Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Diyanet İşleri = (Böyle iken) “Rahmân, çocuk edindi” dediler. O, böyle şeylerden uzaktır, yücedir. Hayır, (evlat diye niteledikleri) o melekler ikrama erdirilmiş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derler ki: Rahman, kendisine evlât edinmiştir, hâşâ, yücedir, münezzehtir bundan, onlar, kadirleri yüceltilmiş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Abdullah Parlıyan = Rahman olan Allah, melekleri kendisine evlat edindi dediler. Haşa O Allah, ölümlülere mahsus olan, evlat edinme eksikliğinden mutlak anlamda uzaktır. Bilakis o melekler, Allah'ın seçkin, şerefli kullarıdır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Adem Uğur = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmed Hulusi = "Rahman çocuk edindi" dediler! Subhan'dır O! Bilakis, ikrama nail olmuş kullardır (İsa ve Allâh'ın kızları diye vehmedilen melekler).

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Sınırsız rahmeti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, lütfuna, hayırlara mazhar eden Rahman olan Allah oğul edindi' dediler. Allah bundan münezzehtir. Melekler, Allah’ın kızları değil, bilâkis lütuf ve ihsana, ikrama mazhar olmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ahmet Varol = 'Rahman çocuk edindi' dediler. O münezzehtir. Hayır (melekler) şerefli kılınmış kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Bulaç = "Rahman (olan Allah) çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyle iken (Mekke halkı) dediler ki: “- Rahmân (çok merhametli olan Allah) çocuk edindi. (Melekler Allah’ın kızlarıdır, dendi).” Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler, (Allah’ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ali Ünal = Buna rağmen, bazıları da kalkıp “Rahmân bir çocuk edindi!” iddiasında bulunmaktadır. O, böyle bir şeyden mutlak manâda uzaktır. Onların evlât dedikleri melekler, O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Bayraktar Bayraklı = “Rahmân çocuk edindi” dediler. Hâşâ! O, bundan uzaktır. Bilakis onlar, lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Bekir Sadak = "Rahman cocuk edindi» dediler. Hasa; hayir; melekler serefli kilinmis kullardir.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Celal Yıldırım = Rahman (olan Allah) çocuk edindi, dediler. O, (çocuk edinmekten) çok yücedir, münezzehtir. Hayır onlar, (o melekler) ikrama ermiş şerefli kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Cemal Külünkoğlu = (Onlar ise:) “Rahman (olan Allah) evlat edindi” dediler. Hâşâ, O bundan uzaktır. Onların evlat dedikleri, Allah'ın şerefli kullarıdır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Rahman çocuk edindi' dediler. Haşa; hayır, melekler şerefli kılınmış kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Diyanet Vakfi = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Edip Yüksel = 'Rahman bir çocuk edindi,' dediler. O yücedir. Oysa onlar onurlu kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Böyle iken dediler ki: Rahman veled ittihaz etti, tenzih o sübhana, doğrusu onlar ikram olunmuş kullardır

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Böyle iken dediler ki: «Rahman çocuk edindi.» Allah bundan münezzehtir. Doğrusu (o çocuk dedikleri) sadece şerefli bir takım kullardır;

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Böyle iken dediler ki: «Rahmân çocuk edindi.» Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler (Allah'ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Gültekin Onan = "Rahman çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Harun Yıldırım = Rahmân (olan Allah, melekleri) evlât edindi, dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Bilakis (melekler), lütuf ve ihsana mazhar olmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Hasan Basri Çantay = «O çok esirgeyici (Allah) evlâd edindi» dediler. Onun şaanı bundan yücedir, münezzehdir. Hayır (evlâd dedikleri) onlar, ikrama mazhar edilmiş kullardır (meleklerdir).

