KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Diyanet İşleri = Onları elbette doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onları dosdoğru yola sevk ederdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Abdullah Parlıyan = Ve onları doğru bir yola yöneltirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Adem Uğur = Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ahmed Hulusi = Onları sırat-ı müstakime yöneltirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ahmet Tekin = O zaman, onları doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayatta başarıya ulaştırırdık.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ahmet Varol = Ve onları doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ali Bulaç = Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ali Fikri Yavuz = Ve onları, muhakkak doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ali Ünal = Ve onları mutlaka (inançta, duyguda, düşüncede ve yaşayışta) dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Bayraktar Bayraklı = Onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Bekir Sadak = (67-68) O zaman onlara kendi katimizdan buyuk bir ecir verir ve onlari dogru yola eristirirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Celal Yıldırım = (67-68) Ve o zaman biz de kendi katımızdan onlara büyük bir mükâfat verir ve kendilerini elbette doğru bir yola eriştirirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Cemal Külünkoğlu = Ve elbette onları dosdoğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Diyanet İşleri (eski) = (67-68) O zaman onlara kendi katımızdan büyük bir ecir verir ve onları doğru yola eriştirirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Diyanet Vakfi = Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Edip Yüksel = Ve onları doğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve elbette kendilerine doğrudan doğru bir tarikı müstekime çıkarırdık.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve elbette kendilerini dosdoğru bir yola çıkarırdık.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve onları elbette doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Gültekin Onan = Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Harun Yıldırım = Ayrıca onları andolsun ki dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Hasan Basri Çantay = Onları elbet doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Hayrat Neşriyat = Ve elbette, onları dosdoğru bir yola hidâyet ederdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
İbni Kesir = Ve şüphesiz onları doğru yola eriştirirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Kadri Çelik = Ve onları dosdoğru yola eriştirirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Muhammed Esed = ve onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Mustafa İslamoğlu = ve onları dosdoğru bir yola yöneltirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onları elbette bir doğru yola hidâyet ederdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ömer Öngüt = Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Şaban Piriş = Ve onları elbette dosdoğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Sadık Türkmen = Onları elbette doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Seyyid Kutub = Kendilerini kesinlikle doğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Suat Yıldırım = Ve onları dosdoğru yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Süleyman Ateş = Ve onları doğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Tefhim-ul Kuran = Ve onları mutlaka dosdoğru yola yöneltip iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Ümit Şimşek = Ve onları dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
Yaşar Nuri Öztürk = Ve onları dosdoğru bir yola elbette kılavuzlardık.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
İskender Ali Mihr = Ve onları mutlaka Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ulaştıran yola) iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 68 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yola
İlyas Yorulmaz = Aynı zamanda onları dosdoğru bir yola iletirdik.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Diyanet İşleri = Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a inanıp ona sarılanları o, kendi rahmetine ve ihsânına alacak ve onları doğru yola sevkedecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Abdullah Parlıyan = Allah'a iman edenlere ve O'nun dinine sımsıkı sarılanlara gelince, onları kendisinden olan bir rahmetin ve lütfunun içine yerleştirecektir. Ve onları dosdoğru bir yol ile kendisine yöneltecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Adem Uğur = Allah'a iman edip O'na sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf (deryası) içine daldıracak ve onları kendine doğru (giden) bir yola götürecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ahmed Hulusi = Esmâ'sıyla her şeyin aslı olan Allâh'a iman edip, O'na hakikatleri olarak sımsıkı tutunanlara gelince, onları HÛ'dan bir rahmetin ve fazlın içine sokacak ve onları kendisine varan sırat-ı müstakime hidâyetleyecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ahmet Tekin = Allah’a iman edip, Kur’ân’a sımsıkı sarılarak himayesine sığınanları Allah rahmetine ve lütfuna mazhar edecektir. Onları, Allah’a çıkan, doğru, muhkem, güvenli yola İslâmî hayata iletecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ahmet Varol = Allah'a iman eden ve O'na sarılanları Allah, kendi katından rahmet ve lütfun içine sokacak ve onları kendine giden doğru bir yola iletecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ali Bulaç = İşte Allah'a iman edenler ve O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir ve onları Kendisine varan dosdoğru bir yola yöneltip iletecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ali Fikri Yavuz = İşte Allah’a iman edip de ona (Şeriatına) sarılanları Allah, kendi katından bir rahmet ve lütuf içine (Cennete) koyacak ve onları, kendisine varan doğru bir yola (islâma) iletecektir.
sırâtan mustekîmen
Nisâ / 175 -
Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol
Ali Ünal = İşte, Allah’a (bu Delil’in kılavuzluğunda ve Nûr’un ışığında) iman eden ve O’na sımsıkı sarılanları O, Kendi katından (şu anda mahiyetini ve büyüklüğünü kavrayamayacağınız) bir rahmetin ve yine (mahiyetini kavramanız mümkün olmayan) bir lütf u nimetin içine yerleştirecek ve dosdoğru bir yol üzerinde hiç sapmadan Kendisine ulaştıracaktır.