Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
munzirun
Diyanet İşleri = İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.
munzirun
Abdulbaki Gölpınarlı = Kâfir olanlar derler ki: Rabbinden ona bir mûcize verilseydi ya. Şüphesiz ki sen, ancak korkutucusun ve her topluluğa hidâyet verensin.
munzirun
Abdullah Parlıyan = Bütün bunlara rağmen, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, yine de inanmaktan kaçınarak, “Rabbinden Muhammed'e her an mucizeye benzer alametler indirilmeli değil miydi?” diyorlar. Fakat onlar ne derlerse desinler, sen sadece bir uyarıcısın ve bütün toplumlar için senin gibi bir yol gösterici vardır, veya sen bütün toplumlar için bir uyarıcısın veya her toplum için gerçek yol gösterici Allah'tır.
munzirun
Adem Uğur = Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.
munzirun
Ahmed Hulusi = O hakikat bilgisini inkâr edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzâl edilmeliydi ya!" derler. . . Sen ancak bir uyarıcısın. . . Her toplumun bir Hadiy'i (hakikati göstereni) vardır.
munzirun
Ahmet Tekin = Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler:'Ona, hak peygamber olduğuna dair Rabbinden maddî bir mûcize indirilseydi ya!' derler. Halbuki sen sadece sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcısın. Her kavmin de, doğru yolu gösteren bir peygamberi, bir rehberi vardır.
munzirun
Ahmet Varol = İnkâr edenler: 'Ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' diyorlar. Sen sadece bir uyarıcısın. Her topluluğun bir yol göstericisi vardır.
munzirun
Ali Bulaç = İnkâr edenler derler ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya." Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.
munzirun
Ali Fikri Yavuz = O kâfir olanlar diyorlar ki, O’na (Peygambere) Rabbinden, (istediğimiz başka) bir mûcize indirilse ya!... (Ey Rasûlüm) sen ancak kâfirleri kötü bir akıbetle korkutucusun. Her kavmin de (Allah’ın emirlerine davet eden bir rehberi), bir Peygamberi var.
munzirun
Ali Ünal = Küfür içinde bulunanlar, “(Peygamberlik iddia eden) şu kişiye Rabbisinden açık bir delil (bir mucize) indirilmeli değil mi?” diyorlar. (Rasûlüm,) sen sadece bir uyarıcısın ve her bir halk için, (seçilip kendilerine gönderilmiş) bir yol gösteren vardır.
munzirun
Bayraktar Bayraklı = Kâfirler diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun da bir rehberi vardır.
munzirun
Bekir Sadak = Inkar edenler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?» derler. Sen ancak bir uyaricisin. Her milletin bir yol gostereni vardir. *
munzirun
Celal Yıldırım = O inkâra sapanlar diyorlar ki: O'na (Muhammed'e) Rabbinden bir mu'cize, bir açık belge indirilseydi ya.. Sen ancak bir uyarıcısın ve her millet için yol göstericisindir. (2).
munzirun
Cemal Külünkoğlu = İnkârcılar derler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir yol gösterici vardır (sen de onlar gibi bir yol göstericisin).
munzirun
Diyanet İşleri (eski) = İnkar edenler: 'Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' derler. Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır.
munzirun
Diyanet Vakfi = Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.
munzirun
Edip Yüksel = İnkarcılar, 'Ona bir mucize inmeli değil miydi,' diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her toplum için bir Yol Gösterici vardır.
munzirun
Elmalılı Hamdi Yazır = O küfredenler diyorlar ki ona rabbından bambaşka bir âyet indirilse ya... Sen ancak bir münzirsin, her kavm için yalnız bir hâdî var
munzirun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O küfredenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bambaşka bir mucize indirilse ya!» Sen ancak bir uyarıcısın; her kavmin bir yol göstericisi vardır.
munzirun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O kâfirler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?» derler. Sen bir uyarıcıdan başka bir şey değilsin ve her kavim için bir hidayetçi vardır.
munzirun
Gültekin Onan = Küfredenler derler ki: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya. Sen yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.
munzirun
Harun Yıldırım = Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarıcısın ve her toplumun bir rehberi vardır.
munzirun
Hasan Basri Çantay = O küfredenler: «Ona Rabbinden bir mu'cize indirilmeli değil miydi?» der (ler). Sen (Habîbim) ancak bir münzirsin (eğri yolun encamını insanlara haber verensin), her kavmin de bir hidâyet rehberisin.
munzirun
Hayrat Neşriyat = Hem inkâr edenler diyor ki: 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' (Ey Resûlüm!) Sen, ancak (Allah’ın azâbı ile) bir korkutucusun ve her kavmin bir yol göstereni vardır.