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Hayrat Neşriyat = 'Rahmân (olan Allah, melekleri) çocuk edindi' dediler; (hâşâ!) O, bundan münezzehtir. Bil'akis (onlar) şerefli kılınmış kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Rahman çocuk edindi. O'nun şanı yücedir. Hayır, onlar ikram edilmiş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Kadri Çelik = “Rahman (olan Allah) çocuk edindi” dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler, Allah'ın çocukları değil), yüce kılınmış kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Muhammed Esed = Yine de, bazıları kalkıp: "Rahman kendine bir oğul edinmiştir!" diyor. O yüceler yücesi (ölümlülere özgü bu tür eksiklerden) mutlak anlamda uzaktır! Hayır, (Allah'ın "soyundan" gelmiş gözüyle baktıkları o kimseler) yalnızca Allah'ın seçkin kullarıdır:

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama (onların takipçileri arasından) yine de "Rahman çocuk edindi" diyenler çıktı. O şanı yüce olan, (ölümlülere has bu tür) tanımlamalardan sonsuzca uzaktır; aksine, (Allah'ın soyundan geldiğini iddia ettikleri o kimseler), ilahi ikrama mazhar olan kullardır:

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Rahmân evlat ittihaz etti. O bundan münezzehtir.» Hayır, (onlar) ikram olunmuş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ömer Öngüt = “Rahman çocuk edindi. ” dediler. Hâşâ! O bundan münezzehtir. Bilâkis (melekler) ikrama erdirilmiş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Şaban Piriş = -Rahman, çocuk edindi, dediler. Haşa o bundan uzaktır. Aksine onlar değerli kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Rahmân çocuk edindi.” O, (bundan) münezzehtir/yücedir/uzaktır! Hayır, ama onlar ikram olunmuş/değerli birtakım kullardır;

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Seyyid Kutub = Müşrikler «Rahman olan Allah evlat edindi» dediler. Haşa! O böyle bir şeyden münezzehtir. Tersine melekler, onurlu kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Suat Yıldırım = Gerçek bu iken, bazıları kalkıp: "Rahman evlat edindi!" iddiasında bulundular. O, bundan münezzehtir. Bilakis onların evlat dedikleri melekler O’nun ikram ve takdirine mazhar olmuş kullarıdır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Süleyman Ateş = "Rahmân çocuk edindi." dediler. O, yücedir. Hayır (Rahmân'ın çocukları sanılan melekler, O'nun) değerli kullar(ı)dır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Tefhim-ul Kuran = «Rahman (olan Allah) çocuk edindi» dediler. O, (bu yakıştırmadan) yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Ümit Şimşek = Onlar ise 'Rahmân evlât edindi' dediler. Hâşâ, O bundan münezzehtir. Onların evlât dedikleri, Allah'ın şerefli kullarıdır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Rahman çocuk edindi" dediler. Hâşâ, bundan arınmıştır O! Onlar, lütuflandırılmış kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 İskender Ali Mihr = Ve: “Rahmân evlât edindi.” dediler. O, Sübhan’dır (münezzehtir). Hayır, (onlar, kendilerine) ikram edilmiş kullardır.

mukremûne

  Enbiyâ / 26 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar “Rahman, (melekleri) çocuk edindi” dediler. Allah çocuk edinmekten uzaktır. Halbuki onların bahsettikleri kimseler (melekler), kendilerine ikramlarda bulunulan kullardır.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Diyanet İşleri = (41-42) İşte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yemişler ve onlar, büyük derecelere nâil olanlardır.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Her türlü meyveler… Onlar orada ağırlanıp dururlar.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Adem Uğur = (Türlü türlü) meyveler vardır. Ve onlar ağırlanırlar.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ahmed Hulusi = Meyveler (elde etmiş oldukları kuvvelerin getirileri). . . Onlar ikram olunanlardır.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ahmet Tekin = Meyvalar toplanacak. Kendilerine ikram edilecek.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ahmet Varol = (Türlü) meyveler. Onlar ikram görenlerdir.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ali Bulaç = Çeşitli meyveler. Onlar ikram görenlerdir.

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Türlü meyvalar... Onlar hep ikram olunurlar;

mukremûne

  Sâffât / 42 -

 Ali Ünal = Türlü türlü meyveler; onlar, büyük bir izzet ve ikrama mahzardırlar,