizesi göstermedikçe hiçbir rasûle inanmayacağımıza dair Allah bizden söz aldı.” diyorlar. (Onlara) de ki: “Benden önce size, (Allah’ın rasûlü olduklarını apaçık gösteren) deliller ve mucizelerle, hem o söylediğiniz kurban mucizesiyle de pek çok rasûller geldi. Eğer bu iddianızda doğru ve samimî iseniz, o zaman o rasûlleri neden hep öldürdünüz?”