munzirun
İbni Kesir = Küfredenler, derler ki: Ona Rabbından bir ayet indirilmeli değil miydi? Sen; ancak bir uyarıcısın ve her kavmin bir yol göstericisi vardır.
munzirun
Kadri Çelik = Küfre sapanlar, “Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” derler. Sen yalnızca bir uyarıcısın ve her kavim için bir hidayetçi vardır.
munzirun
Muhammed Esed = Bütün bunlara rağmen, hakkı inkara şartlanmış olanlar yine de (inanmaktan kaçınıyor ve) "Niçin o'na Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmiyor?" diyorlar. (Fakat, (onlar ne derlerse desinler)) sen sadece bir uyarıcısın ve bütün toplumlar için (asıl) yol gösterici (Allah'tır).
munzirun
Mustafa İslamoğlu = Bir de inkarda ısrar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?" diyorlar. Unutma ki sen sadece bir uyarıcısın: ve her topluluğun bir hidayetçisi zaten bulunmaktadır.
munzirun
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kâfir olanlar der ki: Onun üzerine Rabbinden alâmet indirilmiş olmalı değil mi? Sen ancak bir korkutucusun ve her kavim için bir rehber-i hidâyet vardır.
munzirun
Ömer Öngüt = Kâfirler: “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. Sen ancak bir yol göstericisin ve her toplumun hidayet rehberi bir yol göstericisi vardır.
munzirun
Şaban Piriş = İnkar edenler: -Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. Oysa sen ,sadece bir uyarıcısın. Her topluma doğru yolu gösteren biri vardır.
munzirun
Sadık Türkmen = Inkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için bir yol gösteren vardır.
munzirun
Seyyid Kutub = Kâfirler «Muhammed'e, Rabb'inden bir mucize indirilseydi ya» derler. Oysa sen sadece bir uyarıcısın ve her toplumun bir doğru yol göstericisi vardır.
munzirun
Suat Yıldırım = Kâfirler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil miydi?" Sen, ey Resulüm, sadece bir uyarıcısın. Her millete bir yol gösteren vardır.
munzirun
Süleyman Ateş = İnkâr edenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir âyet indirmeli değil miydi?" Sen, ancak bir uyarıcısın, her toplumun bir yol göstericisi vardır.
munzirun
Tefhim-ul Kuran = Küfre sapanlar derler ki: «Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya.» Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.
munzirun
Ümit Şimşek = İnkâr edenler, 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. Sen ancak bir uyarıcı ve bütün toplumlar için bir yol göstericisin.
munzirun
Yaşar Nuri Öztürk = Küfre sapmış olanlar şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" Sen sadece bir uyarıcısın ve her topluluk için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır.
munzirun
İskender Ali Mihr = Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).
munzirun
İlyas Yorulmaz = Doğruları inkâr edenler elçiye (bizi ikna etmesi için) “Rabbinden bir mucize indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Sen yalnızca bir uyarıcı ve bir toplum için doğru yolu gösteren birisin.
munzirun
Diyanet İşleri = Kâfirler, kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu, yalancı bir sihirbazdır.”
munzirun
Abdulbaki Gölpınarlı = Onların cinsinden bir korkutucu geldi mi şaşıp kalırlar da kâfirler derler ki: Bu, bir büyücü ve pek yalancı.
munzirun
Abdullah Parlıyan = Şimdi bu insanlar, aralarında bir uyarıcının çıkmasına şaşmaktadırlar ve bu inkârcılar şöyle diyorlar: “O peygamber sadece bir büyücü ve yalancıdır.
munzirun
Adem Uğur = Aralarından kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler: Bu pek yalancı bir sihirbazdır!
munzirun
Ahmed Hulusi = O hakikat bilgisini inkâr edenler, kendi aralarından bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar da: "Bu yalancı bir büyücüdür" dediler.
munzirun
Ahmet Tekin = İçlerinden, kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı, bir peygamber geldi diye şaştılar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler:'Bu, büyüleyici konuşarak aklı etki altına alan, peygamberlik iddiasında yalancı biri' dediler.
munzirun
Ahmet Varol = Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine hayret ettiler. İnkâr edenler dediler ki: 'Bu yalancı bir büyücüdür.
munzirun
Ali Bulaç = İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalan söyleyen bir büyücüdür."
munzirun
Ali Fikri Yavuz = (Kureyş oğulları) içlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da, o kâfirler şöyle dediler: “- Bu, bir sihirbazdır, bir yalancıdır.
munzirun
Ali Ünal = İçlerinden kendilerine bir uyarıcının gelmesini tuhaf buluyor ve küfürde diretenler, “Bu” diyorlar, “bir sihirbaz, (Allah’a iftira atan) büyük bir yalancı.